"Birgün köye bir çerçi geldi. Köylü kadınlarına istediklerini borca veriyor ve bir deftere yazıyordu. Sanırım 8 yaşındaydım. Çerçiye sordum, 'Bu yaptığın ne?' diye. Yazı olduğunu, sonra okuyup unutmayacağını söyledi."
Yazıyla tanışmasını böyle anlatıyor, Türkiye'de edebiyatın çınarı olarak anılan Yaşar Kemal.
16 yaşındayken kara şalvarının büyük ceplerine koyduğu defterlerde ağıtlar toplamaya başlayan ve 92 yıllık ömrüne 26 roman sığdıran usta yazar, 28 Şubat 2015'te hayatını kaybetti.
2 Mart'ta büyük bir kalabalığın katıldığı cenaze töreninde binlerce kişi tarafından son yolculuğuna uğurlandı.
Çağdaş romancılara ve uzmanlara Yaşar Kemal'in Türk edebiyatı ve okurlar üzerindeki etkisini sorduk. BBC Türkçe'ye konuşan edebiyatçılar, usta yazarın toplumcu yönünün ve araştırma tutkusunun Türkiye edebiyatında önemli bir iz bıraktığına inanıyor.
Kaynak, Getty Images / Yaşar Kemal 2 Mart 2015'te büyük kalabalıklarla son yolculuğuna uğurlandı
Melisa Kesmez, Yaşar Kemal'in insana bir sosyolog ve antropolog gibi baktığını ifade ediyor. Kemal'in eşsiz betimlemelerle anlattığı coğrafyanın okura müthiş bir şahitlik duygusu yaşattığını belirtiyor.
Küçük Yuvarlak Taşlar, Nohut Oda, Bazen Bahar'ın da aralarında bulunduğu kitapların yazarı Kesmez, Yaşar Kemal için "İnsan gerçeğine ulaşmak gibi bir derdi vardı" diyor ve şöyle devam ediyor:
"Edebiyatı Türkçenin sınırlarını aştı, onlarca dile çevrildi, eserleri başka dillerin okuruna da ulaştı ama Yaşar Kemal'in Türkçedeki sesinin çok başka olduğunu, onu yazdığı dilde okuma fırsatına sahip okurun çok şanslı olduğunu düşünüyorum."
Melisa Kesmez, kitaplarında doğayı tasvir eden ve onu neredeyse bir karakter gibi hikayeye dahil eden Yaşar Kemal'in okuruna çok güçlü bir doğa sevgisi aşıladığına dikkat çekiyor.
"Yaşar Kemal'in hikaye evreni benim yazdığımdan çok farklıdır. Ama onun anlatmak üzere sıradan insanı seçmiş olması belki benim de kendimde gördüğüm bir eğilim. Ama edebi açıdan kendimi Yaşar Kemal'le karşılaştıracak, kıyaslayacak bir noktada asla değilim. Bu beni çok utandırır. Ben olsam olsam onun sadık bir okuru olabilirim. Sanırım aramızdaki en güçlü bağ böyle bir yan yanalık: Yazar ve okur yan yanalığı."
Kaynak, MELİSA KESMEZ
Barış İnce, Yaşar Kemal'in Türk edebiyatına en büyük etkisinin yeni bir dil oluşturma çabası olduğunu vurguluyor.
Köksüzler, Çelişki ve Sarsıntı kitaplarının yazarı İnce, Yaşar Kemal için şu ifadeyi kullanıyor:
"Kendi kökü ile evrensel damarı bir araya getirmenin kolay olmadığını fark etmiş, birleştirici gücün yeni bir dil olduğunu da belirtmiştir."
Sözlü anlatı geleneğinin hakim olduğu bir coğrafyada büyüyen Yaşar Kemal, henüz 16 yaşındayken Çukurova'daki ağıtları toplamaya başlamıştı.
"O, türküleri kendi yaratıcılığıyla yeniden yazabilmiş bir kişidir" diyen Barış İnce, doğduğu büyüdüğü coğrafyayı iyi bilmesine rağmen tutkuyla araştırmaya devam etmesinin edebiyatta önemli bir iz bıraktığını vurguluyor.
Kaynak, BARIŞ İNCE
Ailesinin o doğmadan Van'dan Adana'ya yaptığı göç yolculuğu, Yaşar Kemal'in hayatına ve edebiyatına doğrudan yansıdı.
Yaşar Kemal romanlarında mülkiyet ve sınıf çatışmaları kadar göçler ve mübadele vurgusu da önemli bir yer tutuyor.
Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden Doç. Dr. Zeynep Uysal, bu romanlarda göçmenliğin söylenemeyen, üstü örtülen karanlıklarının ve acılarının görünür olduğunu vurguluyor:
"Yaşar Kemal söylenemeyeni söylemenin yolunu bulmayı başarır. O nedenle bugün travma anlatılarından, ekokritik eleştirilerinden, insan sonrasından söz ederken Yaşar Kemal'in edebiyatına bakmak kaçınılmazdır."
Doç. Dr. Zeynep Uysal'a göre Yaşar Kemal, içinde yaşadığı ve zerrelerinde hissettiği bir dünyayı, kültürü, doğayı anlatırken modern bir tür olan romanın bütün imkanlarını kullandı. Zaman zaman bu türü genişletip, esnetti ve kendine özgü bir hale getirdi.
Kaynak, Getty Images
'Türkçe'nin zengin sözcük dağarcığının koruyucusu'
Queen's Üniversitesi'nde yazma becerileri öğreticisi Dr. Özlem Atar, Yaşar Kemal için "bizim toprakların Gabriel Garcia Marquez'i" diyor. Yaşar Kemal'in kitaplarına Kanada'daki köy kitaplıklarında bile rastladığını aktarıyor.
"Yaşar Kemal, uluslararası alanda ezilenin yazarı ve direnişin sesi olarak bilinir. O nedenle İnce Memed romanının Queen's Üniversitesi kütüphanesi'nde dünya edebiyatının klasikleriyle aynı raflarda olması şaşırtmamalıydı beni."
Atar, Anadolu efsanelerini, halk hikayelerini, insanın özlemlerini ve korkularını çağdaş roman formuyla anlatan Yaşar Kemal'in Türkçe'nin zengin sözcük dağarcığının koruyucusu olarak kabul edildiğini vurguluyor:
"Grass için Danzig şehri, Dostoyevski için St Petersburg, Faulkner için Güney Amerika eyaletleri, Joyce' icin Dublin ne ise Yaşar Kemal'in Torosları da o."
Yaşar Kemal kimdir?
1923 yılında Adana'nın Hemite Köyü'nde Kemal Sadık Gökçeli adıyla doğdu.
Ailesi bu Türkmen köyüne Van'dan göç etmişti. Kendi deyimiyle bir Türkmen köyündeki tek Kürt ailenin çocuğuydu.
Küçük yaşlarda muhalif bir kimlik edinen yazar, ilk tutukluluk deneyimini 17 yaşında yaşadı. Yazarlık hayatı zaman zaman davalar ve yargılamalarla bölündü.
Irgatlık katipliğinden, kütüphane memurluğuna; traktör sürücülüğünden gaz kontrol memurluğuna kadar çok çeşitli işlerde çalıştı.
Kürt sorununun çözülmesini savundu. Konuşmalarında sık sık ana dil ve kardeşlik vurgusu yer aldı.
Türkiye'den Nobel'e aday gösterilen ilk yazar olan Yaşar Kemal'in eserleri 40'tan fazla dile çevrildi.
Onlarca roman, öykü, deneme ve şiir kaleme alan Yaşar Kemal'in ilk romanı İnce Memed Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri oldu. Serinin ilk kitabı 1955'te yayımlandı.
Yazarın eserlerinden bazıları şunlar:
Demirciler Çarşısı Cinayeti (1974), Yusufçuk Yusuf (1975), Yılanı Öldürseler (1976), Al Gözüm Seyreyle Salih (1976), Kuşlar da Gitti (1978), Yağmurcuk Kuşu (1980), Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana (1997), Karıncanın Su İçtiği (2002), Tek Kanatlı Bir Kuş, Üç Anadolu Efsanesi (1967), Ağrıdağı Efsanesi (1970), Binboğalar Efsanesi (1971)
Aynur Tekin / BBC