<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>Bursa Arena / Haber Merkezi</title>
	<link>/</link>
	<description>Güncel Son Dakika Haberleri</description>
	<image>
		<title>Bursa Arena / Haber Merkezi</title>
		<link>/</link>
		<url>/images/banner/logo.jpg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>/analiz/prof-dr-ibrahim-ortas-yazdi-dusuncenin-onundeki-en-h63753.html</link>
		<title>Prof. Dr. İBRAHİM ORTAŞ yazdı: &amp;quot;Düşüncenin Önündeki En Büyük Engel Olan Otosansür..&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>Düşüncenin Önündeki En Büyük Engel Olan Otosansür; Yaratıcılığı Yok Ederek Gelecekte Toplumsal ve Ekonomik Sorunlara Yol Açabilir</b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em>Söylenenlerden çok söylenemeyenlerin bilinmesi daha önemlidir</em></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Düşünmek ve bu düşünceyi özgürce dile getirmek, sadece anayasal bir hak değil; bir insan için hava, su ve gıda kadar temel bir ihtiyaçtır. Ancak günümüzde bu hayati ihtiyacımız dünya genelinde ciddi bir tehdit altında. Düşünce özgürlüğü ile yaratıcılık arasındaki bağ koparıldığında, toplumlar sadece sessizleşmekle kalmaz, aynı zamanda fikren ve ruhen kurumaya başlar. Eskiden ifade özgürlüğü kısıtlamaları sadece az gelişmiş veya demokrasisi zayıf toplumların bir sorunu olarak görülürdü. Oysa bugün, ABD ve Avrupa’nın bazı ülkelerinde başta Macaristan’da hükümetin toplumu kontrol etme isteğiyle bireysel ve toplumsal özgürlük alanlarını daralttığı sık sık gündeme gelmektedir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Macaristan Seçimlerine Atfedilen En Ciddi Eleştiri Düşüncenin Sınırlandırılmamasıydı</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu konuda Avrupa’da başta Macaristan’da Viktor Orban’ın 16 yıllık uygulamasıyla basını sınırlaması ve muhalifleri birtakım gerekçelerle içeriye alması çok sık konuşuldu. Benzer şekilde Rusya’da, Polonya’nın ve Bulgaristan’ın düşünceyi sınırlamaları ve iktidarların tutumları konuşulmaktadır. Bu bağlamda Avrupa’dan artan göçmen karşıtı tutum sahibi ve o anlayışa sahip siyasilerin oy oranlarını artırması, beraberinde otoriter yönetimlere eğilimli yönetimlerin iktidara gelme kaygısını artırmaya başlamıştır. Bu arada, başta ABD Başkanı Trump ve Rusya yönetiminin Orban’ı destek verme istemleri nedeniyle otoriter kontrollerin büyük güçler tarafından da istendiği düşünülmektedir. Büyük güçlerin kendi istedikleri otoriter kontrolü yönetimleri destekleyen yaklaşımın bu çağda ne kadar tutturacağı da test edilecektir. Seçim sonuçları bu bağlamda yeni analizleri beraberinde getirdi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Düşünce Üretmenin Önündeki En Büyük Engel: Kendi İçimizdeki Sessizlik Otosansüre Yenik Düşmektir</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İnsanlığın kısa geçmişinde, düşüncenin yasaklanması, sansür ve değişik engelleyici uygulamalar ve ona karşı verilen direnişler ile epey bir tarihsel bilgi birikimi mevcuttur. Halende akıl ve yapay zekâ çağında en çok konuşulan ve şikâyet edilen konu düşüncenin cezalandırılmasıdır. Günümüzde düşünceyi açıklamanın önündeki en büyük engel artık sadece dışarıdan gelen yasaklar değil; bireyin kendi zihnine vurduğu o görünmez kilit, yani&nbsp;<strong>oto sansürdür.</strong>&nbsp;Bu baskı ikliminin en sinsi sonucu ise oto sansürdür. Otosansür, bir insanın başına bir iş gelmemesi, dışlanmaması veya kariyerine zarar gelmemesi için kendi düşüncelerini bizzat kendi eliyle kısıtlamasıdır. İktidarların doğrudan müdahalesine gerek kalmadan, insanlar artık yazma ve konuşma dillerini yumuşatıyorlar, görüşlerini açıklamayı erteliyorlar. Kendini sürekli adeta bir "mikroskop altında" hissederek yaşayan birey, sonunda tamamen susmayı tercih ediyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Dünyadan Giderek Daha Çok Sessizlik Sarmalı Yayılıyor</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu durumun örneklerini dünyanın dört bir yanında görmek mümkün. Macaristan’da basına yönelik sınırlamalar ve yolsuzluk haberlerinin "kişilik hakları" bahanesiyle engellenmesi, Rusya’da ordu hakkında "yanlış bilgi yayma" suçuna verilen ağır cezalar insanların sosyal medya paylaşımlarını silmesine neden oluyor. Dünyada çoğu ülkede zaman zaman karşılaşılan sosyal medya platformlarına getirilen erişim engelleri ve sitelerdeki haberlerin engellenmesi de "dijital sansür" dalgasının bir parçası olarak gündeme gelmektedir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Yasaklar Yaratıcılığın ve Sanatın Nefesini Kesiyor</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yaratıcılığın ana damarı gerçektir. Gerçeğin eğilip büküldüğü ya da hiç söylenmediği bir ortamda felsefe, edebiyat ve sanat "tatsız tuzsuz" bir hal alır. Diğer bir ifadeyle, gerçeğin ifade edilemediği bir yerde felsefe, sanat ve yaratıcılık çiçek açamaz; insanın ruhunu güzelleştiren esenlikler yeşermez. Bir ressamın "sakıncalı" bulunma korkusuyla toplumsal eleştiri içeren bir tabloyu yapmaktan vazgeçmesi veya bir yazarın gerçek fikirlerini rumuzların arkasına gizlemesi, toplumun kültürel damarlarının kuruması demektir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Baskı arttıkça toplumda ne söylendiğinden çok, söylenemeyenler daha önemli hale gelir. Özellikle de akademik ve entelektüel çevrelerde düşüncenin kısıtlanması ciddi rahatsızlık yaratmaktadır. Üniversiteler üzerinde kurulan ideolojik baskı, bilim insanlarını oto sansüre zorlar. Hong Kong’da akademisyenlerin hassas konularda ders vermeyi bırakması, üniversitelerdeki bilimsel ilerlemeyi durma noktasına getiriyor. Bilimsel bulgular "zararlı" görülerek sansürlendiğinde, o toplumun geleceği ipotek altına alınmış olur. Bu durum, herkesin aynı şeyi düşündüğü, farklılıkların yok olduğu "tekdüze" ve yavan bir toplum modelini doğurur ki bu durumda farklı orijinal fikir ve görüşler oluşmaz. Bundan bireylerden çok toplumun geleceği büyük zarar görür.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Otosansür ve Düşüncenin Kısıtlanması, Kişiliğin ve Kültürel Zenginliği Engeller</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Özgür düşünce ortamının yok edilmesi sadece sanatı değil, hayatın her alanını, başta cebimizi ve soframızdan gelecek yiyeceklerin çeşitliliğini de doğrudan etkiler. İnsan gelişiminde bedensel varlığın korunması kadar özgürlükler aracılığıyla tinsel yönün zenginleştirilmesi de istenen bir gerekliliktir. Özgür düşüncenin filizlenmesi ve açıklamalarına getirilen sınırlamalar, insanlar arasındaki doğal farklılıkları yok ederek "tekdüze" (monist) bir toplum modeli yaratması sakıncasını oluşturur. Fikirlerin özgürce tartışılamadığı bir ortamda, yeni fikirler (inovasyon) doğmaz; sorunların çözümüne ilişkin gerektiğinde radikal fikirler gelişmez; çözümler zihinlerde şekillenmez.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Düşünce Zenginliği Gelişmez ve Sorunlara Çözüm Üretilmez ise, Ekonomik Sorunlar Artar, Ahlaki Çöküş Yaygınlaşır</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Sansür, aslında bir toplumun kendi gelişimini engellediği bir tür "ulusal ekonomik özsabotaj"dır. Bu durumun sonucunda inandırıcılıktan uzak, yavan ve gerçek iradeyi yansıtmayan bir kültürel ortam oluşur. Veriler açıkça gösteriyor ki ifade özgürlüğünü koruyan, demokratik değerleri önceleyen, basın özgürlüğü olan, üniversiteleri özerk olan ülkeler çok daha yüksek yaşam standartlarına ve refah seviyesine sahiptirler. İnsanın en kıymetli varlığı, akla dayalı düşüncenin önemsendiği ve önemsenmediği toplumların gelişim düzeyleri ortada. Bugün aşta Kuzey Avrupa ülkelerindeki demokrasi standartı ile yaşam kalitesi paralel ilerlemektedir. Demokrasinin içselleştiği ülkelerde farklılıklara tahammül daha fazla ve üretkenlik de daha fazladır. Ayrıca, özgür basının susturulduğu ve denetleme mekanizmalarının işlemediği bir ortamda yolsuzluklar kurumsallaşır, hukuk zedelenir ve toplumun ahlaki temelleri ciddi olarak sarsılır. Yanlış politikalar eleştirilemediği için bu hataların topluma maliyeti çok daha ağır olur. Tersinden, basının dengeleyici bir güç olarak iyi işlemediği toplumlarda sorunların üstü örtülmekte ve sonrasında daha ağır bedellere yol açmaktadır.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Sonuç olarak, düşünce özgürlüğünü kısıtlamak sadece bugünü sessizliğe gömmek değil, bir toplumun gelecekteki gelişim kapasitesini de ipotek altına almaktır. Bir toplumun nefes alabilmesi, bireylerin hiçbir korku duymadan "düşünüyorum ve bunu söyleyebiliyorum" diyebilmesine bağlıdır.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ozan Mahsuni’nin dediği gibi,&nbsp;“<strong>Bırak beni konuşayım, yine sana danışayım</strong>".. Sanırım en doğrusu düşünelim, konuşalım. Konuşan danışan dağları aşar. İdeolojik veya birtakım gerekçelerle düşüncenin ve bilgi yaymanın baskılandığı durumdaki sessizlik, aslında bir toplumun ahlaki ve zihinsel çöküşünün habercisi olduğunu abartmış olmaz. İletişim teknolojileri çağında otoriter yönetimlerin basını ve düşünceyi kontrol altına almasının çağın dinamiklerine uygun olmayacağı açık.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">12 Nisan 2026, Adana</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em><a href="mailto:iortas@cu.edu.tr">iortas@cu.edu.tr</a></em></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">...</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yazarın tüm yazıları için;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><a href="https://www.bursaarena.com.tr/profil/143/prof-dr-ibrahim-ortas"><u><em><strong>https://www.bursaarena.com.tr/profil/143/prof-dr-ibrahim-ortas</strong></em></u></a></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 00:19:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/prof-dr-ibrahim-ortas-yazdi-dusuncenin-onundeki-en-h63753.html">Prof. Dr. İBRAHİM ORTAŞ yazdı: &amp;quot;Düşüncenin Önündeki En Büyük Engel Olan Otosansür..&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/ekonomi/imf-ekonomik-gorunum-raporunu-guncelledi-turkiye-ile-ilgili-dikkat-h63752.html</link>
		<title>İMF ekonomik görünüm raporunu güncelledi: Türkiye ile ilgili dikkat çeken yorum</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><strong>Uluslararası Para Fonu (IMF), 14 Nisan'da yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Enflasyonun yeniden tırmanışa geçtiğini vurgulayan rapor, dünya ekonomisi için "Savaşın Gölgesinde Duraklama" uyarısında bulundu.</strong></span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><strong>KÜRESEL BÜYÜME TAHMİNLERİNE SAVAŞ TIRPANI</strong></span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">IMF, 2026 yılı için ocak ayında yüzde 3,3 olarak açıkladığı küresel büyüme öngörüsünü yüzde 3,1 seviyesine düşürdü. Raporda, Şubat ayı sonunda patlak veren Orta Doğu krizinin tedarik zincirlerini ve enerji arzını vurmasının bu revizyonda ana etken olduğu belirtildi.&nbsp;<strong>"Büyüme ivmesi, jeopolitik risklerin yarattığı türbülans nedeniyle ivme kaybediyor"</strong>&nbsp;ifadesine yer verilen raporda, özellikle enerji ithalatçısı ülkelerin daralma riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="https://www.turktime.com/images/image/imgi_168_1536x864_cmsv2_58e135dc-8c22-5dd6-9888-ead5714c0697-4282444.jpg" style="width: 779px; height: 438px;" /></span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><strong>ENFLASYONDA "KARA DELİK" UYARISI</strong></span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Rapora göre, dünya genelinde manşet enflasyon beklentisi&nbsp;<strong>yüzde 3,8'den yüzde 4,4'e</strong>&nbsp;çıkarıldı. Petrol ve doğal gaz fiyatlarında yaşanan sert yükselişlerin, merkez bankalarının "enflasyonu düşürme" hedeflerini zora soktuğu kaydedildi.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">IMF Başekonomisti&nbsp;<strong>Pierre-Olivier Gourinchas</strong>, raporla ilgili değerlendirmesinde,&nbsp;<strong>"Piyasalar ve hanehalkı, yüksek faiz ve yüksek maliyet sarmalının beklendiğinden daha uzun süreceği gerçeğine hazırlıklı olmalı"&nbsp;</strong>diyerek küresel ekonomideki belirsizliğe dikkat çekti.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><strong>TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN 2026 ÖNGÖRÜLERİ</strong></span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">IMF raporunda&nbsp;<strong>Türkiye&nbsp;</strong>için büyüme tahmini de&nbsp;<strong>yüzde 3,7'den yüzde 3,4'e&nbsp;</strong>indirildi. Bölgesel istikrarsızlığın dış ticaret üzerindeki baskısına değinilen analizde, Türkiye’nin 2026 yıl sonu enflasyon tahmini&nbsp;<strong>yüzde 28,6&nbsp;</strong>olarak açıklandı.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İşsizlik oranının yüzde 8,3 seviyelerinde seyredeceği öngörülürken, cari açığın milli gelire oranının yüzde 2,8 olacağı hesaplandı. Raporda Türkiye’nin, artan enerji faturalarına rağmen uygulanan para politikaları sayesinde&nbsp;<strong>dezenflasyon sürecinde direnç gösterdiği&nbsp;</strong>notu paylaşıldı.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="https://www.turktime.com/images/image/imgi_203_tuik-acikladi-turkiye-ekonomisi-buyudu-17328644749459_3.jpg" /></span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><strong>GELECEK SENARYOSU: BÜYÜME YÜZDE 2’YE DÜŞEBİLİR</strong></span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Raporda yer alan en karamsar senaryoya göre,<strong>&nbsp;Orta Doğu’daki</strong>&nbsp;çatışmaların genişlemesi ve enerji tesislerinin kalıcı hasar alması durumunda küresel büyüme yüzde 2’ye kadar gerileyebilir. IMF, hükümetlere ve merkez bankalarına&nbsp;<strong>"ihtiyatlı kalma"&nbsp;</strong>çağrısı yaparak, sosyal dengelerin korunması ve savunma harcamalarının bütçe disiplinini bozmaması gerektiği uyarısını yineledi.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Mevcut tabloda küresel ekonominin<strong>&nbsp;"yumuşak iniş"</strong>&nbsp;ihtimalinin zayıfladığı, bunun yerine uzun süreli bir düşük büyüme döneminin<strong>&nbsp;(stagflasyon)&nbsp;</strong>kapıda olabileceği belirtildi.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:16px;">Turktime</span></span></em></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 00:07:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/ekonomi/imf-ekonomik-gorunum-raporunu-guncelledi-turkiye-ile-ilgili-dikkat-h63752.html">İMF ekonomik görünüm raporunu güncelledi: Türkiye ile ilgili dikkat çeken yorum</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/ekonomi/kucukbas-destegi-son-tarih-belli-oldu-h63751.html</link>
		<title>Küçükbaş desteği: Son tarih belli oldu</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Tarım ve Orman Bakanlığı, "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek" programı kapsamında hayvancılığı teşvik etmek amacıyla üreticilere toplam 150 bin küçükbaş hayvan dağıtacak. Başvuruların 30 Nisan’da sona erecek.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>BAKAN YUMAKLI AÇIKLADI</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, projenin detaylarını&nbsp;<strong>TİGEM Polatlı Tarım İşletmesi Müdürlüğü’nde</strong>&nbsp;yaptığı açıklamayla duyurdu. Bakan Yumaklı, proje kapsamında her bir üreticiye&nbsp;<strong>"95 dişi, 5 de erkek küçükbaş hayvan"&nbsp;</strong>verileceğini belirtti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hayvan desteğinin ötesinde üreticilerin mali yükünü hafifletmeyi hedeflediklerini vurgulayan Yumaklı,&nbsp;<strong>"Ayda 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve diğer giderleri için destekte bulunmuş olacağız"&nbsp;</strong>açıklamasını yaptı. Verilecek damızlıkların tamamının TİGEM bünyesindeki yüksek kaliteli ırklardan seçileceği bildirildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>BAŞVURU ŞARTLARI VE ÖNCELİKLİ GRUPLAR</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">1 Nisan’da başlayan başvurular için son tarihin 30 Nisan olduğu hatırlatıldı. Bakanlık, projede toplumsal ve mesleki katılımı artırmak adına belirli gruplara avantaj sağlayacak bir puanlama sistemi getirdi. Yumaklı, kriterlere ilişkin şu bilgileri verdi:&nbsp;<strong>"Gençler, kadınlar ve şehit yakınları ilave puan alacak. Veteriner hekimler, ziraat ve gıda mühendisleri bu konuyla ilgili eğitimleri aldıkları için ilave puan alacak."&nbsp;</strong>Ayrıca aile işletmeleri ve tarımsal örgüt üyesi üreticiler de öncelikli olarak değerlendirilecek.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>FİNANSMAN MODELİ VE HEDEFLER</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Projenin ekonomik ayağında Ziraat Bankası aracılığıyla&nbsp;<strong>"yüzde 100’e varan faiz desteği ve 2 ila 7 yıl arası vade"&nbsp;</strong>imkânı sunuluyor. Üç yıl sürmesi planlanan projenin Türkiye’deki küçükbaş varlığını artırmak için bir model olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı,&nbsp;<strong>"Anadolu'yu küçükbaş hayvancılığın merkezi haline getirmeye devam edeceğiz"&nbsp;</strong>dedi. Türkiye’deki küçükbaş sürülerinin yüzde 11 artışla 58 milyon başa ulaştığını belirten Yumaklı, hedeflerinin verimli ve sürdürülebilir bir hayvansal üretim planlamasıyla potansiyeli en üst düzeye çıkarmak olduğunu kaydetti. (AA)</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 23:32:47 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/ekonomi/kucukbas-destegi-son-tarih-belli-oldu-h63751.html">Küçükbaş desteği: Son tarih belli oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/analiz/suay-karaman-yazdi-nato-h63750.html</link>
		<title>SUAY KARAMAN yazdı: &amp;quot;NATO..&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">4 Nisan 1949 tarihinde 12 ülke tarafından imzalanan Kuzey Atlantik Antlaşması'na dayanarak kurulan NATO’nun (North Atlantic Treaty Organization - Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü), temel amacı, üye ülkelerin herhangi bir dış saldırıya karşı ortak savunma yapmasını sağlamak ve Kuzey Amerika ile Avrupa arasındaki güvenliği güçlendirmektir. Merkezi Brüksel’de bulunan NATO'nun kurucu ülkeleri Amerika Birleşik Devletleri, Belçika, Birleşik Krallık, Danimarka, Fransa, Hollanda, İtalya, İzlanda, Kanada, Lüksemburg, Norveç ve Portekiz’dir.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Türkiye, 19 Eylül 1950 tarihinde TBMM’nin onayı olmadan Amerikan emperyalizmine hizmet için Kore’ye asker göndermiş ve bunun sonucunda 18 Şubat 1952 tarihinde NATO'ya katılmıştır. Bugün NATO’nun üye sayısı 32 olmuştur. NATO, soğuk savaş döneminde Sovyetler Birliği tehdidine karşı bir denge unsuru olarak kurulmuş ve günümüzde de üye ülkelerin güvenliğini korumaya devam eden uluslararası askeri ittifaktır. Ancak bugün Sovyetler Birliği dağılmış, Rusya’nın ise tehdit durumu söz konusu değildir. Günümüzde NATO, ABD’nin çıkarları için çalışan bir örgüt konumuna getirilmiştir.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">28 Şubat tarihinde emperyalist ABD ve haydut devlet İsrail’in, İran’ı vurmasıyla başlayan yeni süreç NATO ile ABD’yi karşı karşıya getirdi. NATO’yu, ABD olmadan kâğıttan kaplan olarak niteleyen ABD Başkanı Donald Trump; İran’da yardımına gelmedikleri için NATO üyelerine “<i>bizim yanımızda değilse biz neden onların yanında olalım ki?”</i> diyerek, kızgınlığını ifade etti. Türkiye’yi ise diğer NATO üyelerinden ayırarak; “<i>Türkiye bizi son derece destekleyici oldu. Bence Türkiye şahaneydi, harikaydı. Onlar istediğimiz şeylerin dışında kaldılar. Bence Erdoğan harika bir lider</i>” diyerek, İran’a karşı Türkiye’nin de tutum alması için algı operasyonuna başladı.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Bunun yanında 4, 9, 13 ve 30 Mart günlerinde İran’dan ateşlendiği belirtilen füzelerin Türk hava sahasına yöneldiği ve Doğu Akdeniz’de bulunan NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından düşürüldüğü bildirilmişti. Ancak ortada yanıt bekleyen kritik sorular bulunmaktadır: atıldığı iddia edilen füzelerin radar izi nerede, hangi rota ile geldi, ne kadar yüksekte düşürüldü? Bu soruların yanıtı bulunmayınca, akıllara başka olasılıklar gelmektedir. Ayrıca Milli Savunma Bakanlığı’nın, görüntüsü belli olmayan füzeleri İran'dan bizim topraklarımıza doğru atılmış füzeler olarak nitelendirmesi ise tuhaftır.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Bu füzelerle ilgili yapılan yorumların amacı, Türkiye'yi İran'a karşı bir savaşa sürükleme çabasıdır ve zaten ABD’nin de isteği budur. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran’dan Türkiye’ye füze fırlatıldığı yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğunu bildirerek “<i>İran iyi komşuluk ilkesine bağlıdır. Türkiye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı duyuyoruz. Muhtemel iddiaların incelenmesi için ortak teknik iş birliğine hazırız</i>” dedi.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Emperyalist ABD ve haydut devlet İsrail, İran’daki savaşa başından beri NATO’nun dahil olmasını istemektedir. Bunu sağlayabilmek için NATO anlaşmasının 5. maddesine sığınmaktadır. Bu maddeye göre; <i>“Avrupa veya Kuzey Amerika’daki bir müttefike yönelik silahlı saldırı, tüm üyelere yapılmış sayılır. Bu madde, ‘birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’ prensibiyle, saldırıya uğrayan üyeye askeri kuvvet kullanımı dahil gerekli yardımın yapılmasını taahhüt eder.”</i> İşte ABD, bu maddeyi uygulamak için İran’dan atıldığı söylenen füzelere sığınmaktadır. Ancak İran’ın bu zorlu savaşta kendisine yeni bir cephe açarak NATO’yu da devreye sokması akıl ve mantık ile açıklanamaz.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">2004 yılından beri Yunanistan Ege Adalarımızı işgal etti ama NATO’dan hiç ses çıkmadı. Bizim siyasi iktidarımızdan da tepki verilmedi; üstelik işgal hala her boyutuyla sürmektedir. Ayrıca ABD, Yunanistan’da bizim sınırımıza yakın yerlerde üs kurmaktadır. Biz de el yükseltelim, bölücü ve dinci terör örgütlerinin arkasında başta ABD olmak üzere bazı NATO ülkelerinin olduğu gerçeğini unutmamalıyız; ülkemizin parçalanması, emperyalizmin en büyük arzularından biridir. Bu durumda NATO’ya üye olmanın ne işe yaradığı sorgulanmalıdır.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">26 Mart 2026 tarihinde Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan basın açıklamasında, NATO'nun Adana’da Çok Uluslu Kolordu Karargâhı kurma sürecinde olduğu bildirildi ve ardından da İstanbul Boğazı Anadolu Kavağı’nda Deniz Unsur Komutanlığı kurulacağı bilgisi paylaşıldı. Böyle bir ortamda NATO’nun Türkiye’de iki yeni karargâh kuracağının açıklanması, ülkemizin güvenliği açısından son derece tehlikeli bir girişimdir. Zaten Adana İncirlik ve Malatya Kürecik üsleri ülkemiz adına tehdit oluşturmaktadır.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Adana'da kurulacak NATO Çok Uluslu Kolordu Karargâhı, İran ve Ortadoğu içindir. Bu karargâh Türkiye için değil NATO adına, bir başka deyişle ABD ile İsrail’in bölge planlarına hizmet edecektir. Açıkça İsrail'in güvenliğine ve bölgede kurmaya çalıştığı baskının hizmetine yöneliktir. Dolayısıyla bölgemizde devam eden savaş sürecinde kurulması planlanan bu karargâhın Ortadoğu, Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika olmak üzere bölgeden kaynaklanacak tehditlere odaklanacağı yönündeki yorumlar tamamen gerçek dışıdır.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">İstanbul'da Anadolu Kavağı'nda kurulacak NATO Deniz Unsur Komutanlığı’nın ise komşumuz Rusya için kurulacağı bellidir. Bu, ülkemiz için yaşamsal derecede önemli olan Montrö Sözleşmesi’nin ortadan kaldırılmasına yönelik bir girişimdir. Böylece ülkemizin güvenliğinin temel taşlarından biri olan önemli bir uluslararası sözleşmeyi kendi elimizle yok etmiş olacağız. Planlanan NATO makyajlı bu girişim ile zaman içinde Montrö Sözleşmesi’ni ortadan kaldırarak, Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin, özellikle ABD savaş gemilerinin Karadeniz’e serbestçe girişi sağlanacaktır. Kısaca bu girişim Türkiye’nin kendi eliyle Karadeniz’i NATO’ya açması anlamına gelmektedir.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Türkiye, NATO maskesi altında kuşatılmak istenmektedir. Adana ve İstanbul Boğazı’ndaki iki NATO yapısı, birbirini bütünlemektedir. Bu girişimler, Türkiye'nin güvenliği ve çıkarları için büyük tehdittir. Bu arada Türkiye, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde ikinci kez NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak; bu zirvede ülkemizin güvenliğini olumsuz yönde etkileyecek nasıl kararlar çıkacağını da hep birlikte göreceğiz.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">13 Nisan 2026</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">...</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Yazarın tüm yazıları için;</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><a href="https://www.bursaarena.com.tr/profil/111/suay-karaman"><u><em><strong><span style="font-size:16px;">https://www.bursaarena.com.tr/profil/111/suay-karaman</span></strong></em></u></a></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0px 0px 10px; text-align: center;"><u><em><strong><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="/images/upload/NATO_2.jpg" style="width: 579px; height: 326px;" /></span></strong></em></u></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 21:24:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/suay-karaman-yazdi-nato-h63750.html">SUAY KARAMAN yazdı: &amp;quot;NATO..&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/spor/fenerbahce-baskani-sadettin-saran-dan-takima-inanilmaz-sampiyonluk-h63749.html</link>
		<title>Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran&amp;#039;dan takıma inanılmaz şampiyonluk primi! Tarihte böylesi görülmedi...</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<article data-article-id="2619758" data-article-title="Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran'dan takıma inanılmaz şampiyonluk primi! Tarihte böylesi görülmedi..." data-article-url="/fenerbahce/galeri-fenerbahce-baskani-sadettin-sarandan-takima-inanilmaz-sampiyonluk-primi-tarihte-boylesi-gorulmedi-2619758" data-article-wrapper="true">
<section data-left-id="2619758_1">
<header>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Galatasaray'ın Kocaelispor ile berabere kalmasının ardından şampiyonluk umutları yeniden yeşeren Fenerbahçe, Süper Lig'de kalan 5 maçının tamamını kazanması halinde rakiplerinin aldığı sonuçlara bakmadan şampiyon olacak. Bu fırsatı kaçırmak istemeyen Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, takıma şampiyon olunması halinde eşi benzeri görülmemiş bir prim vermeye hazırlanıyor.</strong>​​​​</span></p>
</header>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" data-iframetype="Video" data-inline-video="true" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/u0cMkM9hMEg?si=Dp3agAMtuYIVUxIH&amp;enablejsapi=1" title="YouTube video player" width="560"></iframe></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Fenerbahçe, Kasımpaşa, Antalya beraberlikleri sonrası Karagümrük’e de kaybedince, Galatasaray’ın şampiyonluğuna kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak Galatasaray’ın üst üste yaşadığı kayıplarla Kanarya’nın hayalleri adeta aslanın küllerinden doğdu.</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="BAŞKAN SARAN DEVREDE" data-src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69dded53e2575feafcc91b01.jpg" src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69dded53e2575feafcc91b01.jpg" /></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">BAŞKAN SARAN DEVREDE&nbsp;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bitime 5 hafta kala puan farkı 2’ye düşerken, Fenerbahçe kalan maçlarını kazanması hâlinde tam 11 yıllık şampiyonluk hasretini dindirme fırsatı yakaladı. Sarı lacivertli camiayı coşturan bu fırsattan yönetim de nasibini aldı; başkan Sadettin Saran takıma tarihi bir prim için kolları sıvadı.</span></p>
</section>

<section data-left-id="2619758_2">
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">TARİHE GEÇECEK PRİM&nbsp;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kurmaylarına bugün itibarıyla oyuncuların tüm alacaklarının ödenmesi talimatını veren&nbsp;<a href="https://www.fanatik.com.tr/haberleri/sadettin-saran" target="_blank">Sadettin Saran</a>’ın camianın önde gelen isimlerinin desteğiyle dev prim kararı aldığı öğrenildi. Saran’ın 5’te 5 galibiyet için 10 milyon avroluk primi takıma bizzat açıklayacağı belirtildi.​​​​​​​</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="PSİKOLOJİK BASKI" data-src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69dded53e2575feafcc91b07.jpg" src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69dded53e2575feafcc91b07.jpg" /></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">PSİKOLOJİK BASKI&nbsp;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Cuma günü liderlik için sahaya çıkacak sarı lacivertliler, Rize’yi devirerek Gençlerbirliği’yle oynayacağı maç öncesi Galatasaray üzerinde psikolojik baskı oluşturmak istiyor. Camia kırgınlıkları unutup kenetlenirken, Tedesco da “İpler artık elimizde” diyerek oyuncularına moral aşılıyor.</span></p>
</section>

<section data-left-id="2619758_3">
<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Fenerbahçe Başkanı Sadettin Sarandan takıma inanılmaz şampiyonluk primi Tarihte böylesi görülmedi..." data-src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69dded53e2575feafcc91b05.jpg" src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69dded53e2575feafcc91b05.jpg" /></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Fenerbahçe'nin, Süper Lig'in kalan 5 haftasındaki fikstürü şu şekilde;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Rizespor (İç saha)<br />
Galatasaray (Deplasman)<br />
Başakşehir (İç saha)<br />
Konyaspor (Deplasman)<br />
Eyüpspor (İç saha)</span></p>
</section>
</article>

<article data-article-id="2619808" data-article-title="Fenerbahçe'de Ertan Torunoğulları açıkladı! 'TFF ile görüştük, pozisyonları konuştuk'" data-article-url="/fenerbahce/galeri-fenerbahcede-ertan-torunogullari-acikladi-tff-ile-gorustuk-pozisyonlari-konustuk-2619808" data-article-wrapper="true"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:16px;">Fanatik</span></span></em></article>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 19:31:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/spor/fenerbahce-baskani-sadettin-saran-dan-takima-inanilmaz-sampiyonluk-h63749.html">Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran&amp;#039;dan takıma inanılmaz şampiyonluk primi! Tarihte böylesi görülmedi...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/macaristan-da-orbani-deviren-peter-magyar-donemi-halk-kahramani-h63748.html</link>
		<title>Macaristan&amp;#039;da Orbanı deviren Peter Magyar dönemi: Halk kahramanı mı küresel proje mi?</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<header>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Macaristan'da Viktor Orban'ı rekor oyla deviren Peter Magyar'ın yükselişi tartışma konusu oldu. Eşini boşadıktan sonra gizli ses kayıtlarını sızdırmasıyla başlayan süreç, Siyonist lobilerin desteği iddialarıyla gölgeleniyor.</strong></span></p>
</header>

<ul>
	<li style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size:16px;">Peter Magyar, 12 Nisan 2026'da yapılan seçimlerde Tisza Partisi ile %53,6 oy alarak Viktor Orban'ı devirdi; Orban'ın partisi ise %37 oyda kaldı.</span></strong></li>
	<li style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size:16px;">Magyar, eski eşinin ses kayıtlarını sızdırarak siyasi kariyerine başladı ve Siyonist lobilerle bağlantılı olduğu iddiaları öne çıktı.</span></strong></li>
	<li style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size:16px;">Yeni hükümet, Macaristan'ın dış politikasını köklü bir şekilde değiştirecek ve Avrupa Birliği ile entegrasyonu hızlandıracak bir sürecin başlangıcını temsil ediyor.</span></strong></li>
</ul>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Macaristan’da 16 yıllık Viktor Orban efsanesini rekor bir oyla deviren Peter Magyar’in yükselişi, sadece bir seçim başarısı mı yoksa küresel odakların titizlikle hazırladığı bir proje mi? Eski eşinin gizli ses kayıtlarını sızdırarak siyasi hamlelerine başlayan süreçten, Siyonist lobilerin desteğine ve Brüksel’deki karanlık pazarlıklara kadar Peter Magyar’in bilinmeyen portresini Haber7.com kalemiyle aralıyoruz.</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Macaristan eski Başbakanı Viktor Orban" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2022/12/12/thumbs_b_c_b352bc0144377507967b25adfdb7f0ee.jpg" style="width: 637px; height: 359px;" /></span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">ORBAN İÇERİDEN DEVRİLDİ</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Avrupa&nbsp;<a href="https://www.haber7.com/siyaset" target="_blank" title="Siyaset Haberleri">siyaset</a>i 12 Nisan 2026 gecesi büyük bir değişimle uyandı. Uluslararası Ceza Mahkemesi Tutuklama emrinden sonra Netanyahu'yu ülkesine davet eden ve kararı uygulamayı reddeden Macaristan Başbakanı Viktor Orban, kendi içlerinden çıkan bir isim tarafından koltuğundan edildi. Peter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi, yüzde 53,6 gibi ezici bir oranla sandıktan galip çıktı. Orban’ın Fidesz partisi yüzde 37 seviyelerinde kalarak tarihi bir yenilgi aldı. Peki, düne kadar sıradan bir bürokrat olarak Avrupa Parlamentosu milletvekilliğini yürüten ve Orban’ın en yakınındaki isimlerden birinin, Adalet Bakanı Judit Varga’nın eşi olan bu adam nasıl bir anda halk kahramanına dönüştürüldü?</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Varga Judit" src="https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/4/4d/Varga_Judit_2020_wikipedia.jpg/960px-Varga_Judit_2020_wikipedia.jpg" style="width: 320px; height: 449px;" /></span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">EŞİNİ ÖNCE BOŞADI SONRA İFŞA ETTİ</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Haberin perde arkasına bakıldığında, Magyar’in yükseliş grafiğinin doğal bir siyasi süreçten ziyade laboratuvar ortamında hazırlanmış bir operasyonu andırdığı görülüyor. 1981 Budapeşte doğumlu olan Magyar, hukuk eğitimi aldıktan sonra devletin en kritik noktalarında görev yaptı. Ancak asıl kırılma noktası, eşi Judit Varga ile boşandıktan sonra bir yolsuzluk davasına müdahale ettiğini iddia ettiği ses kayıtlarını bizzat kendisinin sızdırmasıyla yaşandı. Kendi çocuklarının annesini ve bir dönemin en güçlü bakanını ifşa ederek yola çıkan Magyar, kısa süre sonra siyasi parti kuracağını açıkladı ve devasa bütçeli mitingler düzenlemeye başladı. Bu paranın kaynağı ise henüz açıklanabilmiş değil. Magyar’ın arkasındaki sosyal medya gücü ve finansal akış, akıllara küresel lobileri getiriyor.</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="https://i12.haber7.net//haber/haber7/photos/2026/16/xIGlg_1776076812_5437.jpg" style="width: 316px; height: 399px;" /></span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">KOLTUĞA SİYONİST BAŞKAN GELDİ</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">En çarpıcı iddia ise Magyar’in Siyonist Yahudi lobileriyle olan gizli bağı. Viktor Orban, Netanyahu ile yakın dost olsa da Macaristan’ın ulusal çıkarlarını koruma noktasında Brüksel’in İsrail lehine attığı her adımı veto ederek Siyonistlerin Avrupa operasyonlarına takoz koyuyordu.</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Peter Magyar" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/04/12/thumbs_b_c_0966005e6a9b5caa88af01c62d49fb1b.jpg" style="width: 637px; height: 359px;" /></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Peter Magyar ise kampanya sürecinde İsrail konusunda bilinçli bir sessizlik içinde kalsa da, Avrupa Birliği ile tam entegrasyon vaadi aslında Siyonist lobilerin Macaristan’daki veto engelini aşma planının bir parçası olarak değerlendiriliyor. İsrail medyasında yer alan analizlerde, Magyar’in galibiyetinin İsrail için Orban’ın gidişinden doğacak boşluğu doldurabileceği, zira Magyar’in Brüksel’deki Siyonist merkezlerle çok daha uyumlu çalışacağı açıkça ifade ediliyor.</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Macaristan'ın yeni Başbakanı Peter Magyar" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/04/12/thumbs_b_c_29c73f563b9e28af686149eceb43db2d.jpg" style="width: 637px; height: 359px;" /></span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">DEVLET YAPISI DEĞİŞİYOR</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Magyarin liderliğindeki Tisza Partisinin sloganı olan Şimdi ya da Asla, aslında sadece Macaristan için değil, Avrupa Birliğini tek tipleştirmek isteyen küresel sermaye için de bir dönüm noktasını temsil ediyor. Seçim sonuçlarının netleşmesinin ardından Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyenin yaptığı Macaristan Avrupa’yı seçti açıklaması, bu operasyonun dış ayağının ne kadar güçlü olduğunun bir kanıtı niteliğinde.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Magyar, 199 sandalyeli parlamentoda 138 koltuk kazanarak anayasal çoğunluğu da ele geçirdi. Bu durum, Macaristan’ın sadece hükümetinin değil, devlet yapısının ve dış politikasının da kökten Siyonist rejime uygun değişeceği anlamına geliyor.</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Peter Magyar" src="https://i12.haber7.net//haber/haber7/photos/2026/16/OBbvg_1776076829_0943.jpg" style="width: 636px; height: 369px;" /></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:16px;">Peter Magyar</span></span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">TRUVA ATI MI, ÖZGÜR İRADE Mİ?</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><a href="https://www.haber7.com/dunya" target="_blank" title="Dünya Haberleri">Dünya</a>&nbsp;kamuoyu şimdi şu soruyu soruyor: Peter Magyar, Macar halkının iradesinin bir sonucu mu, yoksa İsrailin ve küreselci lobilerin Orta Avrupa’daki kalesini düşürmek için sahaya sürdüğü bir&nbsp;‘Truva Atı’&nbsp;mı? Orban’ın yenilgisiyle birlikte Macaristan’ın bölgedeki denge politikalarına verdiği desteğin bıçak gibi kesilmesi bekleniyor. Siyonist lobilerin bu yeni dönemde Macaristan üzerinden hangi hamleleri yapacağı ise merak konusu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Haber7 / Mücahit Çetin - Özel&nbsp;Haber&nbsp;</span></em></span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 17:50:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/macaristan-da-orbani-deviren-peter-magyar-donemi-halk-kahramani-h63748.html">Macaristan&amp;#039;da Orbanı deviren Peter Magyar dönemi: Halk kahramanı mı küresel proje mi?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/analiz/halis-ozdemir-yazdi-derin-devlet-mi-derin-yapilar-mi-derin-h63747.html</link>
		<title>HALİS ÖZDEMİR yazdı: &amp;quot;Derin Devlet mi? Derin Yapılar mı? Derin Adamlar mı?..&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hep duyarız, “derin devlet” müdahale eder, derin devlet izin vermez vs.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Görünen o ki “derin devlet” kavramı ile adeta uyutulmuşuz!</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kim bu derin devlet!</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bilinmez. Cevabı bilinmeyen, anlaşılmayan anlamlandırılamayan olaylar “derin devlet” kavramı içinde hayat bulur.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">“Derin devlet” var mı?</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bana göre derin devlet diye bir yapı yok! Geçmişte varsa da, 15 Temmuz’a uzanan “parelel yapı” derin devlet olgusunu yerle yeksan etmiştir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Parelel CIA organizesi, derin devlete alternatif geliştirmiş olması Türkiye’de alternatif yapı kadim geleneksel derin yapıları tasfiye etmişe benziyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Derin devletin tasfiyesini nereden anlıyoruz? Şayet zihnimize kazınan son tahlilde, devletin milletin “sahibi rolü” olduğu düşünülen derin devlet olsaydı başta “15 Temmuz ” sürecinde rol almaz mıydı? Ayrıca da son günlerde, “PKK sözcülerinin” bile dile getirmeye çekindikleri önerilerin yapmasını “Derin akıl, devlet aklı” gibi benzetmelerle adeta “derin devlet” rolü karşısında sessiz kalınması canibi dikkat bir durum değil midir?</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Demek ki “derin devlet” olgusu olmasına rağmen ete kemiğe bürünmüş “derin devlet” görünmemektedir. Şayet “derin devlet” varsa ve olanlara ses çıkarmıyorsa ya “felç olmuş” ya da “sessizliğe bürünmüş” demektir. Bu da “derin devlet” in varlığını tartışılır hale getirmektedir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Derin ilişkiler mi?</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Derin devlet mi?</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Derin millet mi?</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Binlerce yıllık tarihe sahip Türk milletine; “Derin millet” kavramı daha yakışmakta ve daha uygun gözükmektedir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Peki şayet Türkiye derin milletten oluşuyorsa olanlara millet neden sessiz kalmaktadır?</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Asıl sorulması gereken ve üzerinde düşünülmesi gereken de bence budur!</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Millet neden sessiz?</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Millet “demokrasi” “partiler” gibi kavramlara teslim edilmiş, her fert kendi “partisine” siyasal birlikteliğine adeta aklını teslim etmiş, “büyüklerimiz bilir” tembelliğine esir edilmiştir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">“Büyüklerimiz bilir, vardır bir bildikleri” gibi düşünceler sorgulamanın önünde engel olarak dikilmektedir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Öyle olmasa, daha birkaç ay önce suç sayılan cümleler “devlet aklı, taşın altına elini koymak” gibi “algılara” feda edilirler miydi?</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Dün derin devlet var mıydı bilmiyoruz ancak bu günlerde derin devlet olduğunu düşünmek için hiçbir gerekçe yoktur.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Derin düşünenler;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Derin düşünen, derin yazan sorgulayanlar da çok az da olsa elbette vardır. Ancak onların sesi, onların sözü “devlet tecrübesi, devlet aklı” gibi ön alan tamtamlar arasında tarihin sayfaları arasında yerlerini almaktadırlar! Derin düşünmeye çalışanlara derin analiz ve tahlillere bu günlerde itibar edilmemektedir. Hatta yazdıklarını söylediklerini sorgulamak yerine yazan konuşan ve uyaranları sorgulanmak gibi bir acayiplikle de karşılaşabilmekteler.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Öte yandan derin devlet yerine “derin adam”lar duruma vaziyet ediyorlar gibi görünüyor!</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Derin adamlar!</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Derin ilişkiler içinde olan bu ünvanlı ünvansız bürokrat, siyasetçi, gazeteci veya akademisyenler olabilir!</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Millet ferasetini kaybetmeden, böylelerinin hayallerini, oyunlarını boşa çıkarmalıdırlar!</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Derin devlet yoksa? Binlerce yıllık tarihe sahip olan ey aziz Türk Milleti senden daha derin millet mi var?</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Özerkliğin yolunu açacak kanuni düzenlemeler,</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Eyalet sistemi yolunu açacak düzenlemeler; Yerel dilde eğitim, yerel yönetimlerin güçlenmesi eğitimin yerel yönetimlere bırakılması gibi uygulamaların önü açıldığında bil ki, bölünmenin, parçalanmanın, ülkenin yok edilmesinin yolunu açmak “gafleti belki ihaneti” içine girmeye yeltenenler olduğunu aklından çıkarma!</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ey millet senden başka sana sahip çıkacakların olduğunu sanıyorsan, olmadığını anladığında çok geç kalmış olabilirsin!</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yarın geç olmadan,</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Silkin, “titre ve kendine dön”</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Vesselam</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">...</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yazarın tüm yazıları için;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.bursaarena.com.tr/profil/119/halis-ozdemir"><strong><u><em><span style="font-size:16px;">https://www.bursaarena.com.tr/profil/119/halis-ozdemir</span></em></u></strong></a></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 15:40:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/halis-ozdemir-yazdi-derin-devlet-mi-derin-yapilar-mi-derin-h63747.html">HALİS ÖZDEMİR yazdı: &amp;quot;Derin Devlet mi? Derin Yapılar mı? Derin Adamlar mı?..&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/ekonomi/petrol-gerilimi-pompayi-vurdu-bugun-indirim-yapilan-motorin-fiyatlari-h63746.html</link>
		<title>Petrol gerilimi pompayı vurdu: Bugün indirim yapılan motorin fiyatları gece yarısı zamlanacak!</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Küresel gerilim ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, akaryakıt fiyatlarında dalgalanmayı sürdürüyor. Motorine yapılan indirimin ardından bu gece yarısı yeni bir zam bekleniyor.&nbsp;</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Orta Doğu’daki gerilim ve Hürmüz Boğazı kaynaklı gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında yaşanan artış, pompa fiyatlarına yansımaya devam ediyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Gazeteci Olcay Aydilek’in&nbsp;<a href="https://x.com/olcay_aydilek/status/2043915388216353157" rel="noopener" target="_blank">aktardığına</a>&nbsp;göre, motorine bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 3 lira 32 kuruş zam bekleniyor. Motorine bugün ise 4 lira 35 kuruşluk indirim yapılmıştı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Büyük şehirlerde güncel akaryakıt fiyatları şöyle:</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İstanbul (Avrupa Yakası)</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Benzin: 62.65 TL<br />
Motorin: 72.26 TL<br />
LPG: 34.99 TL</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İstanbul (Anadolu Yakası)</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Benzin: 62.51 TL<br />
Motorin: 72.12 TL<br />
LPG: 34.39 TL</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ankara</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Benzin: 63.62 TL<br />
Motorin: 73.38 TL<br />
LPG: 34.87 TL</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İzmir</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Benzin: 63.90 TL<br />
Motorin: 73.66 TL<br />
LPG: 34.79 TL</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">T24</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 13:15:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/ekonomi/petrol-gerilimi-pompayi-vurdu-bugun-indirim-yapilan-motorin-fiyatlari-h63746.html">Petrol gerilimi pompayı vurdu: Bugün indirim yapılan motorin fiyatları gece yarısı zamlanacak!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/ekonomi/2025-te-avrupa-da-en-yoksul-ve-zengin-ulkeler-hangileriydi-h63745.html</link>
		<title>2025&amp;#039;te Avrupa&amp;#039;da en yoksul ve zengin ülkeler hangileriydi?</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<header>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Satın alma gücüne göre kişi başı gelir: 2025'te Avrupa'da en yoksul ve zengin ülkeler hangileriydi?</strong></span></p>
</header>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>2025'te Avrupa'da satın alma gücü standardına göre kişi başına GSYH büyük farklılıklar gösteriyor. AB'de her üç kişiden biri, kişi başına GSYH'si AB ortalamasının üzerinde olan bir ülkede yaşıyor.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Satın alma gücü standardına (PPS) göre kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH), fiyat düzeyi farklılıklarını dikkate aldığı için ulusal gelir seviyelerini karşılaştırmada yaygın olarak kullanılan bir ölçüt.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">AB İstatistik Ofisi Eurostat verilerine göre 2025'te PPS cinsinden kişi başına GSYH, Avrupa genelinde önemli farklılıklar gösteriyor. AB ortalamasının 100 kabul edildiği ölçekte bu değer, Bulgaristan ve Yunanistan'da 68'den Lüksemburg'da 239'a kadar uzanıyor. Bu da Lüksemburg'daki seviyenin Bulgaristan ve Yunanistan'ın yaklaşık üç buçuk katı olduğu anlamına geliyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu, fiyat farkları düzeltildikten sonra AB'de ortalama bir kişinin ortak bir mal ve hizmet sepetinden 100 birim satın alabildiği anlamına geliyor. Bulgaristan ve Yunanistan'da bu sepetten yaklaşık 68 birim alınabilirken, Lüksemburg'da bu sayı 239 birime çıkıyor. Lüksemburg'u 237 birimle İrlanda yakından takip ediyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu veriler, Lüksemburg ve İrlanda'nın kişi başına GSYH bakımından AB ortalamasının sırasıyla yüzde 139 ve yüzde 137 üzerinde olduğunu gösteriyor. Buna karşılık Bulgaristan ve Yunanistan'da bu oran AB ortalamasının yüzde 32 altında.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu iki uç örnek dışında, Hollanda PPS bazında kişi başına GSYH'de AB ortalamasının yüzde 134'ü ile en yüksek seviyeye sahip ülke oldu. Hollanda'yı Danimarka (yüzde 127) ve Avusturya (yüzde 117) izledi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Almanya (yüzde 115), Belçika (yüzde 115), İsveç (yüzde 110), Malta (yüzde 110) ve Finlandiya (yüzde 101) da AB ortalamasının üzerinde yer alan diğer ülkeler oldu.</span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Almanya, kişi başına GSYH'de 'Büyük Dörtlü'ye liderlik ediyor</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">AB'nin "dört büyük" ekonomisi arasında, satın alma gücü standardına göre kişi başına GSYİH'de Almanya yüzde 115 ile en yüksek seviyede yer aldı. Almanya, AB ortalaması olan yüzde 100'ün üzerinde bulunan tek ülke oldu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Fransa yüzde 98 ile AB ortalamasına yakın seyrederken, onu yüzde 96 ile İtalya izledi. İspanya ise yüzde 92 ile bu dört ülke arasında en düşük seviyede kaldı.</span></p>

<figure>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><iframe sandbox="allow-same-origin allow-forms allow-scripts allow-downloads allow-popups allow-popups-to-escape-sandbox allow-top-navigation-by-user-activation" scrolling="no" src="https://flo.uri.sh/visualisation/28401521/embed?auto=1" title="Interactive or visual content"></iframe></span></p>
</figure>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">AB ortalamasının yüzde 20'den fazla altında kalan sekiz ülke</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yunanistan ve Bulgaristan'a ek olarak, satın alma gücü standardına göre kişi başına GSYH bakımından AB ortalamasının en az yüzde 20 altında kalan altı ülke daha bulunuyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bunlar, AB ortalamasının yüzdesi olarak gösterilen verilere göre Letonya (yüzde 71), Slovakya (yüzde 75), Macaristan (yüzde 76), Hırvatistan (yüzde 78), Romanya (yüzde 79) ve Estonya (yüzde 79).</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu oran Polonya ve Portekiz'de de AB ortalamasının yüzde 81'i seviyesinde gerçekleşti ve bu düzeye yakın seyretti.</span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Lüksemburg ve İrlanda tabloyu tam olarak yansıtmıyor</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ancak Lüksemburg ve İrlanda özel durumlar oluşturuyor. Eurostat, Lüksemburg'da çok sayıda yabancı çalışanın istihdam edildiğini, bu kişilerin ülkenin GSYİH'sine katkı sunduğunu ancak yerleşik nüfus içinde sayılmadığını belirtiyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İrlanda'da ise kişi başına GSYH'nin yüksek seviyesi kısmen fikri mülkiyet varlıklarını elinde bulunduran büyük çok uluslu şirketlerin varlığıyla açıklanıyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu varlıklara bağlı fason üretim GSYH'ye katkı sağlarken, elde edilen gelirin büyük bölümü yurt dışındaki nihai şirket sahiplerine geri dönüyor.</span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">AB'de satın alma gücüne göre kişi başına GSYH ortalaması: 41 bin 600 euro</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ön verilere göre, satın alma gücü standardına göre düzeltilmiş euro cinsinden AB'nin kişi başına ortalama GSYH'si 2025'te yaklaşık 41 bin 600 euro oldu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">AB ülkeleri arasında bu rakam Bulgaristan'da 28 bin 300 eurodan (yaklaşık 1 milyon 457 bin 450 TL) Lüksemburg'da 99 bin 300 euroya (yaklaşık 5 milyon 113 bin 950 TL) kadar değişiyor.</span></p>

<figure>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><iframe sandbox="allow-same-origin allow-forms allow-scripts allow-downloads allow-popups allow-popups-to-escape-sandbox allow-top-navigation-by-user-activation" scrolling="no" src="https://flo.uri.sh/visualisation/28402051/embed?auto=1" title="Interactive or visual content"></iframe></span></p>
</figure>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Lüksemburg ve İrlanda'ya ek olarak, satın alma gücü standardına göre kişi başına GSYİH Hollanda'da 55 bin 600 euroya (yaklaşık 2 milyon 863 bin 400 TL), Danimarka'da ise 52 bin 800 euroya (yaklaşık 2 milyon 719 bin 200 TL) çıkarak 50 bin euronun üzerine çıkıyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Almanya'da bu rakam 47 bin 900 euro (yaklaşık 2 milyon 466 bin 850 TL), Fransa'da ise 40 bin 700 euro (yaklaşık 2 milyon 96 bin 50 TL) seviyesinde. AB'de 10 ülkede kişi başına GSYH, PPS bazında 35 bin euronun altında kalıyor.</span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Doğu Avrupa ile Batı ve Kuzey Avrupa</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Eurostat'a göre, genel olarak Doğu Avrupa ülkeleri satın alma gücü standardına göre kişi başına GSYH'de en düşük seviyelere sahipken, Batı ve Kuzey Avrupa'daki AB üyeleri en yüksek seviyelerde yer alıyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Çalışan başına ya da çalışılan saat başına çıktı olarak ölçülen iş gücü verimliliği ile istihdam yoğunluğu, ülkeler arasındaki farkların başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.</span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Her üç AB vatandaşından biri AB ortalamasının üzerinde yaşıyor</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">2025'te AB'nin 27 ülkesinden yalnızca 10'unda satın alma gücü standardına göre kişi başına GSYH AB ortalamasının üzerindeydi. Bu ülkeler toplam nüfusun yaklaşık yüzde 34'ünü oluşturuyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Genel olarak her üç AB vatandaşından biri, kişi başına GSYH'nin PPS bazında AB ortalamasının üzerinde olduğu bir ülkede yaşıyor. Bu da AB ülkeleri arasındaki farkların kayda değer olduğunu gösteriyor.</span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">AB aday ülkelerinde kişi başına GSYH daha düşük</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">AB aday ülkeleri, Birleşik Krallık ve Avrupa Serbest Ticaret Birliği ülkeleri ön sonuçlara dahil edilmedi. Ancak 2024 verileri yine de önemli bir karşılaştırma imkanı sunuyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Aday ülkelerde satın alma gücü standardına göre kişi başına GSYH belirgin şekilde daha düşük. Bu oran Bosna Hersek'te AB ortalamasının yüzde 35'i, Arnavutluk ve Kuzey Makedonya'da yüzde 42'si, Sırbistan'da yüzde 52'si, Karadağ'da yüzde 53'ü ve Türkiye'de yüzde 72'si düzeyinde.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Türkiye hariç aday ülkelerin tamamı, AB üyesi ülkelerin altında kalıyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İngiltere yüzde 99 ile AB ortalamasına yakın seyrederken, Avrupa Serbest Ticaret Birliği ülkelerinde kişi başına GSYH belirgin biçimde daha yüksek. Bu oran Norveç'te AB ortalamasının yüzde 160'ı, İsviçre'de yüzde 151'i ve İzlanda'da yüzde 131'i seviyesinde.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Satın alma gücü standardına göre kişi başına fiili bireysel tüketim, hanehalkı maddi refahı ve yaşam standartlarının temel göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu ölçütteki fark, satın alma gücü standardına göre kişi başına GSYH'deki farktan daha düşük.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Euronews</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 11:05:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/ekonomi/2025-te-avrupa-da-en-yoksul-ve-zengin-ulkeler-hangileriydi-h63745.html">2025&amp;#039;te Avrupa&amp;#039;da en yoksul ve zengin ülkeler hangileriydi?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/analiz/prof-dr-ata-atun-yazdi-ortadoguda-yeni-stratejiler-ve-oyuncular-h63744.html</link>
		<title>Prof. Dr. ATA ATUN yazdı: &amp;quot;Ortadoğuda Yeni Stratejiler ve Oyuncular..&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">21. yüzyılın ilk çeyreğini geride bırakırken Ortadoğu’da dengelerin derinden değişmeye başladığı görülmekte. Ortadoğu artık, klasik anlamda güç dengelerinin kurulduğu bir coğrafya olmaktan çıktı; adeta büyük güçlerin yeni olanak ve stratejilerini denediği dinamik bir bölgeye dönüştü. Bir zamanların tek kutuplu dünya düzeni, farklı yapıda bir oluşuma dönüşme yoluna girdi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">ABD’nin Asya-Pasifik’e yönelen stratejik ağırlığı nedeni ile Ortadoğu’daki geleneksel denge sisteminde ciddi bir boşluk oluşmaya başladı. Bu boşluğu yıllarca bekleyen yeni oyuncular da yavaş yavaş bölgeye yaklaşıp adımlarını içeri atıyorlar.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bugünün Ortadoğu’sunda rekabet artık sadece tanklarla, savaş uçaklarıyla ya da doğrudan çatışmalarla değil daha farklı yeni etkenlerin etkisi altında yürütülmekte.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Rusya askeri gücüyle sahada kalıcı izler bırakmaya çalışırken, Çin ekonomik ağlar ve altyapı yatırımları üzerinden daha sessiz ama derin bir şekilde ilerliyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bir zamanlar petrolün belirlediği güç dengeleri değişmeye ve veri güvenliği, lojistik ağlar ve teknolojik bağımlılıkların kontrolü üzerinden yeniden şekillenmeye başladı. Enerji hatlarının yerini veri akışları, boru hatlarının yerini dijital koridorlar aldı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hibrit savaş doktrinleri, artık devletlerin başvurduğu temel araçlardan biri hâline gelmiş durumda. Vekil güçler, siber saldırılar, ekonomik yaptırımlar ve bilgi savaşları, düşük maliyetle yüksek etki yaratmanın en etkili yolları olarak öne çıktı. Bu da savaşların artık sadece cephede değil, ekonomiden teknolojiye kadar her alanda sürdüğünü göstermekte.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Siyasi düzlemde ise daha farklı bir dönüşüm yaşanmakta. Uzun yıllar boyunca ideolojik kamplaşmaların hâkim olduğu Ortadoğu’da, artık daha faydalı ve çıkar odaklı ilişkiler ön plana çıkmış, “Düşmanlık” kavramının yerini “zorunlu iş birliği” almış ve Ortadoğu’nun yönetimi kontrollü kaos sisteminden, kontrollü iş birliği sistemine kaymış durumda.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bugün kurulan bu yeni dengeler, yarın kolaylıkla değişebilecek bir yapıya sahip olduğundan ve sürekli rekabet içerdiğinden dolayı beklendiği gibi sürekli ve istikrarlı olamayacak. Bu nedenle de kalıcı güç, sadece askeri yetenek, silah gücü ve mali kapasiteye değil; ekonomik dayanıklılık ve süreklilik, teknolojik yetkinlik ve stratejik aklın birlikte kullanılmasına bağlı hâle gelmiş durumda.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Tam da bu noktada Türkiye’nin konumu dikkat çekici bir şekilde öne çıkıyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Türkiye, sadece bir geçiş ülkesi olmanın ötesine geçerek enerji, ticaret ve lojistik ağlarının kesişim noktasında stratejik bir merkez olma yoluna doğru gitmekte ve yerini de kalıcılaştırmakta. Türkiye bu stratejisi ile elini her gün biraz daha güçlendirmekte ve bölgesel değerini biraz daha arttırmakta.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Sonuç olarak Ortadoğu artık sadece bir coğrafya değil; küresel rekabetin en kritik sahnesi ve bu yeni dönemde güç, hızla değişen şartlara uyum sağlayabilenlerin elinde şekilleniyor. Bu sahnede yalnızca hamle yapanlar değil; oyunun kurallarını doğru okuyanlar başarılı olacak.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu yüzden Türkiye için önemli adımlardan bir tanesi de bölgesel olarak enerji, ticaret ve lojistik ağlarının kesişim noktası olmanın ötesine geçilerek, bu kazanımın bölgesel kalıcı stratejik bir güce dönüştürülmesi olacak.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="https://www.bursaarena.com.tr/images/upload/04.13.26-Ortado%C4%9Fu-da-Yeni-Stratejiler-ve-Oyuncular.jpg" /></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 09:43:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/prof-dr-ata-atun-yazdi-ortadoguda-yeni-stratejiler-ve-oyuncular-h63744.html">Prof. Dr. ATA ATUN yazdı: &amp;quot;Ortadoğuda Yeni Stratejiler ve Oyuncular..&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/trump-tan-iran-a-abluka-tehdidi-yaklasanlar-h63743.html</link>
		<title>Trump&amp;#039;tan İran&amp;#039;a &amp;quot;abluka&amp;quot; tehdidi: Yaklaşanlar derhal imha edilecek</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>ABD Başkanı Donald Trump, İran donanmasına ait 158 geminin imha edildiğini belirterek, ABD blokajını ihlal etmeye çalışacak her türlü unsurun derhal yok edileceği uyarısında bulundu.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran donanmasının büyük bir kısmının etkisiz hale getirildiğini iddia etti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İran'a ait 158 geminin "deniz dibinde yattığını" savunan Trump, halihazırda vurulmayan unsurların ise "hızlı saldırı gemileri" olarak adlandırılan küçük tekneler olduğunu, bunları o dönemde ciddi bir tehdit olarak görmediklerini ifade etti.</span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">"Derhal imha edilecekler"</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">ABD'nin bölgedeki askeri faaliyetlerine ve uygulanan ablukaya ilişkin sert mesajlar veren Trump, kalan küçük teknelerin ABD operasyon alanına yaklaşması durumunda taviz verilmeyeceğini vurguladı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Trump, "Bu gemilerden herhangi biri ablukamıza yaklaşırsa, denizde uyuşturucu kaçakçılarına karşı kullandığımız aynı öldürme sistemi kullanılarak derhal imha edileceklerdir. Bu hızlı ve acımasız bir işlemdir." ifadelerini kullandı.</span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Uyuşturucu ile mücadele vurgusu</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">TRT'nin haberinde yer alan açıklamasında uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadeledeki verilere de değinen Trump, okyanus veya deniz yoluyla ABD'ye girmeye çalışan uyuşturucuların yüzde 98,2'sinin durdurulduğunu ileri sürdü.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Trump, bu alandaki "öldürme sistemi" olarak nitelendirdiği yöntemin, askeri angajman kuralları çerçevesinde İran unsurlarına karşı da uygulanacağının sinyalini verdi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 26 06:35:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/trump-tan-iran-a-abluka-tehdidi-yaklasanlar-h63743.html">Trump&amp;#039;tan İran&amp;#039;a &amp;quot;abluka&amp;quot; tehdidi: Yaklaşanlar derhal imha edilecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/papa-leo-savas-bir-putperestliktir-artik-yeter-h63738.html</link>
		<title>Papa Leo: &amp;#039;Savaş bir putperestliktir, artık yeter&amp;#039;</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size:16px;">Liderler, savaştaki eylemlerini savunmak için dini bir araç olarak kullandılar. Başta Savunma Bakanı Pete Hegseth olmak üzere ABD'li yetkililer, Hristiyanlık inançlarından bahsetti ve ABD'yi düşmanlarına karşı savaşan bir 'Hristiyan ulusu' olarak tanımladı.</span></strong></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Katoliklerin ruhani lideri Papa Leo, cumartesi günü yaptığı açıklamada sözünü sakınmadı. ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşı besleyen 'mutlak güç yanılsamasını' kınayarak, siyasi liderleri savaşı durdurup barış süreçlerine katılmaya çağırdı. Tüm bunlar yaşanırken, ABD ve İran, Pakistan’da barış müzakerelerine başladı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Aziz Petrus Bazilikası'ndaki akşam duası sırasında ABD'den ya da ABD Başkanı Donald Trump'tan doğrudan bahsetmese de Papa'nın tonu ve mesajı, askeri üstünlükleriyle övünen ve savaşı dini kullanarak meşrulaştıran ABD yetkilileri ve Trump'ı hedef alır nitelikteydi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Leo, "Kendi benliğinize ve paraya tapmaktan (putperestlikten) artık vazgeçin!" dedi. "Güç gösterisi artık bitsin! Savaş artık bitsin!'"</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">ABD Askeri Dini Özgürlükler Vakfı (MRFF) 3 Mart 2026 tarihinde, Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Uzay Kuvvetleri de dahil olmak üzere silahlı kuvvetlerin çeşitli kollarından askeri personelden, komutanlarını İran'a karşı savaşı haklı göstermek için aşırı Hıristiyan söylemler kullanmakla suçlayan 200'den fazla şikayet aldığını duyurdu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bazilikada bulunanlar arasında Tahran Başpiskoposu Dominique Joseph Mathieu da vardı. ABD Büyükelçiliği, ABD'nin misyon şefi yardımcısı Laura Hochla tarafından temsil edildiğini belirtti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">ABD doğumlu Papa Leo başlangıçta savaşı açıkça eleştirme konusunda isteksiz davranmış ancak Palmiye Pazarından itibaren eleştirilerini arttırmıştı. Bu hafta başında Trump'ın İran medeniyetini yok etme tehditlerini "gerçekten kabul edilemez" olarak niteleyerek kınadı ve diyaloğa öncelik verilmesini istedi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Cumartesi günü Papa, iyi niyetli tüm insanları barış için dua etmeye ve siyasi liderlerinden savaşa son vermelerini talep etmeye çağırdı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Barış için dua etmenin; kılıçların, dronların veya 'haksız kazancın' olmadığı bir 'Tanrı Krallığı' inşa etmek adına 'kötülüğün şeytani döngüsünü kırmanın' bir yolu olduğunu söyleyen Papa Leo şunları kaydetti: "Bizi kuşatan, giderek daha öngörülemez ve saldırgan bir hal alan o mutlak güç yanılsamasına karşı asıl kaleyi burada (duada) buluyoruz. Yaşamın Rabbi olan Tanrı'nın o kutsal adı bile ölüm söylemlerine alet ediliyor (içine çekiliyor)."</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Liderler, savaştaki eylemlerini savunmak için dini bir araç olarak kullandılar. Başta Savunma Bakanı Pete Hegseth olmak üzere ABD'li yetkililer, Hristiyanlık inançlarından bahsetti ve ABD'yi düşmanlarına karşı savaşan bir 'Hristiyan ulusu' olarak tanımladılar.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Papa Leo ise Tanrı'nın hiçbir savaşı, özellikle de bombaların atıldığı savaşları desteklemediğini söyledi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Vatikan özellikle İsrail'in Hizbullah'la yaptığı ve güneydeki Hıristiyan toplulukların zaten acı çektiği Lübnan'a yayılan savaştan endişe duyuyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Euronews</span></em></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 21:45:38 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/papa-leo-savas-bir-putperestliktir-artik-yeter-h63738.html">Papa Leo: &amp;#039;Savaş bir putperestliktir, artık yeter&amp;#039;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/analiz/ali-kaybal-yazdi-esnafin-hali-pur-melali-h63742.html</link>
		<title>ALİ KAYBAL yazdı: &amp;quot;Esnafın Hali Pür Melali&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Peygamber Efendimiz bir gün pazarı gezer iken hoşuna giden bir buğday görüyor ve elini içine daldırıyor. Lakin buğdayın üstte olanı kuru alt tarafı ise ıslak.<br />
Peygamber Efendimiz bunun üzerine şöyle diyor;&nbsp;<br />
“Bizi aldatan bizden değildir”<br />
Resulullah’ın burada “Biz” dediği kim?&nbsp; Müslümanlar değil mi?<br />
Öyleyse Hadisi Türkçe anlaşılır hale getirirsek:<br />
“Müslümanı aldatan Müslüman değildir”&nbsp;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bakkala git, markete git, pazara git, nereye gidersen git.<br />
Aldanmayan bir Müslüman gördünüz mü?<br />
Ya da aranızda aldatılmayan Müslüman var mı?<br />
Bu işi yapan esnafın bu işten kazancı olur mu?&nbsp;<br />
Esnaf malı size verirken ne diyor; Allah bereket versin.<br />
Peki bu esnafın dükkanında bereket olur mu?&nbsp;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bereket nedir ki ?<br />
Gelin ona bir hadisi şerifle cevap bulmaya çalışalım.<br />
Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifinde;&nbsp;<br />
“<strong>Muhakkak ki Allah buyurdu ki; ‘İki ortaktan biri diğerine hıyanet etmediği sürece onların üçüncüsü benim. Şayet biri diğerine hıyanet ederse ben aralarından çıkarım</strong>.” (Kenzu’l-ummal, h.no: 9295)<br />
Bu hadise göre bir işi tek başına dürüstçe yapan esnafın da ikinci ortağı Allah’tır.<br />
Yani Esnaf işini dürüst yaptığı sürece ikinci, üçüncü ya da onuncu ortağın payı bu ticaret hanelere kalır. İşte Allah’ın bu payına “Bereket” diyoruz.&nbsp;<br />
Allah’ın payını ortadan kaldıracak bir iş yapıldığında da bu pay yok olup gidiyor.<br />
Esnaf dürüstlüğünü kaybettikçe bereketini kaybettiğinin farkında değil.<br />
Mal başından aşağı yağsa da ayağının altında ona yarar bir mal kalmaz.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Diğer bir hususa gelince;<br />
Şimdi bir moda çıkardılar.<br />
Satılacak malın üzerine konulan etiketler.<br />
19.99- 49.98 ya da 99.999 gibi.<br />
Bazen soruyorum, kardeşim bu malın bir kuruşluk nasıl bir eksiği var.<br />
Sen 19.99 lira yazılan bir etikette,<br />
Eğer adamın bir kuruşunu vermezsen işte o an haram yemiş olmuyor musun?<br />
Efendim bir kuruşla ne olur deme hakkın yok.<br />
Efendim zaten bir kuruş gibi bir paramız yok.<br />
Bu düşünceler işin safsatası.<br />
Konu kuruş değil de zehir olsaydı,<br />
İçtiğin bir damla zehirle bir şişe zehir arasında ne fark olurdu.<br />
Bir damla da bir şişe de seni öldürmeye yeter.<br />
Taneyle satılanlar için bu böyle.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Teraziyle tartılanlara gelince onlar da kendilerine göre bir yol bulmuşlar,<br />
&nbsp;Efendim biz zaten fazla tartıyoruz, diyenler çıkıyor.<br />
Senin niyetin düzgün olmadıktan sonra bir kilo versen ne olur.<br />
O bir kuruşluk miktar sana zehir zıkkım olarak geri döner. Bunu böyle bileceksin.<br />
&nbsp;Eğer peygamber “Bizi aldatan bizden değil” dediyse o bir kuruş aldatma aracıdır.<br />
Bazı esnafın en büyük hastalıklarından bir tanesi “Etiket Değiştirme” hastalığıdır.<br />
Haftada bir ya da ayda iki üç sefer etiket değiştiriyorlar.<br />
Bazen raftaki etiket değişmediği halde kasaya gelince etiket değişiyor.<br />
Soruyorsun, niye değiştiriyorsunuz diye,<br />
Efendim maliyetler sürekli artıyor.<br />
Raftaki duran malın maliyeti nasıl olur. Birisinin bunu izah etmesi lazım.<br />
Kendinizi ve insanları kandırırsınız da Allah’ın nasıl kandıracaksınız.&nbsp;<br />
Ömer Hayyam ne diyordu;<br />
“İçin temiz olmadıktan sonra&nbsp;<br />
Hacı hoca olmuşsun, kaç para!&nbsp;<br />
Hırka, tespih, post, seccade güzel;&nbsp;<br />
Ama Tanrı kanar mı bunlara?&nbsp;<br />
…</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Diğer bir önemli husus;<br />
Esnaf kul hakkının ne olduğun bile bilmiyor.<br />
En çok istismar edilen konulardan bir tanesi de bu.<br />
Kaldırımların işgali!&nbsp;<br />
Bazen sohbet esnasında “Bu şehrin esnafı tecavüzcü” diyorum, bana hemen sertleşiyorlar. Çünkü tecavüz deyince onların aklında olan karşı cinsten birisini üzerine fiziki çullanma olarak algılıyor. Akıl burada olunca doğal olarak da bu algılanıyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kaldırımlar kimin için?<br />
Kaldırımlar vatandaşın hakkı değil mi?<br />
Kaldırım bu insanların rahatça yürümeleri için değil mi?<br />
Eğer onların ise burada kul hakkına tecavüz yok mu?&nbsp;<br />
İnsanlar eşi ve çocuklarıyla rahatça geçemiyorlar.<br />
Adam kaldırımın yarısına kadar malını dizmiş. Kaldırımın iç yanına da malını dizmiş. Aradaki mesafe, bir metre ya da bir buçuk metre. Sanki kaldırımlar esnafın ön bahçesi. Bir de en dar yerine geçip birisiyle sohbete dalıyor. Geçebilene aşk olsun. Bu yetmiyormuş gibi caddenin kenarına da getirip arabasını park etmiş. Burayı da özel garajı gibi kullanıyor. Araba onun için bir depo olmuş.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bir esnafın önünden geçerken bir olay meydana gelmiş ve polis de müdahil olmuş. Esnaf şöyle diyor ;<br />
“Benim dükkânımın önüne getirip kasa koyacak öyle mi”<br />
Adam dükkanın önündeki kaldırım ve yolu kendi hakkı olarak görüyor.<br />
Dışarıdan gelen yabancı bir insan ihtiyacı olan bir şeyi alabilmek için aracını durduracak yere sahip değil. Bu insanlar bunun bile farkında değil.<br />
Bu işlemler bir an önce sonlandırılmalıdır.<br />
Bu işgal bu milletin hakkına bir tecavüzdür.<br />
Bu tecavüze de belediyeler göz yumuyor.<br />
Kimi adamını buluyor, kimi parasını kullanıyor, kimi dostunu kullanıyor bu işi hallediyor.<br />
Ondan sonra da geriye dönüp&nbsp;<br />
“Bu şehir niye kalkınmıyor”&nbsp; diye kendi kendimize soruyoruz.<br />
Eğer bir şehir hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsanız, o şehrin yazarına, pazarına ve mezarına bakın.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu üç unsur bizde içler acısı…</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">...</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Yazarın tüm yazıları için;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><u><em><span style="font-size:16px;"><a href="https://www.bursaarena.com.tr/profil/48/ali-kaybal"><strong>https://www.bursaarena.com.tr/profil/48/ali-kaybal</strong></a></span></em></u></p>

<p style="text-align: justify;"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 19:52:25 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/ali-kaybal-yazdi-esnafin-hali-pur-melali-h63742.html">ALİ KAYBAL yazdı: &amp;quot;Esnafın Hali Pür Melali&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/saglik/elektronik-sigarayi-yasallastiran-kanun-teklifi-mi-geliyor-h63740.html</link>
		<title>Elektronik sigarayı yasallaştıran kanun teklifi mi geliyor?</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Sağlığa Evet Derneği "elektronik sigara kullanımı ve yasağı" konusunda bir açıklamada bulundu.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">"Çeşitli medya kaynaklarından aldığımız haberlere göre, yeni bir tütün kontrolü kanun teklifi hazırlandığı bilgisi almış bulunmaktayız. Meslek örgütlerinden, uzmanlık derneklerinden ve ilgili STK’lardan habersiz kanun hazırlanması ve basından paylaşılan haliyle bu kanun teklifinin ülkemizin tütün mücadelesine ciddi zarar verme olasılığı bu uğurda çalışan sivil toplum örgütlerini ve uzmanları haklı olarak kaygılandırmıştır.." Şeklinde başlayan açıklamada şu ifadelere yer verildi;</span><u1:p></u1:p></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">"Tehditlerin başında, Türkiye’nin taraf olduğu Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi gereği 2008 yılından beri 4207 sayılıTütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun’da güvenci altına alınankapalı kamusal ortamlarda % 100 dumansız hava sahası ilkesini kadük eden sigaraiçme alanları tahsisi gelmektedir.</span><u1:p></u1:p></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Zaten 4207 sayılı Kanun’da tütün ürünü tüketiminin yasaklanmış olduğu alan ve kurumlar, denetim ve ihlal hükümleri yeni kanundüzenlemesi olarak sunulmaktadır. </span><u1:p></u1:p></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">4207 sayılı Kanun’daki satış noktalarında mevcut tütün ürünü teşhir ve reklam yasaklarının giderek artan şekilde ihlal edildiği bilimsel çalışmalarla ispat edilerek gösterilmesine rağmen, gerekli denetim ve yaptırımlar uygulanmamaktadır. </span><u1:p></u1:p></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bütün dünya gençliğinin sağlığını ciddi şekilde tehdit edenve ülkemizde bugüne kadar üretimi ve ticareti ya</span><span style="font-size:16px;">sak olan elektronik sigara, ısıtılmış tütün ürünü ve nikotin poşetlerinin tütün ürünü kapsamına dahil edilmesinin serbestleştirme anlamına geldiğini görüyor ve itiraz ediyoruz. Sözkonusu yeni nesil ürünlerin üretilmesi, ithali, satışa sunumu ve kullanımı mutlaka şimdiden yasaklanmalıdır.</span><u1:p></u1:p></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Eğer yeni kanunun amacı halk sağlığının iyileştirilmesi ise neden 2040’ın beklediği anlaşılmamaktadır.."</span></p>

<p style="text-align: justify;"><img class="detayFoto" src="/images/upload/2026_04_12_20_53_131.png" style="width: 232px; height: 107px;" /></p>

<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:16px;">bursaarena.com.tr</span></span></em></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 17:32:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/saglik/elektronik-sigarayi-yasallastiran-kanun-teklifi-mi-geliyor-h63740.html">Elektronik sigarayı yasallaştıran kanun teklifi mi geliyor?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/savasa-ateskes-arasi-istihbarat-orgutleri-sinifta-h63735.html</link>
		<title>Savaşa &amp;#039;ateşkes&amp;#039; arası: İstihbarat örgütleri sınıfta mı kaldı?</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><strong>İsrail, ABD ve İran arasındaki savaşta 15 günlük ateşkes sağlandı. Geride kalan 40 günlük çatışmada en çok tartışılan meselelerden biri de istihbarat kurumlarının performansı oldu. Uzmanlar, özellikle İsrail istihbaratının bu süreçte ‘iyi sınav veremediği’ görüşünde.</strong></span></span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><a href="https://www.trthaber.com/etiket/abd/" target="_blank">ABD</a>&nbsp;Başkanı Trump’ın “İran’ın teklifini müzakere edilebilir buluyorum. Bu nedenle de 15 günlük ateşkesi onaylıyorum” açıklaması tüm dünyaya şimdilik derin bir nefes aldırdı.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">‘Derin nefes aldırdı’ diyoruz çünkü Trump’a göre&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/iran/" target="_blank">İran</a>&nbsp;gerekli adımları atmadığı takdirde taş devrine gönderilecek ve bir medeniyet yok olacaktı. İran ise&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/israil/" target="_blank">İsrail</a>&nbsp;ve ABD’nin bu yönde bir adım atması halinde tüm bölgeye cehennemi yaşatacağı tehdidinde bulunmuştu.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Şimdilik korkulan olmadı. ABD ve İran 15 gün boyunca ateşkes sağlanması yönünde anlaştı. İsrail ‘Lübnan’ı dışarıda tutarak’ buna uyacağını ilan etti.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Bu ateşkes arasında geride kalan 40 güne dair farklı okumalar yapabilmek de mümkün olacak.&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/savas/" target="_blank">Savaş</a>&nbsp;taraflar için nasıl başladı, neler hedefleniyordu, günün sonunda hangileri gerçekleşti gibi sorular cevap arıyor. Ancak üzerine konuşulması gereken en önemli meselelerden biri de bu süreçte istihbarat örgütlerinin nasıl bir sınav verdiği hususu…</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><img alt="ABD Başkanı Trump'ın İsrail istihbaratından gelen bilgilere göre hareket ettiği öne sürülüyor." src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/photo_2026-04-09%2009_47_40.jpeg" /></span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">[ABD Başkanı Trump'ın İsrail istihbaratından gelen bilgilere göre hareket ettiği öne sürülüyor.]</span></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">ABD ve İsrail istihbaratı İran’da başarılı oldu mu?</span></span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><a href="https://www.trthaber.com/etiket/bursa/" target="_blank">Bursa</a>&nbsp;Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Burak Darıcılı bu soruya yanıt verirken önce önemli bir uyarıda bulunuyor. ABD ve İsrail istihbaratlarının bu süreçte pek de aynı görüşlere sahip olmadığının altını çiziyor.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Bilindiği üzere, ABD istihbarat örgütleri Başkan Trump’a İran’da halkın sokaklara dökülüp de bir isyan başlatmasının son derece güç olduğunu iletti. İsrail istihbaratı ise tam tersi bir tutum izledi. Özellikle üst düzey isimler ortadan kaldırılırsa gerisinin çorap söküğü gibi geleceği yönünde görüş bildirdi.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Trump, kendi ülkesinin istihbarat bilgisinden ziyade İsrail’e güvenmeyi tercih etti ve 28 Şubat’ta savaş çok üst perdeden bir operasyonla başladı.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><img alt="İran henüz savaşın ilk saatlerinde Dini Lider Hamaney dahil çok sayıda ismi kaybetmişti." src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/%C4%B0RAN'DA-%C3%96LD%C3%9CR%C3%9CLEN-%C3%9CST-D%C3%9CZEY-%C4%B0S%C4%B0MLER(1).jpg" /></span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">[İran henüz savaşın ilk saatlerinde Dini Lider Hamaney dahil çok sayıda ismi kaybetmişti.]</span></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">“Bütüncül bir istihbarat yaklaşımı göremedik”</span></span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Doç. Dr. Darıcılı bu noktada "decapitation strategy" olarak bilinen yaklaşımı anımsatıyor.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">“Buradaki temel yaklaşım ‘Başı keserseniz gövde çöker’ tezine dayanıyor. ‘İran’da üst düzey isimler ortadan kaldırılırsa rejimin sonu kendiliğinden gelir’ görüşüne çok güvenildi. Özellikle İsrail istihbaratı bu kartı oynadı. ABD tarafını da ikna etti. Ancak günün sonunda evdeki hesap çarşıya uymadı” diyor.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Savaşın ilk gününde İran Dini Lideri Hamaney başta olmak üzere çok sayıda üst düzey ismin saatler içinde saf dışı bırakılmasını ‘İran için fiyasko, ABD-İsrail adına ciddi başarı’ olarak tanımlıyor Darıcılı.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Ancak üst düzey isimlerin yerine gelebilecek muhtemel adaylar üzerinde iyi düşünülmediğini vurgulayıp, devam ediyor:</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><em>“Dini Lider, Devrim Muhafızları Komutanı ya da siyasi bürodan isimler… İsrail ve ABD buradan en kritik isimleri temizledi. Ancak onların yerine gelenler daha radikal çizgiden oldu. Orta ve alt düzeye odaklanamamış istihbarat örgütleri. Ve süreci doğru okuyamadılar.</em></span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><em>Bir diğer husus da 40 gün süren çatışma boyunca İran’ın bir şekilde füze ve kamikaze İHA atışlarına aralıksız devam etmesi. Trump ikinci hafta ‘İran’da vurulacak askeri hedef kalmadı’ dedi. Ancak Tahran o günden son ana kadar neredeyse her gün bir şekilde karşı tarafa hasar verebilmeyi başardı. Füzelerin atış rampaları, İHA üretim tesisleri ve bunların depolandığı alanlarda istihbarat örgütlerinin daha iyi bir sınav vermesi gerekirdi.</em></span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><em>Hatta bir adım daha ileri gidelim… İsrail istihbaratının ateşkes olacağına dair bir öngörüsü olduğunu bile düşünmüyorum. Ateşkesten saatler önce bile İsrailli siyasiler ve basın mensupları kesinlikle ateşkes olmayacağını yazıyordu. İsrail bu süreci de doğru okuyamadı ve yönetemedi.”</em></span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><img alt="İsrail istihbaratına göre İran halkı bir kıvılcımı ateşe döndürebilecek ve sistem kendi kendine çökecekti. Ancak yüz binlerce İranlı rejime destek için sokaklara döküldü." src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/irandaki-protestolar-1280x720.jpg" /></span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">[İsrail istihbaratına göre İran halkı bir kıvılcımı ateşe döndürebilecek ve sistem kendi kendine çökecekti. Ancak yüz binlerce İranlı rejime destek için sokaklara döküldü.]</span></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Ateşkes sürecinde istihbarat örgütleri ne yapacak?</span></span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Madalyonun bir de ateşkes süreci var. Doç. Dr. Ali Burak Darıcılı’ya göre özellikle ABD ve İsrail istihbaratları bu süreci son derece yoğun geçirecek.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Her şeyden önce üç ülkenin istihbaratının da ‘ateşkes şartlarına ne kadar uyulduğu’ meselesine kafa yoracağını vurguluyor Darıcılı ve sözlerini şöyle tamamlıyor:</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">“Elbette diğer yandan özellikle ABD ve İsrail istihbaratları muhakkak B planı üzerinde çalışmaya devam edecek. Yani eğer anlaşma bozulur ve eski düzene dönülürse farklı hamleler yapabilecek bir hazırlıktan bahsediyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Ayrıca bu 15 günlük ateşkeste İran toparlanacak. Yeniden füze ve Kamikaze İHA üretimleri olacak.&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/istihbarat/" target="_blank">İstihbarat</a>&nbsp;örgütleri bu kapasiteyi daha yakından izlemeye çalışacak.</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Tabi tüm bunların yanında bir de ABD-İsrail imzalı bir suikast listesi var. Her ne kadar ateşkes olsa da bu listedeki isimlerin aldığı her nefes izlenmeye çalışılacak. Ve olası bir aksilikte buradan da hızla sonuç alınmaya çalışılacak.”</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:16px;">Sertaç Aksan / TRT - Dosya haber</span></span></em></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 15:20:15 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/savasa-ateskes-arasi-istihbarat-orgutleri-sinifta-h63735.html">Savaşa &amp;#039;ateşkes&amp;#039; arası: İstihbarat örgütleri sınıfta mı kaldı?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/analiz/remzi-dilan-yazdi-bir-ihtimal-daha-var-h63737.html</link>
		<title>REMZİ DİLAN yazdı: &amp;quot;Bir İhtimal Daha Var..&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Türkiye, aynı anda iki farklı cephede ilerliyor:</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Biri içeride siyaset ve ekonomi,</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">diğeri sınırlarımızın hemen ötesinde başlayan savaş.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş, kısa sürede bölgesel bir krize dönüştü.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İran’ın misillemeleri, Hürmüz Boğazı tehdidi ve enerji hatları üzerindeki riskler, dünya ekonomisini sarstı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Son günlerde ise savaş yerini kırılgan bir ateşkese bıraktı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ancak bu ateşkes, bir barıştan çok nefes alma arası gibi görünüyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>AYNI ANDA 4 HİKÂYE</b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Türkiye bugün tek bir hikâye yaşamıyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Aynı anda birçok hikâyenin içinde:</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">• <b>Barış süreci ile şüphe, Yanlı yargı ile tartışma, Ekonomi ile sabır, Savaş ile tedirginlik… </b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hepsi iç içe geçmiş durumda ve belki de en zor olan şu:</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu kadar çok hikâyenin ortasında, hangi gerçeğin ağır bastığını anlamak…</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">***</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Türkiye’de yeniden konuşulmaya başlanan ‘<b>çözüm süreci</b>’nde bugün tartışılan mesele sadece silahların susması değil, aynı zamanda siyasetin yeniden dizayn edilmesi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>Öcalan’a İmralı’da yeni bir konut yapıldığı</b> iddiaları, kimilerine göre ‘<b>barış için zemin’</b>, kimilerine göre de ‘<b>devletin tavizi’</b> olarak tartışılıyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Asıl soru ise şu; <b>bu süreç gerçekten toplumsal barışı mı hedefliyor, yoksa yeni bir siyasi denklemin parçası mı?</b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">***</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Belediye seçimlerini yitiren AKP yönetiminin, bunun ‘<b>iktidarı da yitirmek</b>’ olduğunu anladığı ve telaşa kapıldığı, seçimle bir daha kazanamayacağı belediyeleri <b>yargıyı kullanarak ele geçirme operasyonunu </b>bu amaçla başlattığı <b>kamuoyundaki yaygın kanaat.</b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">AKP liderinin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ileride <b>Cumhurbaşkanlığı seçiminde rakip olarak karşısına çıkmasını engellemek için ona tuzaklar kurduğu</b> iddiaları hem içerde hem de yurt dışında açıkça seslendiriliyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">***</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Siyaset ne kadar konuşursa konuşsun, halkın gündemi değişmiyor:</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>Artan hayat pahalılığı, düşen alım gücü ve derinleşen gelir adaletsizliği…</b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu tablo, siyasetin bütün tartışmalarının üstünde duruyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Çünkü vatandaş için mesele çok basit:</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>“Geçinebiliyor muyum?”</b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Eğer bu sorunun <b>cevabı ‘hayır’</b> ise, diğer tüm <b>tartışmalar ikinci plana</b> düşüyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>ARA SEÇİM TARTIŞMALARI</b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">‘<b>Ara seçim’</b> tartışmaları da tam bu noktada devreye giriyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Türkiye siyasetinde ara seçimler çoğu zaman “<b>küçük seçimler</b>” diye küçümsenir. Oysa <b>bu küçük sandıklar, büyük kasırgaların habercisi </b>olmuştur.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>İlk örnek</b>; 1950-1960 yılları arasındaki ‘<b>Demokrat Parti’nin Çatlayan Zırhı’ </b>olarak nitelenen <b>1957 ara seçimi:</b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Demokrat Parti’nin 1950’deki zaferi, halkın özgürlük ve değişim arzusunun sandığa yansımasıydı. 1954 ara seçimleri, bu rüzgârın hâlâ güçlü estiğini gösterdi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ancak, 1957’ye gelindiğinde<b> ekonomi tökezlemeye başladı, enflasyon ve dış borç baskısı arttı. Ara seçimlerde muhalefetin oylarını artırması, DP’nin zırhında ilk çatlakların belirdiğini işaret ediyordu. </b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>İkinci örnek</b>; 14 Ekim 1979’da <b>Süleyman Demirel’in</b> Genel Başkanlığındaki <b>Adalet Partisi (AP)</b> sahneye “<b>bej bej</b>” sloganıyla çıktı. <b>Beş ilde beş milletvekilliği hedefi, bir anda siyasi arenada moral fırtınasına dönüştü.</b> Ekonomik kriz, sokak çatışmaları ve siyasi istikrarsızlık içinde <b>seçmen, AP’ye yönelerek 5 milletvekilliğini de kazandırdı ve iktidara sert bir uyarı verdi</b>. Küçük sandıklar, büyük bir mesaj taşıdı: halkın sabrı tükeniyordu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>ARA SEÇİMLER SİYASETİN BAROMETRESİ</b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>Özetle,</b> ara seçimler siyasetin küçük barometresi. <b>Halkın öfkesi, umudu, beklentisi bu küçük sandıklarda ölçülüyor</b>. 1950’lerde Demokrat Parti’nin yükselişi ve düşüşü, 1979’da Demirel’in moral zaferi, 2003’te Erdoğan’ın siyasi dönüşümü… Hepsi ara seçimlerin küçük dalgalarıydı. Unutmayalım: <b>küçük dalgalar bazen büyük fırtınaların habercisidir.</b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Temennimiz, TBMM’de boş bulunan 8 milletvekilliği için CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, başlattığı turların sonunda <b>tüm muhalefet partilerinin desteğini aldığı </b>‘<b>Ara Seçim’ talebinin </b>Cumhur İttifakı’nca da benimsenerek, seçmenin iradesinin kısmen de olsa tazelenmesi…</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">---</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>İYİ HAFTALAR</b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>remzidilan_48@hotmail.com</b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>---</b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yazarın tüm yazıları için;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><a href="https://www.bursaarena.com.tr/profil/79/remzi-dilan"><u><em><strong>https://www.bursaarena.com.tr/profil/79/remzi-dilan</strong></em></u></a></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 13:15:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/remzi-dilan-yazdi-bir-ihtimal-daha-var-h63737.html">REMZİ DİLAN yazdı: &amp;quot;Bir İhtimal Daha Var..&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/koyluler-sahip-cikiyor-enver-hoca-nin-son-heykeli-h63736.html</link>
		<title>Köylüler sahip çıkıyor: Enver Hoca&amp;#039;nın son heykeli</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Arnavutluk’un eski lideri Enver Hoca’nın 41'inci ölümünün yıl dönümünde, 1990’larda yıkılan heykellerinin aksine bir köyde saklanan son heykeli yeniden gündeme geldi.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">11 Nisan 1985'te hayatını kaybeden&nbsp;<a href="https://www.odatv.com/etiket/enver-hoca" target="_blank" title="Enver Hoca Haberleri">Enver Hoca</a>&nbsp;ölümünün 41'inci yıl dönümünde yeniden hatırlandı. Enver Hoca döneminin ardından, 1990’lı yılların başında&nbsp;<a href="https://www.odatv.com/etiket/arnavutluk" target="_blank" title="Arnavutluk Haberleri">Arnavutluk</a>’ta geçmişe ait sembollere yönelik geniş çaplı bir tasfiye süreci başlatılmıştı. Ülke genelinde birçok heykel yıkılırken ya da hurdaya ayrılırken, küçük bir köyde saklanan bir heykel ise bu sürecin dışında kaldı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">KÜÇÜK BİR KÖYDE SAKLANAN TARİH</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ancak Elbasan bölgesindeki Labinot Mal köyünde bulunan bir Enver Hoca heykelinin kaderi diğerlerinden farklı oldu. Yaklaşık 6 bin nüfuslu köyde yaşayanlar, heykeli koruma altına alarak yıllardır saklıyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Evrensel'den Kavel Alpaslan'ın bugünkü köşe yazısına göre, heykelin, samanlar arasında bir depoda muhafaza edildiği belirtilirken, köylüler nesilden nesile bu mirasa sahip çıkmayı sürdürüyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Köylüler sahip çıkıyor: Enver Hoca'nın son heykeli - Resim : 1" height="547" loading="lazy" src="https://img.odatv.com/rcman/Cw820h547q95gm/storage/files/images/2026/04/12/basliksiz-2-1jlp.jpg" width="820" /></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">GEÇMİŞLE BAĞ KOPARILMADI</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Köylüler için heykel yalnızca bir figür değil, aynı zamanda tarihsel bir hatıranın parçası. Bölgenin, Arnavut Ulusal Kurtuluş Ordusu’nun kuruluşuna ev sahipliği yapması da bu bağlılığı güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">YIKIM VE DÖNÜŞÜMÜN ARDINDAN GELEN TARTIŞMA</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Sosyalist sistemin çöküşü sonrası Batı ile yakınlaşan Arnavutluk’ta yaşanan dönüşüm süreci, beraberinde ekonomik ve toplumsal sorunları da getirdi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu süreçte geçmişin sembollerine yönelik tutum ile ülkenin bugün geldiği nokta arasındaki karşılaştırmalar, farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oluyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">TARTIŞMALAR SÜRÜYOR</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bir yanda geçmiş döneme yönelik eleştiriler, diğer yanda o dönemin mirasına sahip çıkanlar bulunurken; Labinot Mal köyünde saklanan heykel, bu tartışmaların sembolik örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Köylüler sahip çıkıyor: Enver Hoca'nın son heykeli - Resim : 3" height="462" loading="lazy" src="https://img.odatv.com/rcman/Cw820h462q95gm/storage/files/images/2026/04/12/yyy-ojvh.png" width="820" /></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">ENVER HOCA KİMDİR</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">1944 yılından 1985’teki ölümüne kadar yaklaşık 41 yıl boyunca Arnavutluk’u yöneten&nbsp;<a href="https://www.odatv.com/etiket/komunist" target="_blank" title="komünist Haberleri">komünist</a>&nbsp;<a href="https://www.odatv.com/etiket/lider" target="_blank" title="lider Haberleri">lider</a>&nbsp;ve devlet adamı Enver Hoca, Arnavutluk Emek Partisi’nin birinci sekreteri olarak görev yaptı. Ülkesini Marksist-Leninist çizgide yönetti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">1967’de Arnavutluk’u “dünyanın ilk ateist devleti” ilan etmesi, ülke genelinde binlerce sığınak inşa ettirmesi ve SSCB ile Çin dahil olmak üzere müttefikleriyle yollarını ayırarak kendi ideolojik çizgisini oluşturması, döneminin en dikkat çeken özellikleri arasında yer aldı. Ayrıca II. Dünya Savaşı sırasında İtalyan ve Alman işgaline karşı direnen partizan hareketinin liderlerinden biri olarak öne çıktı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:16px;">Odatv</span></span></em></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 11:12:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/koyluler-sahip-cikiyor-enver-hoca-nin-son-heykeli-h63736.html">Köylüler sahip çıkıyor: Enver Hoca&amp;#039;nın son heykeli</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/iran-devrim-muhafizlari-hurmuz-e-yaklasacak-her-turlu-askeri-h63739.html</link>
		<title>İran Devrim Muhafızları: Hürmüz&amp;#039;e yaklaşacak her türlü askeri gemiye sert karşılık verilecek</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun, askeri gemilerin Hürmüz Boğazı'na yaklaşmasına ciddi bir karşılık verileceği uyarısında bulunduğu bildirildi.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İran devlet televizyonu&nbsp;Press TV’nin&nbsp;haberine göre,&nbsp;İran Devrim Muhafızları Ordusu, askeri gemilerin&nbsp;Hürmüz Boğazı'na&nbsp;yaklaşmasına ciddi bir&nbsp;karşılık&nbsp;verileceği konusunda uyardı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İlgili haberde,&nbsp;<em>"Hürmüz Boğazı'na herhangi bir savaş gemisinin yaklaşmasına sert bir karşılık verilecek"&nbsp;</em>ifadelerine yer verildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Daha önce ABD Başkanı&nbsp;Donald Trump, İran’ın uluslararası kuralları ihlal ettiğini savunarak, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerin&nbsp;ablukaya alınacağını&nbsp;açıklamıştı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Trump ayrıca, boğazın yakında kapatılacağını ileri sürerek,&nbsp;İngiltere&nbsp;ve daha birkaç ülkenin&nbsp;mayın temizleme&nbsp;gemileri göndereceğini dile getirmiş, ayrıca orduya boğazdan geçiş için İran'a ödeme yapan tüm gemileri izleme ve ele geçirme emri verdiğini söylemişti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><em><span style="font-size:16px;">SPUTNİK Haber Ajansı</span></em></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 09:21:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/iran-devrim-muhafizlari-hurmuz-e-yaklasacak-her-turlu-askeri-h63739.html">İran Devrim Muhafızları: Hürmüz&amp;#039;e yaklaşacak her türlü askeri gemiye sert karşılık verilecek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/analiz/mehmet-solak-yazdi-yer-alti-maden-iscilerinin-haklari-h63734.html</link>
		<title>MEHMET SOLAK yazdı: &amp;quot;Yer Altı Maden İşçilerinin Hakları&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yer altı maden işçiliği, çalışma koşullarının ağırlığı ve taşıdığı riskler nedeniyle İş Kanunu ve ilgili mevzuatta "pozitif ayrımcılık" ilkesiyle korunmuştur. Bu nedenle de yer altı maden işçilerine standart bir çalışandan farklı çalışma süreleri, ücret ve izin hakları tanımıştır. Bu hususları teker teker inceleyelim.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>1-Ücret ve Çalışma Saatleri</b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu düzenlemelerden en önemlisi bu sektörde yer alan işçilerin ücretlerine ilişkindir. Buna göre Kömür ve Linyit çıkarılan maden işyerlerinde işçilere ödenecek ücret, <b>asgari ücretin 2 katından az olamaz.</b> Önemle belirtmek isteriz ki bu hak yer üstünde veya açık sahada maden işletmelerinde geçerli değildir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bunun yanı sıra normal işletmelerden farklı olarak;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Standart bir işçi için haftalık çalışma süresi 45 saat iken, yer altı maden işçileri için bu süre <b>37,saattir</b>. Günlük çalışma süresi ise en fazla 11 saat yerine <b>7,5 saat olarak uygulanır</b>.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Haftalık çalışma süresi En çok 37,5 saattir. Yer altı maden işlerinde çalışan işçiler için haftalık 37,5 saati aşan her çalışma, fazla mesai olarak değerlendirilir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Diğer işyerlerinde işçinin onayıyla yıllık 270 saate kadar fazla çalışma yapılabilirken, yeraltı maden işyerlerinde zorunlu ve olağanüstü haller (iş güvenliği riski, arıza vb.) dışında<b> </b>fazla çalışma yapılamaz. Fazla mesai yapılması halinde<b> fazla mesai ücretleri</b> % 50 zamlı yerine <b>%100 zamlı </b> ödenir. Örneğin saatlik ücreti 500-TL olan işçiye bir saatlik fazla mesai yapması halinde ayrıca 1.000-TL fazla mesai ücreti ödenmelidir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>2- Yıllık Ücretli İzin Hakkı </b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yıllık izin süreleri, işçinin kıdemine göre (14, 20, 26 gün gibi) belirlenir. Ancak yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin izin hakları hesaplanırken, standart sürelere 4’e<b>r gün eklenir.</b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Örneğin; 1 yıldan 5 yıla kadar kıdemi olan normal bir işçi 14 gün izin hakkına sahipken, aynı kıdeme sahip yer altı maden işçisi <b>14 + 4 = 18 gün</b> yıllık ücretli izin hakkına sahiptir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>3- Emeklilikte Yıpranma Payı </b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yer altı maden işçiliği, fiziksel olarak en çok yıpratan meslek gruplarından biridir. Bu nedenle SGK bu işçilere "Fiili Hizmet Süresi Zammı" (FHSZ) hakkı tanır. Yer altında geçirilen her 360 gün için, sigortalılık süresine <b>180 gün (6 ay)</b> ilave edilir. Bu durum, maden işçilerinin diğer çalışanlara göre çok daha erken yaşta emekli olabilmelerinin yolunu açar.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu FHSZ süreleri toplam prim gün sayısına eklenir ve emeklilik yaşından düşülür. Örneğin 10 yılı tamamlayan bir işçi 1.800 gün de FHSZ’ye hak kazanır ve bu 1.800 gün işçinin emeklilik yaşından indirilir. Yeraltı maden işyerlerinde 20 yıl çalışan işçiler için emeklilik yaşı 50 olarak uygulanmaktadır.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Normalde SGK’dan ölüm aylığı (dul ve yetim aylığı) bağlanabilmesi için en az 900 gün prim gerekli iken, kömür ve linyit madenlerinde yeraltı işyerlerinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden işçiler için 900 gün şartı aranmaz. Bu işçilerin varsa SGK’ya olan borçları silinir ve hak sahiplerine aylık bağlanır. Ayrıca hak sahiplerine ölüm geliri bağlanır.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><b>5- İşten Çıkarma ve İşe İade</b></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">4857 sayılı İş Kanunu'na göre normalde 30 veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde iş güvencesi hükümlerinden yararlanırken maden ocaklarında sebepsiz yere işten çıkarılan işçi <b>İşe İade Davası</b> açma hakkı için 6 ay kıdem şartı da aranmaz.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yazımızı yeraltı maden işyerlerinde 18 yaşından küçükler ile her yaşta kadın ve engellilerin çalıştırılması yasak olduğunu vurgulayarak bitirelim.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">.....</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yazarın tüm yazıları için;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.bursaarena.com.tr/profil/150/mehmet-solak"><u><em><strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">https://www.bursaarena.com.tr/profil/150/mehmet-solak</span></span></strong></em></u></a></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 07:05:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/mehmet-solak-yazdi-yer-alti-maden-iscilerinin-haklari-h63734.html">MEHMET SOLAK yazdı: &amp;quot;Yer Altı Maden İşçilerinin Hakları&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/saglik/yeni-covid-varyanti-cicada-hakkinda-neler-biliniyor-cocuklar-h63733.html</link>
		<title>Yeni Covid varyantı &amp;quot;cicada&amp;quot; hakkında neler biliniyor? Çocuklar daha mı savunmasız?</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Dünya Sağlık Örgütü (WHO), şu ana kadar 23 ülkede tespit edilen, yüksek sayıda mutasyon içeren yeni bir Covid-19 varyantını izlemeye aldı.</strong></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Resmi adı BA.3.2 olan ve "cicada" (ağustos böceği) olarak anılan bu varyant; ABD, Hong Kong, Mozambik ve İngiltere'de de görüldü.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Varyantın diğerlerine kıyasla daha tehlikeli olduğuna dair bir kanıt bulunmasa da uzmanlar, çocukların bu varyanta yakalanma olasılığının yetişkinlere göre daha yüksek göründüğünü belirtiyor. Peki ne kadar endişelenmeliyiz?</span></p>

<h2 id="Cicada-varyantı-nedir" style="text-align: justify;" tabindex="-1"><span style="font-size:16px;">Cicada varyantı nedir?</span></h2>

<figure>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Bir dal üzerinde duran ağustos böceği" height="1204" loading="lazy" sizes="(min-width: 1008px) 760px, 100vw" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/c7bc/live/15a58b80-33f9-11f1-a4ee-f9cebb92412a.jpg.webp" srcset="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/240/cpsprodpb/c7bc/live/15a58b80-33f9-11f1-a4ee-f9cebb92412a.jpg.webp 240w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/320/cpsprodpb/c7bc/live/15a58b80-33f9-11f1-a4ee-f9cebb92412a.jpg.webp 320w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/480/cpsprodpb/c7bc/live/15a58b80-33f9-11f1-a4ee-f9cebb92412a.jpg.webp 480w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/624/cpsprodpb/c7bc/live/15a58b80-33f9-11f1-a4ee-f9cebb92412a.jpg.webp 624w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/c7bc/live/15a58b80-33f9-11f1-a4ee-f9cebb92412a.jpg.webp 800w" style="width: 838px; height: 471px;" width="2142" /></span></p>

<p role="text" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Kaynak, Getty Images</span></span></p>

<figcaption dir="ltr">
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Varyant İngilizcede "ağustos böceği" anlamına gelen "cicada" kelimesiyle anılıyor</span></span></p>
</figcaption>
</figure>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">BA.3.2 varyantına "cicada" adı verilmesinin nedeni, ilk tespit edildikten sonra dünyanın bazı bölgelerinde uzun süre "uykuda" kalması; tıpkı ağustos böceklerinin uzun süre yeraltında yaşaması gibi.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Varyant ilk kez Kasım 2024'te Güney Afrika'da tespit edildi, ancak vakalarda artış Eylül 2025'e kadar başlamadı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">BBC Dünya servisinden Kate Bowie'nin haberine göre, geçen ay ABD'deki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), 25 eyalette vakaların görüldüğünü açıkladı.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kuruma göre BA.3.2; dört yolcudan alınan burun sürüntülerinde, beş hastanın klinik örneklerinde ve 132 atık su örneğinde tespit edildi.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">WHO da varyantı "izleme" kategorisine aldı. Bu, varyantın "öncelikli dikkat gerektirebileceği" ve küresel halk sağlığı açısından bir tehdit oluşturup oluşturmadığının araştırıldığı anlamına geliyor.</span></p>

<h2 id="Çocuklar-daha-mı-kolay-yakalanıyor" style="text-align: justify;" tabindex="-1"><span style="font-size:16px;">Çocuklar daha mı kolay yakalanıyor?</span></h2>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">New York'taki vakalar üzerinde yapılan veri analizi, Covid varyantı araştırmacısı Ryan Hisner'a göre çocukların BA.3.2 için pozitif test verme olasılığının yetişkinlerden daha yüksek olabileceğini gösteriyor.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Cambridge Üniversitesi Terapötik İmmünoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü'nden Prof. Ravindra Gupta, "Bu çalışma henüz hakemli değil ya da yayımlanmadı ama doğru görünüyor" diyor.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bunun nedenine dair farklı teoriler var. Bunlardan biri, cicada varyantının daha önce görülmemiş olması nedeniyle bağışıklık sistemi tarafından tanınmasının zor olması.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Genel olarak daha az sayıda virüs ve Covid enfeksiyonu geçirdikleri için çocukların bağışıklığının yetişkinlere göre daha düşük olduğuna dikkat çeken Gupta, "Bu yüzden bu virüse karşı bağışıklıklarının daha zayıf olması beklenir" diyor.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yetişkinlerde ise virüslere karşı koruyucu antikorlar üretimi yıllar içinde olgunlaşır ve bağışıklığın genişlemesine katkı sağlar.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Gupta, "Çocuklar bu olgunlaşma sürecinden çok daha az yıl geçirmiştir. Bu da virüse karşı daha hassas olmalarını kısmen açıklayabilir" diye ekliyor.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bazı araştırmacılar ise cicada varyantındaki yüksek derecede mutasyona uğramış bir proteinin çocuklardaki enfeksiyonlarla bağlantılı olabileceğini öne sürüyor.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Gupta ve ekibi, varyantın neden çocukları daha fazla etkiliyor göründüğünü anlamak için pediatrik örnekler üzerinde çalışmayı planlıyor.</span></p>

<h2 id="Belirtiler-neler" style="text-align: justify;" tabindex="-1"><span style="font-size:16px;">Belirtiler neler?</span></h2>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Şu ana kadar cicada varyantının insanları diğer varyantlara göre daha ağır hasta ettiğine dair bir kanıt yok.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İngiltere'deki East Anglia Üniversitesi'nden epidemiyolog (salgın hastalıklar uzmanı) Prof. Paul Hunter, "Daha sık görülen özel bir belirti de yok" diyor.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Covid-19 ateş, öksürük, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı, yorgunluk, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, nefes darlığı ve ishal gibi belirtilere yol açabilir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Reading Üniversitesi'nden virolog Ian Jones bu durumu, "Virüs, varyanttan bağımsız olarak aynı hücreleri hedef alır… bu nedenle ortaya çıkan belirtiler aşağı yukarı aynıdır" diye açıklıyor.</span></p>

<figure>
<p role="text" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Mikroskop altındaki virüsler" height="1309" loading="lazy" sizes="(min-width: 1008px) 760px, 100vw" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/fcd3/live/c4e2bfa0-3354-11f1-8606-05fe34b06e1b.jpg.webp" srcset="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/240/cpsprodpb/fcd3/live/c4e2bfa0-3354-11f1-8606-05fe34b06e1b.jpg.webp 240w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/320/cpsprodpb/fcd3/live/c4e2bfa0-3354-11f1-8606-05fe34b06e1b.jpg.webp 320w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/480/cpsprodpb/fcd3/live/c4e2bfa0-3354-11f1-8606-05fe34b06e1b.jpg.webp 480w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/624/cpsprodpb/fcd3/live/c4e2bfa0-3354-11f1-8606-05fe34b06e1b.jpg.webp 624w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/fcd3/live/c4e2bfa0-3354-11f1-8606-05fe34b06e1b.jpg.webp 800w" style="text-align: center;" width="2291" /></span></p>

<p role="text" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Kaynak, Getty Images</span></span></p>

<figcaption dir="ltr">
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Covid-19 gibi virüsler sık sık mutasyona uğrar</span></span></p>
</figcaption>
</figure>

<h2 id="Neden-bu-kadar-çok-mutasyona-uğradı" style="text-align: justify;" tabindex="-1"><span style="font-size:16px;">Neden bu kadar çok mutasyona uğradı?</span></h2>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Tüm virüsler zaman içinde mutasyona uğrar ve Covid-19 gibi RNA virüsleri özellikle hızlı mutasyon geçirir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">ABD'deki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), BA.3.2'yi "yüksek derecede farklılaşmış" olarak tanımlıyor. Bu, varyantın orijinal Omicron varyantından oldukça farklı olduğu anlamına geliyor.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Jones'un aktardığına göre bu mutasyonlar, bağışıklık sisteminin virüsü tanımasını zorlaştırabilir ve "bir dereceye kadar" mevcut bağışıklıktan kaçmasına yardımcı olabilir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">"Virüs açıkça başarılı; toplumdaki antikorlardan kaçıyor ve bu yüzden yavaş yavaş yayılıyor."</span></p>

<h2 id="Aşılar-hâlâ-işe-yarıyor-mu" style="text-align: justify;" tabindex="-1"><span style="font-size:16px;">Aşılar hâlâ işe yarıyor mu?</span></h2>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu mutasyonlar nedeniyle Covid aşıları cicada varyantına karşı daha az etkili olabilir. Ancak uzmanlar, mevcut aşıların yine de bir miktar koruma sağladığını vurguluyor.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Jones, "Enfekte olabilirsiniz ama hastalığı hafif geçirirsiniz" diyor.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">WHO'ya göre bugüne kadar dünya nüfusunun yüzde 67'si Covid-19'a karşı aşılandı.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ancak yeni varyantlara karşı güncellenmiş "hatırlatma" aşılarına erişim dünya genelinde eşit değil.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Jones'a göre ilaç şirketlerinin cicada'ya özel yeni bir aşı geliştirmesi, ancak vaka sayısı ve hastalığın şiddeti ciddi şekilde artarsa olası.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Endişelenmeli miyiz?</strong></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Epidemiyolog Hunter'a göre Covid-19 virüsünün yeni varyantlarının ortaya çıkması şaşırtıcı değil.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İnsanlar var olduğu sürece bu virüsün yeni varyantlarını görmeyi sürdüreceğimizden bahseden Hunter, "SARS-CoV-2'nin tamamen ortadan kalkması pek olası değil" diyor.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Cicada varyantındaki artış, toplam Covid vakalarının ya da ölümlerin de artacağı anlamına gelmeyebilir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hunter, "Varyantlar düzenli olarak ortaya çıkacak ve enfeksiyon dalgalarına katkıda bulunacak… ancak ölümler ve ağır hastalıkların azalmaya devam etmesi muhtemel" diye ekliyor.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">WHO aralık ayında yaptığı açıklamada, cicada ile ilişkili olarak hastalığın ağırlaşmasına, hastaneye yatış ya da ölüm oranlarına dair bir veri bulunmadığını ve varyantın halk sağlığı açısından düşük risk taşıdığını belirtmişti.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Jones, "Covid-19 artık kış aylarında görülen sıradan solunum yolu enfeksiyonlarından biri haline geldi. İnsanların bunun farkında olması yeterli" diyor.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">"Kendilerini aşıdan fayda görecek durumda hissediyorlarsa gidip aşılarını yaptırmalılar."</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bununla birlikte 65 yaş üstü bireyler, bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve kronik hastalığı bulunanlar Covid-19'u ağır geçirebilir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Gupta, "Çocuğunuzda mevcut akciğer, kalp hastalığı ya da bağışıklık yetmezliği varsa erken tıbbi yardım almak önemli" diyor.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">"Ancak sağlıklı çocukların çoğunda hastalık kendiliğinden sınırlı seyredecektir."</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 26 22:49:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/saglik/yeni-covid-varyanti-cicada-hakkinda-neler-biliniyor-cocuklar-h63733.html">Yeni Covid varyantı &amp;quot;cicada&amp;quot; hakkında neler biliniyor? Çocuklar daha mı savunmasız?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/ekonomi/kamu-bankalarindaki-kredi-kredi-karti-ve-cek-karnesine-iliskin-sinirlamalar-h63731.html</link>
		<title>Kamu bankalarındaki kredi, kredi kartı ve çek karnesine ilişkin sınırlamalar yeniden belirlendi</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Kamu bankalarında kredi kullanımına ilişkin düzenlemelerde önemli bir değişikliğe gidildi. Yapılan güncelleme ile birlikte kredi, kredi kartı ve çek karnesi kullanımına ilişkin sınırlamalar daha geniş bir akraba grubunu kapsayacak şekilde yeniden belirlendi. İşte ayrıntılar...</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kamu bankalarında yönetim kurulu üyelerinin yakınlarının kredi kullanımına ilişkin sınırlama genişletilerek ikinci dereceye kadar akrabaları da kapsama dahil edildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="" decoding="async" loading="lazy" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/7b0a32/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/04/11/kamu-bankalarinda-kredi-kullanimina-yeni-sinir-1775898739780.jpg&amp;mw=600" title="kamu-bankalarinda-kredi-kullanimina-yeni-sinir-1775898739780.jpg" /></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">KAMU BANKALARINDAN ORTAK KARAR</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hazine ve Maliye Bakanlığından edindiği bilgiye göre,&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/ziraat-bankasi" target="_blank">Ziraat Bankası</a>,&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/halkbank" target="_blank">Halkbank</a>&nbsp;ve&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/vakifbank" target="_blank">VakıfBank</a>'ın 9 Nisan'da İstanbul'da gerçekleştirilen olağan genel kurullarında düzenlemeye ilişkin karar alındı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Daha önce yalnızca yönetim kurulu üyeleri, eşleri ve velayet altındaki çocuklarını kapsayan kredi sınırlaması, artık ikinci dereceye kadar akrabaları da içine alacak şekilde genişletildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="" decoding="async" loading="lazy" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/a2d1b6/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/04/11/kamu-bankalarinda-kredi-kullanimina-yeni-sinir-1775898738946.jpg&amp;mw=600" title="kamu-bankalarinda-kredi-kullanimina-yeni-sinir-1775898738946.jpg" /></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">KİMLERİ KAPSIYOR?</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yeni düzenlemeyle birlikte yönetim kurulu üyelerinin anne, baba ve kardeşleri de bu kapsamda değerlendirilecek. Bu kişiler, ilgili kamu bankalarından kredi, kredi kartı ve çek karnesi kullanabilecek ancak belirlenen yasal sınırların üzerine çıkamayacak.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bankacılık Kanunu çerçevesinde mevcut uygulamada olduğu gibi, bu kişilerin kredi kullanım limiti yönetim kurulu üyesinin aylık net ücretinin belirli katları ile sınırlandırılmaya devam edecek.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="" decoding="async" loading="lazy" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/94dea3/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/04/11/kamu-bankalarinda-kredi-kullanimina-yeni-sinir-1775898746488.jpg&amp;mw=600" title="kamu-bankalarinda-kredi-kullanimina-yeni-sinir-1775898746488.jpg" /></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">HAZİNE DESTEKLİ KREDİLER İSTİSNA TUTULDU</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Düzenleme kapsamında, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından sübvanse edilen Hazine faiz destekli krediler kapsam dışında bırakıldı. Tarım ve esnaf kredilerinin kamu bankaları aracılığıyla yürütülmesi nedeniyle bu alanlarda erişim kısıtlamasına gidilmedi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu kapsamda&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/ziraat-katilim-bankasi" target="_blank">Ziraat Katılım Bankası</a>&nbsp;ve Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden sağlanan tarımsal destekli krediler ile Halkbank üzerinden verilen esnaf kredileri düzenlemeden etkilenmeyecek.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="" decoding="async" loading="lazy" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/fc86e1/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/04/11/kamu-bankalarinda-kredi-kullanimina-yeni-sinir-1775898744184.jpg&amp;mw=600" title="kamu-bankalarinda-kredi-kullanimina-yeni-sinir-1775898744184.jpg" /></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">"KURUMSAL ŞEFFAFLIK" VURGUSU</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yetkililer, yapılan değişikliğin kamu bankalarında kurumsal yönetim ilkelerini güçlendirmeyi amaçladığını belirtiyor. Düzenlemenin; hesap verebilirlik, şeffaflık ve sorumluluk ilkeleri çerçevesinde kamu bankalarının yönetim standartlarını daha da ileri taşımayı hedeflediği ifade ediliyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em>AA</em></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 26 19:33:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/ekonomi/kamu-bankalarindaki-kredi-kredi-karti-ve-cek-karnesine-iliskin-sinirlamalar-h63731.html">Kamu bankalarındaki kredi, kredi kartı ve çek karnesine ilişkin sınırlamalar yeniden belirlendi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/bir-saatte-neden-60-dakika-bir-dakikada-neden-60-saniye-var-h63730.html</link>
		<title>Bir saatte neden 60 dakika, bir dakikada neden 60 saniye var?</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><strong><span style="font-size:16px;">Fransız Devrimi'nden sonra 1793 yılının Ekim ayında, yeni kurulan cumhuriyet talihsiz bir deneye girişti. Zamanı nasıl ölçtüğümüzü değiştirmeye karar verdiler.</span></strong></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Devrimciler, günün artık 24 saat yerine 10 saate bölünmesini kararlaştırdı.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Her bir saat, 100 dakikadan, her bir dakika da 100 saniyeden oluşacaktı.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir haftanın da 10 gün olmasını öngören bu yeni sistem aynı zamanda, zamanın ölçümünü Hristiyanlıktan arındırmayı amaçlayan devrimci bir hamleydi.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Saatleri ondalık sisteme dönüştürme çalışmaları kısa sürede başladı. Belediye binalarına ondalık saatler yerleştirildi ve resmi faaliyetler yeni takvim kullanılarak kayıtlara geçirildi.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Londra'daki Greenwich Gözlemevi'nden bilim iletişimcisi Finn Burridge, bunun hızla sayısız soruna yol açmaya başladığını söylüyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Mevcut saatleri yeniden tasarlamak ve dönüştürmek son derece zorlu bir işti. Sistem Fransa'yı komşu ülkelerden izole etti. Ayrıca, kırsalda yaşayanlar 10 günde bir izin yapmaktan nefret ediyordu. Sonuç olarak, ondalık zaman sistemi kullanımı Fransa'da sadece bir yıldan biraz fazla sürebildi.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir günde 24 saat, bir saatte 60 dakika ve bir dakikada 60 saniye saymaya nasıl başladığımızı ve bugün hala niye bunu devam ettirdiğimizi anlamak için, çok gerilere gitmek gerekiyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Çünkü bizi bu sisteme geçme nedenimiz, en eski sayım sistemlerinden birinin hikayesinde yatıyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bu hikaye aynı zamanda bu garip sistemin, icat eden medeniyetlerden nasıl çok daha uzun süre varlığını sürdürdüğünü de açıklıyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size: 16px;">60 temelli ölçüm</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sistemin kökeni, MÖ 5300-1940 yılları arasında Mezopotamya'da yani kabaca günümüzdeki Irak topraklarında yaşamış ve şehirler kuran ilk medeniyetlerden biri olan Sümerlere dayanıyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sulama ve pulluk gibi birçok icatın yanı sıra, bilinen ilk yazı sistemini de oluşturdukları kabul ediliyor. Bu sistemde, 60 kavramına dayalı bir sayma yöntemi de vardı.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Elinizi kaldırıp, bir parmağınızı büktüğünüzde üç eklem olduğunu göreceksiniz.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Başparmak hariç, parmaklarınızdaki tüm eklemleri saydığınızda 12'ye ulaşacaksınız.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bu 12'yi diğer elinizdeki bir parmağı kullanarak "elde var bir" olarak kabul edin ilk elinizdeki eklemleri saymaya devam edin. ikinci elinizdeki tüm parmakları kullandığızda 60'a kadar saymış olacaksınız.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bu, Sümerlerin ortaya çıkan matematik sistemlerini neden 10 değil de 60'a dayandırdıklarını açıklamaya çalışan çok sayıda teoriden biri. Sümerlerin bu kararı günümüzde hala zamanı nasıl ölçtüğümüzü belirliyor.</span></span></p>

<figure>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><img alt="18. yüzyılda Fransız Devrimci Hükümeti tarafından getirilen yeni zaman sistemini ölçen ondalıklı bir saat." height="900" loading="lazy" sizes="(min-width: 1008px) 760px, 100vw" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/1cac/live/d4d80550-333b-11f1-8606-05fe34b06e1b.jpg.webp" srcset="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/240/cpsprodpb/1cac/live/d4d80550-333b-11f1-8606-05fe34b06e1b.jpg.webp 240w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/320/cpsprodpb/1cac/live/d4d80550-333b-11f1-8606-05fe34b06e1b.jpg.webp 320w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/480/cpsprodpb/1cac/live/d4d80550-333b-11f1-8606-05fe34b06e1b.jpg.webp 480w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/624/cpsprodpb/1cac/live/d4d80550-333b-11f1-8606-05fe34b06e1b.jpg.webp 624w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/1cac/live/d4d80550-333b-11f1-8606-05fe34b06e1b.jpg.webp 800w" width="1600" /></span></span></p>

<p role="text" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kaynak, Fitzwilliam Müzesi, Cambridge Üniversitesi</span></span></p>

<figcaption dir="ltr">
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">18. yüzyılda Fransız Devrimci Hükümeti tarafından getirilen yeni zaman sistemini ölçen ondalıklı bir saat.</span></span></p>
</figcaption>
</figure>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kanada'daki New Brunswick Üniversitesi'ndenden çivi yazısı kültürleri uzmanı Martin Willis Monroe'ya göre, Sümerlerin yazılı sayı sistemini geliştirmelerinin nedeni, giderek daha büyük ve karmaşık hale gelen tarım sisteminin kayıtlarını tutma ihtiyacıydı.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sayıları kayda geçirmek için genellikle akıllı telefon boyutunda veya daha küçük küçük kil tabletler kullanmaya başladılar, kayıtları yumuşak kile işlediler.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kısa süre sonra diğer resimli işaretler de ortaya çıktı ve Sümerlerin ünlü çivi yazısı oluştu.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bu kil tabletler 19. yüzyılın ortalarında keşfedildi ve deşifre edilmeye başlandı. Monroe'ya göre, tabletler Sümerlerin çok çeşitli sayı sistemleri kullandığını gösteriyor. Fakat matematik ve dolayısıyla astronomi ve zaman ölçümü için kullanılan başlıca usül hızla 60'lık sistem diye adlandırılan yönteme dönüştü.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sümerler 60 sayısını, günümüzde 10 sayısını kullandığımız şekle benzer bir şekilde kullanıyorlardı.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">ABD'deki Brown Üniversitesi'nde antik çağ tarihi alanında doktorasını yeni tamamlayan Erica Meszaros, "Dokuz sayısına ulaştığımızda, sola doğru bir basamak kaydırıp, bir yazıyoruz ve sağa sıfır ekliyoruz. Böylece 10 oluyor" diyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">"Altmışlık sistemde de durum aynı. 59'a ulaşıyorlar ve 59'dan daha yüksek bir sayı yazmak yerine, sadece bir basamak kaydırarak bunu bir olarak kabul ediyorlar" diye devam ediyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Yukarıda anlattığımız parmakla sayma teorisine rağmen, Sümerlerin neden 60 tabanlı bir sisteme karar verdikleri net değil.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Monroe, "60'ın nereden geldiğine dair çok fazla kanıt yok" diyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bazı bilim insanları, 60'lık sistemin Sümerlerden çok daha eski olabileceğini öne sürüyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Buna karşın kullanım kolaylığı açık.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Altmış, kesir veya ondalık sayılara ihtiyaç duymadan bir, iki, üç, dört, beş, altı, 10, 12, 15, 20, 30 ve 60'a bölünebiliyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bunu, yalnızca bir, iki, beş ve 10'a bölünebilen 10 ile karşılaştırdığınızda, avantajları daha da belirginleşiyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Meszaros, "Muhasebe, vergi veya tarlaları ölçmek ve çocuklarınızın miras payını belirlemek gibi pratik uygulamalar için sayılar geliştiriyorsanız, bu matematiksel işlemleri kolayca yapabilmek gerçekten işleri kolaylaştırabilir" diyor.</span></span></p>

<h2 id="Zamanın-kökeni-" style="text-align: justify;" tabindex="-1"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Zamanın kökeni</span></span></h2>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Çivi yazısı kültürleri uzmanı Monroe'ya göre, Sümerlerin zamanı ölçtüğüne dair net bir kanıt yok.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sümerlerden sonra gelen Babilliler M.Ö 1000 civarında güneş ve su saatlerini kullandığı belgelenen ilk uygarlık. Bundan önce de bölgede zamanın ölçülmüş olabileceği düşünülüyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İsviçre'deki Basel Üniversitesi'nden arkeoloji ve astronomi uzmanı Rita Gautschy'ye göre, günü saatlere bölen bilinen ilk uygarlık antik Mısırlılar.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bunun kanıtları, M.Ö. 2500 civarından kalma dini metinlerde görülüyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Gautschy, zaman ölçümüyle ilgili bilinen ilk nesnelerin başlangıçta gecenin 12 saatini referans aldığını söylüyor. Bunlar, M.Ö. 2100 ile 1800 yılları arasında soylu Mısırlıların tabutlarının iç kapağında görülen çapraz yıldız saatleri.</span></span></p>

<figure>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Güneş saati " height="900" loading="lazy" sizes="(min-width: 1008px) 760px, 100vw" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/1b49/live/11848d70-333c-11f1-879d-1b2f5c3919b8.jpg.webp" srcset="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/240/cpsprodpb/1b49/live/11848d70-333c-11f1-879d-1b2f5c3919b8.jpg.webp 240w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/320/cpsprodpb/1b49/live/11848d70-333c-11f1-879d-1b2f5c3919b8.jpg.webp 320w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/480/cpsprodpb/1b49/live/11848d70-333c-11f1-879d-1b2f5c3919b8.jpg.webp 480w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/624/cpsprodpb/1b49/live/11848d70-333c-11f1-879d-1b2f5c3919b8.jpg.webp 624w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/1b49/live/11848d70-333c-11f1-879d-1b2f5c3919b8.jpg.webp 800w" width="1600" /></span></span></p>

<p role="text" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kaynak, Londra Bilim Müzesi</span></span></p>

<figcaption dir="ltr">
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Zamanı ölçmek için kullanılan bilinen en eski aletlerden biri olan güneş saatleri, M.Ö. 1500 civarında Mısır'da ortaya çıkmaya başladı</span></span></p>
</figcaption>
</figure>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Mısırlıların neden daha sonra günde 24 saatlik güne evrilecek 12 saatlik geceyi seçtikleri bilinmiyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Mısırlıların 12 takımyıldızdan oluşan bir döngüsü vardı ancak bu muhtemelen 12 saatlik sistemin ilk olarak referans alınmasından sonra ortaya çıktı. Eklemler ve parmakları kullanılarak 12'ye kadar sayılmış olması da başka bir ihtimal.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Zamanı ölçmek için bilinen en eski aletler olan güneş saatleri ve su saatleri, M.Ö. 1500 civarında Mısır'da ortaya çıktı.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bazıları günlük işlerde kullanılıyordu ancak Gautschy'ye bunların, "zamanı ölçmekten çok dini ritüellerle ilgili" olduğunu söylüyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">"Şahsen, bunların çoğunun tanrılara sunulan hediyeler, adaklar olduğunu düşünüyorum" diyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Gautschy'ye göre, başlangıçta günlük yaşamın işleyişiyle ilgili metinlerde en küçük zaman birimi genellikle vardiyalardı. Bu da genellikle sabah veya öğleden sonra olarak düşünülüyordu. Ancak Antik Mısır'daki Roma hakimiyeti dönemine (MÖ 30'dan itibaren) gelindiğinde, saatler standart hale geldi ve yarım saatler de ortaya çıkmaya başladı.</span></span></p>

<h2 id="Dakikaların-gelişi-" style="text-align: justify;" tabindex="-1"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Dakikaların gelişi</span></span></h2>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bu arada Babilliler de saat kullanımını geliştiriyorlardı. Saati çok daha küçük birimlere ayıran ilk uygarlık da onlar olacaktı. Fakat bu zaman ölçümü amacıyla değildi.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">M.Ö. 2000 ile M.Ö. 540 yılları arasında gelişen Babilliler, çivi yazısını ve altmışlık sayı sistemini Sümerlerden aldılar. Meszaros'a göre, yaklaşık M.Ö 1000 civarında, güneşin gökyüzünde aynı konuma geri dönmesi için geçen süreye dayalı bir takvim geliştirmişlerdi. Bu süre 360 ​​günden biraz fazlaydı.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bu, zaten 60 tabanlı bir sayma sistemi kullanan bir medeniyet için kullanışlı bir sayıydı.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Babilliler, Mısırlılar gibi, hem gündüzü hem de geceyi 12'ye bölen, günlük kullanım için pratik bir zaman ölçme sistemi geliştirdiler.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bu "mevsimsel saatlerin" uzunlukları, gündüz ve gecenin uzunluğuna göre değişiyordu. Meszaros, "Günü 12'ye böldük çünkü gece gökyüzünü 12 aya ve 12 burca bölüyoruz" diyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birçok diğer eski medeniyet mevsimsel saatler kullandı ve bunlar 15. yüzyıl Avrupa'sında ve 19. yüzyıl Japonya'sında hala kullanılıyordu.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ancak çivi yazısı uzmanı Monroe'nun belirttiği gibi, bu mevsimsel zaman ölçümü hiç pratik kullanım için daha küçük birimlere bölünmedi.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Monroe', "Bu aslında erken modern döneme kadar pek bir şey ifade etmiyor. Mezopotamya'da ve diğer antik kültürlerde mevcut değil, çünkü buna gerçekten ihtiyaç yoktu" dedi.</span></span></p>

<figure>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Yaklaşık MÖ 3200 yılına ait bu Sümer tabletinde, bilinen en eski matematik işlemlerinden bazıları yer alıyor. " height="900" loading="lazy" sizes="(min-width: 1008px) 760px, 100vw" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/2625/live/44b2f830-333c-11f1-9d5c-8ba507d7dbde.jpg.webp" srcset="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/240/cpsprodpb/2625/live/44b2f830-333c-11f1-9d5c-8ba507d7dbde.jpg.webp 240w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/320/cpsprodpb/2625/live/44b2f830-333c-11f1-9d5c-8ba507d7dbde.jpg.webp 320w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/480/cpsprodpb/2625/live/44b2f830-333c-11f1-9d5c-8ba507d7dbde.jpg.webp 480w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/624/cpsprodpb/2625/live/44b2f830-333c-11f1-9d5c-8ba507d7dbde.jpg.webp 624w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/2625/live/44b2f830-333c-11f1-9d5c-8ba507d7dbde.jpg.webp 800w" width="1600" /></span></span></p>

<p role="text" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kaynak, Çivi Yazısı Dijital Kütüphane Girişimi</span></span></p>

<figcaption dir="ltr">
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Yaklaşık M.Ö. 3200 yılına ait bu Sümer tabletinde, bilinen en eski matematik işlemlerinden bazıları yer alıyor.</span></span></p>
</figcaption>
</figure>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Babilliler ayrıca, günlük kullanım için olmayan, astronomik olayları hesaplamak ve ölçmek için başka bir zaman ölçme yöntemi geliştirdiler.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bu sistem, günü 12 "beru"ya bölüyordu. Bu da günümüzdeki iki saate eşdeğer olarak düşünülebilir. Babil, bu sistemi kullanan tek antik kültür değildi. Antik Çin ve Japonya'da da ortaya çıktı.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Hesaplamalarında daha fazla ayrıntıyı ölçme ihtiyacından hareketle, Babilliler bu beru çift saatlerini, her biri günümüzdeki dört dakikaya eşit olan 30 antik dakikaya (ush) bölmeye başladılar.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bunlar daha sonra 60'a bölünerek, her biri yaklaşık dört modern saniyeye denk gelen ninda adı verilen daha küçük birimlere ayrıldı.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ancak Monroe'nun belirttiği gibi, Babilliler bunu "zamanı alt bölümlere ayırmak" diye düşünmüyorlardı.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">"Gökyüzündeki mesafeyi veya gezegenlerin hızını ölçen sayıları alt bölümlere ayırmak olarak düşünüyorlardı."</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Gautschy, tüm bu antik gelişmelerde kimin kimden ilham aldığını tam anlamıyla söylemenin zor olduğunu belirtiyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">"M.Ö. 330'dan itibaren, İskenderiye'deki yeni bilim merkeziyle Mısır, insanların ve onlarla birlikte tüm bölgelerden gelen fikirlerinin birleştiği bir erime potası haline geldi" diyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">"Buna Helenistik dünya diyoruz" diye açıklıyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Yine de, Meszaros'a göre, eski Yunanlıların Babil astronomik zaman sistemini benimsediği açık:</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">"Aynı bölümlemeyi korudular çünkü bu, mevcut gözlemlere yeni gözlemler eklemelerine olanak sağladı. Bu, Babilliler için faydalı bir sistemdi ve onlardan sonra gelen medeniyetler de astronomik verileri ve gelenekleri almak için bunu olduğu gibi benimsedi."</span></span></p>

<h2 id="Saniyeleri-saymak-" style="text-align: justify;" tabindex="-1"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Saniyeleri saymak</span></span></h2>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Yunanlılar saraylarında "insanların konuşmak için aynı süreye sahip olmalarını sağlamak" amacıyla kum saatleri kullanıyordu.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Gautschy'ye göre, benimsedikleri Babil zaman ölçme sistemi yalnızca astrologlar tarafından kullanılıyordu ve "günlük yaşam için pek de önemli değildi".</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ancak Helenistik kültürlerin kaynaşmasından ortaya çıkan saat, dakika ve saniye kavramları yüzyıllar boyunca günümüze kadar aktarıldı. Bununla birlikte, zaman ölçme cihazlarının dakika ve saniyeleri ölçebilecek kadar hassas hale gelmesi sadece birkaç yüz yıl önce gerçekleşti.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Saniye artık sayısız bilimsel tanımda kullanılıyor ve saniyeden daha küçük zaman birimlerini saymaya başladığımızda, bilim insanları metrik sisteme geçerek bunu milisaniye ve mikrosaniye (saniyenin binde biri ve milyonda biri) olarak ayırdılar.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">20. yüzyılda, atom saatleri bilim insanlarının saniyeyi daha hassas bir şekilde yeniden tanımlamalarına olanak sağladı.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Güneş'in dönüşlerine dayalı tanımlamadan, sezyum-133 atomlarının mikrodalga radyasyonunu emmesini ve yaymasını temel alan hassas ölçüme geçildi.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bugün, küresel atom saatleri ağımız, internetten küresel konum belirlemeye, süper hassas MRI görüntülemeye kadar her şeyin arkasında yer alıyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ancak zaman ölçümünün tarihini izlemek, aslında insanların kararlarıyla belirlenen bir süreç olduğunu gösteriyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Saatler, dakikalar ve saniyeler, bir dizi seçim, tesadüf ve rastlantı yoluyla bize ulaştı.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ancak yüzyıllar boyunca faydalı bir miras olarak bizimle kaldılar. O kadar derinden yerleşmiş bir gelenek ki, sistemi şimdi değiştirmek muhtemelen başa çıkılması çok zor bir iş olurdu.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fransa'nın 18. yüzyıldaki zamanı ondalık sisteme geçirme girişiminde bile, yeni sistem pratikte neredeyse hiç kullanılmadı. Oysa genç cumhuriyetin mesafe ölçümlerini ve para birimini ondalık sisteme geçirme yönündeki uğraşları benimsendi ve günümüze kadar kullanılıyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ondalık zaman ölçümü sadece 17 ay sürdü, ancak takvim yaklaşık on yıl boyunca bir ölçüde kullanımda kaldı.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Burridge, "Denendi ama başarısız oldu, tutmadı" diyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:16px;"><em>Jocelyn Timberley /&nbsp; BBC Türkçe</em></span></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 26 17:52:44 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/bir-saatte-neden-60-dakika-bir-dakikada-neden-60-saniye-var-h63730.html">Bir saatte neden 60 dakika, bir dakikada neden 60 saniye var?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/ekonomi/alman-lufthansa-pilotlari-greve-gidiyor-h63729.html</link>
		<title>Alman Lufthansa Pilotları greve gidiyor</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Alman hava yolu şirketi Lufthansa'da çalışan pilotların, emeklilik maaşları ve çalışma koşulları üzerindeki anlaşmazlık nedeniyle 13 Nisan'da yeniden 48 saatlik greve gideceği bildirildi.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">AA'nın aktardığına göre Alman pilot sendikası Vereinigung Cockpit (VC) tarafından yapılan açıklamada, Avrupa'nın en büyük hava yolu şirketlerinden Lufthansa'da görevli pilotlar için "<strong>emeklilik haklarının ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi</strong>" görüşmelerinin sonuçsuz kaldığı ve pilotlara grev çağrısında bulunulduğu belirtildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>İş bırakma eyleminin</strong>, 13 Nisan Pazartesi yerel saatle 00.01'de başlayacağı ve 14 Nisan Salı 23.59'da sona ereceği kaydedilen açıklamada, greve ana marka Lufthansa'nın yanı sıra kargo iştiraki Lufthansa Cargo, Eurowings ve bölgesel birim Lufthansa CityLine bünyesindeki pilotların katılacağı vurgulandı. Açıklamada, Eurowings'teki grevin 13 Nisan'da 24 saatle sınırlı kalacağı aktarıldı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>EYLEMLERDEN ETKİLENMEYECEK</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Orta Doğu'daki jeopolitik gerilim ve insani durum gözetilerek bazı rotaların grev kapsamı dışında tutulduğu duyurulan açıklamada, bu çerçevede Azerbaycan, Mısır, Bahreyn, Irak, İsrail, Yemen, Ürdün, Katar, Kuveyt, Lübnan, Umman, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yapılacak uçuşların eylemden etkilenmeyeceği kaydedildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">VC Başkanı Andreas Pinheiro, konuya ilişkin açıklamasında, işverenlerin ücret uyuşmazlıklarında çözüm iradesi göstermemesi ve ciddi teklifler sunmaması nedeniyle grev adımının zorunlu hale geldiğini savundu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Pinheiro, "<strong>Paskalya tatili boyunca grev yapmama yönündeki yapıcı kararımıza rağmen karşı taraftan ciddi bir teklif gelmedi. İşveren tarafı sadece görüşmeye hazır olduğunu söylüyor ancak emeklilik sistemindeki iyileştirmeleri tartışmayı reddediyor</strong>." ifadelerini kullandı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 26 15:26:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/ekonomi/alman-lufthansa-pilotlari-greve-gidiyor-h63729.html">Alman Lufthansa Pilotları greve gidiyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/spor/100-gazi-kosusu-nun-tarihi-belli-oldu-h63728.html</link>
		<title>100. Gazi Koşusu&amp;#039;nun tarihi belli oldu</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Türkiye Jokey Kulübü, ilkbahar-yaz yarış takvimini açıkladı. Bu yıl 100’üncüsü düzenlenecek olan Gazi Koşusu’nun 28 Haziran’da İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda yapılacağı kaydedildi.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Türkiye Jokey Kulübü'nün (TJK) açıkladığı takvime göre yarış sezonu farklı şehirlerde devam edecek.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">TJK'dan yapılan açıklamaya göre, İzmir ve Adana'nın ardından İstanbul, Ankara ve Bursa'da da safkanlar piste çıkacak.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">TJK, ulusal ve uluslararası yarışların yer aldığı takvimi duyururken, 28 Haziran'da İstanbul Veliefendi Hipodromu'nda yapılacak 100. Gazi Koşusu'nun da logosunu tanıttı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">3 yaşındaki İngiliz safkanların mücadele edeceği 2400 metrelik Gazi Koşusu, 1927 yılından bu yana Mustafa Kemal Atatürk adına kesintisiz olarak düzenleniyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">AA</span></em></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 26 11:15:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/spor/100-gazi-kosusu-nun-tarihi-belli-oldu-h63728.html">100. Gazi Koşusu&amp;#039;nun tarihi belli oldu</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/irak-in-yeni-cumhurbaskani-nizar-amedi-h63727.html</link>
		<title>Irak&amp;#039;ın yeni cumhurbaşkanı Nizar Amedi</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>329 sandalyeli Irak Parlamentosu, 249 vekilin katılımıyla ülkenin yeni cumhurbaşkanını seçti.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><a href="https://www.odatv.com/etiket/irak" target="_blank" title="Irak Haberleri">Irak</a>'ta 17 adayın yarıştığı cumhurbaşkanlığı seçiminde Meclis, yeni liderini seçti. Eski&nbsp;<a href="https://www.odatv.com/etiket/cumhurbaskani" target="_blank" title="Cumhurbaşkanı Haberleri">Cumhurbaşkanı</a>&nbsp;Celal Talabani'nin oğlu Bafel Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (<a href="https://www.odatv.com/etiket/kyb" target="_blank" title="KYB Haberleri">KYB</a>) adayı Nizar Amedi, Irak'ın yeni cumhurbaşkanı oldu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İKİNCİ TURA KALDI<br />
Odatv'nin aktardığı habere göre, Mecliste yapılan ilk tur oylamasında adaylardan hiçbiri, anayasal olarak gereken 220 oyluk üçte iki çoğunluk barajını aşamadı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">58 yaşındaki Amedi, ikinci tur oylamada 329 sandalyeli mecliste 227 oyla seçildi. Toplamda 249 vekil oy kullandı.</span></p>

<figure>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Irak'ın yeni cumhurbaşkanı belli oldu - Resim : 1" height="462" loading="lazy" src="https://img.odatv.com/rcman/Cw820h462q95gm/storage/files/images/2026/04/11/99-6ye0.jpg" style="width: 508px; height: 286px;" width="820" /></span></p>

<figcaption>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:16px;">Nizar Amedi</span></span></p>
</figcaption>
</figure>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">CUMHURBAŞKANLIĞI KÜRTLERE TAHSİS EDİLİYOR<br />
Irak'ta 2005'ten bu yana uygulanan sisteme göre, cumhurbaşkanlığı Kürtlere, başbakanlık Şiilere ve meclis başkanlığı Sünni Araplara tahsis ediliyor</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Mesut Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), mevcut Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin’i aday göstermişti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Anayasa'ya göre cumhurbaşkanının görev süresi dört yıl ve aynı kişi sadece iki kez seçilebiliyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Irak Anayasası gereğince Cumhurbaşkanı, en geç 15 gün içinde parlamentodaki en büyük blokun (Şii) adayını hükümeti kurmakla görevlendirmek zorunda.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">BARZANİ VE MALİKİ’DEN ORTAK BOYKOT<br />
Mesut Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve eski Irak Başbakanı Nuri Kamil El-Maliki liderliğindeki Hukuk Devleti Koalisyonu, yeni cumhurbaşkanının seçileceği parlamento oturumuna katılmayarak oylamayı boykot etti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">NİZAR AMEDİ KİMDİR<br />
Nizar Amedi 1968 yılında Duhok'un Amediye ilçesinde dünyaya geldi. 1993 yılında Musul Üniversitesinden mezun oldu. Eski Irak Cumhurbaşkanı ve KYB lideri Celal Talabani'nin sekreterlik ofisinde 2000 yılına kadar görev yaptı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Irak'ın eski cumhurbaşkanlarından Celal Talabani ve Fuad Masum dönemlerinde Cumhurbaşkanlığı Ofisinin sorumluluğunu üstlenen Amedi, 2022-2024 yıllarında Irak Çevre Bakanı görevinde bulundu.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 26 09:04:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/irak-in-yeni-cumhurbaskani-nizar-amedi-h63727.html">Irak&amp;#039;ın yeni cumhurbaşkanı Nizar Amedi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/turkiye/bursa-dan-filistin-icin-guclu-tepki-siyonist-rejim-sunu-h63725.html</link>
		<title>Bursa&amp;#039;dan Filistin için güçlü tepki: &amp;quot;Siyonist rejim şunu bilsin ki; zalimlerin topuna, canımızla başımızla direneceğiz!..&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><b><span style="line-height:106%">Bursa’da düzenlenen basın toplantısında, Filistin’de yaşananlara karşı güçlü tepki ortaya konulurken, Filistin’e Destek Platformu’nun yayımladığı açıklamada direniş ve dayanışma vurgusu öne çıktı.</span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: center;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><b><span style="line-height:106%"><img alt="" src="/images/upload/1-6.jpeg" style="width: 515px; height: 290px;" /></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><span style="line-height:106%">Bursa’da Filistin’e destek amacıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında, İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölgede gerçekleştirdiği saldırılara tepki gösterildi. Yoğun katılımın olduğu programda, Filistin’e Destek Platformu Bursa Başkanı Ramazan Acar’ın selamlama konuşmasının ardından Filistin’e Destek Platformu tarafından hazırlanan metin kamuoyuyla paylaşıldı.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><b><span style="line-height:106%">“İNSANLIK REHİN ALINMIŞTIR”</span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><span style="line-height:106%">Filistin’e Destek Platformu Gençlik Temsilcisi Yahya Çerkez, Platform adına yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: Gözü dönmüş, azgın bir grup Siyonist tarafından planlanmış ve ne yazık ki uygulamaya konulmuş, akıl almaz bir dönemi yaşamaktayız. Tüm değerlerin yok sayıldığı, çiğnendiği bir zaman diliminden geçmekteyiz. İnsanlık adeta azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından ne yazık ki rehin alınmıştır. Biz esir değiliz! Bu esaret girişimine karşı kayıtsız kalacakta değiliz! Siyonist rejim şunu bilsin ki; zalimlerin topuna, canımızla başımızla, elimizle aşımızla, varımızla yoğumuzla direneceğiz.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><b><span style="line-height:106%">“GAZZE’NİN ACISI TAZE, YENİ VAHŞETLER YAŞANIYOR”</span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><span style="line-height:106%">Kıymetli Filistin Sevdalıları, Siyonist İsrail rejimi tarafından, Gazze’de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan’da ve İran’da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır. 165 İranlı öğrencinin, Siyonist rejim tarafından okul sıralarında katledilmesi ve bu katliamın küresel vicdanda yeteri kadar yer bulmaması bizleri derinden sarssa da, bugün burada olduğu gibi dünyanın dört bir yanından yükselen itiraz sesleri bir nebze olsun umudumuzu yeşertmektedir.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: center;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><span style="line-height:106%"><img alt="" src="/images/upload/1-2.jpeg" style="width: 515px; height: 290px;" /></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><b><span style="line-height:106%">“İDAM KARARI AÇIK BİR HUKUK İHLALİDİR”</span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><span style="line-height:106%">Açıkça ifade etmek gerekir ki; İsrail’in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması tam bir vahşet, açık bir hukuk ihlalidir… İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan başka bir şey değildir.<br />
Bu adımın Nazi zulmünden hiçbir farkı yoktur. Bu zulme imza atanlar ve her şey olurken sessiz kalanlar muhakkak ki, Hitler ile aynı akibeti yaşayacaktır.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><span style="line-height:106%"><b>“MESCİD-İ AKSA’YA YÖNELİK ADIMLAR KABUL EDİLEMEZ”</b></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><span style="line-height:106%">Yine; Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması İslam’ın ve Müslümanların izzetine yapılmış bir saldırıdır. Ortaya konulan bu cürümlere karşı mücadelemiz kıyamete kadar devam edecektir. Filistin mücadelemizde önden gidenlere selam olsun. Şeyh Ahmet Yasin’e, Haniye’ye, Ebu Daif’e, son şanlı şehit Yahya Sinvar’a selam olsun. Bir Yahya’nın şehit oluşu binlerce genci hay kılacak diri kılacaktır. Her doğan Yahya sancağı daha ileri taşıyacaktır.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><span style="line-height:106%"><b>“ZALİMLER HESAP VERECEK”</b></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><span style="line-height:106%">Gözü dönmüş Netanyahu’un yargılanacağı ve hak ettiği cezayı çekeceği günlerin yakınlığı bizzat kendisi tarafından da bilinmektedir. Gün gelecek zalimler hak ettikleri muameleye maruz bırakılacaktır. Gün gelecek akan her göz yaşının, dökülen her kanın ve yetim bırakılan her canın hesabı sorulacaktır. Ve zalimler için cehennem daima yaşayacaktır.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><span style="line-height:106%"><b>SUMUD FİLO’SUNA DESTEK MESAJI</b></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><span style="line-height:106%">Bizler Filistin’e Destek Platformu olarak; meşrep, mezhep, siyasi görüş, din ve dil ayrımı yapmaksızın küresel bir direniş hareketi başlatmakta her yönden ve her husus da zalim Siyonist rejim ile mücadele etmekte kararlıyız. Bu bağlamda ikinci kez yola iki yüzü aşkın gemiyle çıkacak Sumud Filo’suna tam desteğimizi ilan etmek istiyoruz. Bugün 81 ilimizde yaptığımız basın açıklamasıyla bunu bir kez daha teyit ediyor, katılımlarınızdan dolayı Filistin’e Destek Platformu adına sizlere teşekkürlerimizi sunuyoruz.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: justify;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:106%"><b><span style="line-height:106%">Basın açıklamasının ardından Eyüp Sevinç’in yaptırdığı dua ile program son buldu.</span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom: 8pt; text-align: justify;"><em><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="line-height:106%"><b><span style="line-height:106%">bursaarena.com.tr</span></b></span></span></span></em></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 26 06:05:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/turkiye/bursa-dan-filistin-icin-guclu-tepki-siyonist-rejim-sunu-h63725.html">Bursa&amp;#039;dan Filistin için güçlü tepki: &amp;quot;Siyonist rejim şunu bilsin ki; zalimlerin topuna, canımızla başımızla direneceğiz!..&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/spor/fenerbahce-nin-zirve-inadi-suruyor-kayseri-de-4-gollu-h63726.html</link>
		<title>Fenerbahçe&amp;#039;nin zirve inadı sürüyor: Kayseri&amp;#039;de 4 gollü galibiyet</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"></p>

<section>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Trendyol Süper Lig'in 29. haftasında Fenerbahçe, Kayserispor'a konuk oldu. Sarı-lacivertliler, sahadan 4-0 galip ayrıldı.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Fenerbahçe'ye galibiyeti getiren golleri 45+1'de Kante, 60 ile 87'de Talisca ve 62'de Nene attı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Trabzonspor'un berabere kaldığı haftada hata yapmayan Fenerbahçe, puanını 66'ya yükseltti ve maç fazlasıyla lider Galatasaray ile arasındaki puan farkını 1'e indirdi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Küme düşme hattındaki Kayserispor ise 23 puanda kaldı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Fenerbahçe, gelecek hafta Çaykur Rizespor'u ağırlayacak. Kayserispor, Gaziantep FK deplasmanına gidecek.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">MAÇTAN DAKİKALAR</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>
</section>

<section>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">1' Maç başladı</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">7' Kante'nin pasıyla sağ çaprazdan ceza sahasına sokulan Nene, penaltı noktası üzerindeki Guendouzi'yi gördü. Guendouzi'nin şutu üstten auta gitti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">12' Talisca'dan pası alan Kante, sol çaprazdan ceza sahasına giren Brown'a pasını aktardı. Brown'ın şutunu Bilal çeldi, dönen topa yine vurmak isteyen Brown'ın şutu savunmadan kornere gitti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">16' Katongo'nun uzaklardan şutunu Ederson kornere çeldi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">26' Fenerbahçe'de Jayden Oosterwolde, hızlı hücuma çıkmak isteyen Makarov'u çekerek durdurdu ve sarı kart gördü. Oosterwolde, bu sarı kartla cezalı duruma düştü.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">26' Sağ kanatta Makarov'un pasını alan Chalov, çaprazdan içeriye sokulup şutunu çekti. Uzak köşeye giden top, farklı şekilde yandan auta gitti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">32' Maçta gerginlik… Guendouzi, Makarov ile girdiği tartışma sonrası yerde kaldı. Hakem oyunu durdurdu ve Makarov'a sarı kart gösterdi. Pozisyona itiraz eden Ederson ve yedek kulübesindeki Fred, sarı kart gördü.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">40' Sağ kanatta topla buluşan Cherif, geriden destek veren Talisca'yı gördü. Topla buluşan Talisca, şutunu çekti. Bilal topu kornere çeldi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">45' İlk yarının sonuna 4 dakika eklendi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">45+1' Fenerbahçe'de kazanılan serbest vuruşta topun başına geçen Kerem, topu içeriye doğru havalandırdı. Skriniar'ın kafası direkten döndü ve savunma topu kornere çeldi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">45+1' GOL |&nbsp;Fenerbahçe ilk yarının uzatma dakikalarında öne geçti. Kullanılan köşe vuruşunda arkaya seken topa ceza sahası dışından düzgün bir vuruş yapan Kante, kaleci Bilal'i mağlup etti (0-1).</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İlk Yarı Sonucu | Kayserispor 0-1 Fenerbahçe</span></p>
</section>

<section>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="" data-nimg="1" decoding="async" fetchpriority="auto" height="496" loading="lazy" src="https://images.ntvspor.net/images/kante-689097.JPG?format=webp&amp;quality=75" title="" width="880" /></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Anadolu Ajansı</span></p>
</section>

<section>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">46' İkinci yarıda ilk düdük çaldı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">46' Fenerbahçe'de Skriniar'ın yerine Çağlar, Kayserispor'da Makarov yerine Ramazan oyunda.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">55' Sol taraftan son çizgiye inen Cardoso, içeriye doğru ortaladı. Furkan'ın kafa vuruşu üstten auta gitti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">59' Nene'nin pasıyla savunma arkasına sarkan Kerem, ceza sahası içinde bekletmeden vuruşunu yaptı ama Bilal topu kornere gönderdi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">60' GOL |&nbsp;Fenerbahçe, Talisca ile farkı 2'ye çıkardı. Talisca, sol kanattaki Brown'ı gördü ve ceza yayına doğru koştu. Topu alan Brown, Talisca'yı yeniden topla buluştu. Brezilyalı yıldızın gelişine yaptığı vuruş, uzak direğin dibinden ağlarla buluştu (0-2).</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">62' GOL |&nbsp;Fenerbahçe'den üst üste goller! Brenet, savunmada topu arkadaşına aktarmak isterken pası kısa kaldı. Nene, yaptığı baskıyla ceza sahası içinde aldığı topu ağlara gönderdi (0-3).</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">63' Kayserispor'da Katongo, Bennasser ve Dorukhan oyundan alınırken Görkem, Mane ve Benes oyunda.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">68' Fenerbahçe'de Cherif ve Semedo oyundan çıktı, Mert ve Musaba oyunda.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">71' Fenerbahçe'de Nene çıktı, Oğuz Aydın oyuna dahil oldu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">75' Fenerbahçe'de Kante, yerini Fred'e bıraktı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">82' Kayserispor'da Chalov yerine Onugkha oyunda.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">87' GOL |&nbsp;Fenerbahçe'den bir gol daha. Kerem'in ortasına harika yükselen Talisca, topu ağlara gönderdi (0-4).</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">90' Karşılaşmanın sonuna 3 dakika ilave edildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Maç Sonucu | Kayserispor 0-4 Fenerbahçe</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Ntvspor. AA</span></em></span></p>
</section>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 26 00:14:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/spor/fenerbahce-nin-zirve-inadi-suruyor-kayseri-de-4-gollu-h63726.html">Fenerbahçe&amp;#039;nin zirve inadı sürüyor: Kayseri&amp;#039;de 4 gollü galibiyet</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/turkiye/kutahya-nin-simav-ilcesi-merkezli-48-buyuklugunde-deprem-h63723.html</link>
		<title>Kütahya&amp;#039;nın Simav ilçesi merkezli 4.8 büyüklüğünde deprem!</title>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p data-subtitle-news-id="2494366"><span style="font-size:16px;"><strong>Bugün saat 17:31 sıralarında Kütahya'nın Simav ilçesinde 4.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi'nin kayıtlarına göre, sarsıntılar yerin 9.12 Km derinliğinde oluştu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Eskişehir, İzmir ve Bursa'dan da hissedilen deprem yöre halkında korku ve paniğe yol açtı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Mal ve can kaybına ilişkin önemli bir zararın bulunmadığı öğrenildi.</span></p>

<p></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 26 20:10:36 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/turkiye/kutahya-nin-simav-ilcesi-merkezli-48-buyuklugunde-deprem-h63723.html">Kütahya&amp;#039;nın Simav ilçesi merkezli 4.8 büyüklüğünde deprem!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/analiz/celal-ocal-yazdi-k-irak-hudut-karakollarinin-yonetimi-ve-h63722.html</link>
		<title>CELAL ÖCAL yazdı: &amp;quot;K. Irak Hudut Karakollarının Yönetimi ve Irak Türkmenleri..&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong style="font-weight:bold">Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Kuzey Irak Hudut Karakollarının Yönetimini Irak Türklerine Neden Vermedi? Irak Türklerinin Tarihinden Önemli Bir Belge..</strong></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Irak Türklerinin Tarihinde Önemli bir belge </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Bölücü terör vahşetinin yoğun bir şekilde devam ettiği 1992 yılında, DEMİREL hükümeti teröristlerin Türkiye ye sızmasına tedbir olarak Irak’ın kuzeyine hudut karakolları inşa etme kararı aldı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Bu gelişmeyi, İzmir Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği yönetimi, Türkiye ve Irak Türklerinin geleceği için çok önemli bir fırsat olarak değerlendirdi, bu görevin Irak Türklerine verilmesi yönünde girişimde bulundu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Proje “<em>Türkiye’nin güvenliği-Irak Türklerinin güvenliği, Irak Türkleri’nin güvenliği-Türkiye’nin güvenliği</em>" esasına dayanıyordu. Sadece İzmir de birkaç karakolun mevcudunu teşkil edecek sayıda Iraklı Türk vardı. “biz görev almaya hazırız” düşüncesiyle heyecanla karşılanmıştı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Körfez harekâtından sonra doğduğu toprakları terk ederek Türkiye’ye sığınmak zorunda kalmış bu insanlar, vatanlarını korumaya hazırdı. İstenmiş olunsa Türkiye’deki diğer Irak Türkleri de sınır karakollarında görev alır, hem Irak Türkleri belli bir gelir sahibi olur, hem de Türkiye PKK’nın yapacağı sızmaları önceden haber alırdı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Türkiye kendi hududunu korur gibi Irak Türklerinin karakollarını koruyacak, Irak Türkleri de kendilerini, korurken Türkiye’yi de korumuş olacaklardı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Proje Askerlik görevini sınır karakolunda tamamlamış Piyade Asteğmeni tarafından oluşturulmuştu. Konunun uzmanları tarafından şekillendirilebilirdi. Kendilerine güvenilmeyeceği belli olan Kürt aşiret gruplarına, bu görev kesinlikle verilmemeliydi</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Türkiye Cumhuriyeti eliyle Irak Türklerinin silahlandırılması anlamına gelecek böyle bir görevlendirme, Türkmen Kurtuluş Ordusunun teşkiline de fırsat verecekti. İş yetkililere ulaşmaya kalmıştı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Başbakan, Genelkurmay Başkanı ve ilgili Bakanlara mektup gönderildi. Resmi müracaatla yetinmeyerek İzmir’e bir İşhanı’nın açılışı için gelen Başbakan Süleyman DEMİREL’e, Devlet Bakanı Cavit ÇAĞLAR’a bizzat, Cumhurbaşkanı Turgut ÖZAL’a da sekreteri eliyle mektuplar iletildi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Cevapsız bırakma, cevap yolunu seçen ilgililer, sessiz kaldılar. En azından Genelkurmay Başkanlığı’ndan siz ne demek istiyorsunuz diye sorulacağını bekleniyordu olmadı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Görüşüne başvurulan IMTC Irak Milli Türkmen Cephesi Başkanı Muzaffer Arslan “bizim böyle bir projemiz yok, bu İzmir’in fikri, Türkiye kendi meselesini kendi halletsin” cevabı verdi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Yetkililer uyarımızın aksine devletin parasıyla kurulan, iaşesi, aracı, masrafları devletimiz tarafından karşılanan sınır karakollarının yönetimini Kürt aşiret gurubuna verdi. Türkiye Cumhuriyetinin kaynakları israf edildi kullandırıldı. Sonuç hüsran oldu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Bu sonuç basına yansımış ve Çelik Harekatı yapılmıştı. 12.03.1995 tarihinde dernek Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, Başbakan Tansu ÇİLLER’e taahhütlü mektup gönderilerek “biz size dememiş miydik peşmergelere güvenilmez” yazısıyla ilgililere teklifini tekrarladıysa da, netice değişmedi yine cevap verilmedi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Konu basında yer aldı:</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Türkmenlerde Irak’ta bağımsız devlet istiyor. (Yeni Asır, 11 Ekim 1992)</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Bağımsız Türkmen Devletine doğru. (Türkiye, 11 Ekim 1992</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Kurulacak bir Türkmen Devleti sınır güvenliğimizin sigortası olacaktır. (Ege’nin Sesi.)</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Irak Türkmenleri de bağımsız bir devlet kurmalıdır. (Ortadoğu, 12 Ekim 1992)</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Bu konuya “UNUTULANLARIN DIŞINDA YENİ BİR ŞEY YOK”</span></span></span></span></span><strong><span style="font-size:14px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><a href="#_ftn1" name="_ftnref1" style="color:black; text-decoration-line:none" title="">[1]</a></span></span></span></span></span></strong><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"> kitabında Osman PAMUKOĞLU da değiniyordu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><strong style="font-weight:bold">"Kuzey Irak topraklarında yapılacak harekât için Ankara’dan verilen izinde, '</strong><b>Harekâtın doğu kanadında Barzani’ye ait güvenlik karakollarının bulunduğu, buradaki Peşmergelerin Irak’a</b> <b>girecek birliklere kılavuzluk yapacakları, bunlardan istifade etmemiz'</b> bildiriliyordu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><b>Bahsedilen bu karakollar, 1991’den sonra Türkiye tarafından PKK ile mücadele için Barzani’nin gösterdiği yerlere inşa edilmiş ve malzemeleri de verilmişti. Peşmergelerin silah, mermi, telsiz, erzak ve maaşları da Türkiye’den sağlanıyordu. Bunların tam nerede olduğunu bilen de yoktu !. Farz edelim ki bu karakollar sıra sıra vardı ve o bölgede güvenlik sağlıyordu. O zaman nasıl oluyordu da, Çukurca bölgesindeki bizim karakolların bazıları 3-4 defa saldırıya uğruyordu? Sınır karakollarına baskın için Peşmergelerin bulundukları yerlere yaklaşan PKK’lıların gruplarıyla değil çarpışmak, bir küçük haber bile karakollara ulaşmıyordu. Diyelim ki yaklaşırken görmediler, hiçbir haber de alamadılar; çatışma gece başlayıp, ortalık kıyamete döndüğünde her şeyi görüyorlardı ve PKK baskın sonrası geldiği yönden geri çekilirken ne yapıyorlardı?..."</b></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Diye yakınıyordu ve operasyon sırasında kendisine bağlı birliklere Barzani karakollarından ateş açıldığı, askerlerimizin kim olduklarını bağıra bağıra söyledikleri, buna rağmen karakollardan üzerlerine ateş edildiği, burada kalanların PKK militanı olduğu ve 1,5 yıldır karakollarda yaşadıkları bilgilerini veriyordu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><strong style="font-weight:bold">Şimdi dönemin yetkililerine soruyoruz?</strong></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Hadi Kuzey Irak sınırına karakol kurarken karakolların yönetimini Irak Türklerine vermeği akıl edemediniz? Bu yönde talep gelince neden değerlendirmediniz? Osman Pamukoğlu’nun kitabında anlattığı gibi operasyon sırasında, karakollardan yapılan ateş sonucunda askerlerimizin yaralamasından, şehit düşmesinden bu karakolların yönetimini peşmergeye veren asker sivil yetkililer sorumlu olmuyor mu? Bunların vicdanları sızlamıyor mu?</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Bu kararın altına imza atan ilgililer hakkında işlem yapılmayacak mı ?</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Karakolların yönetiminin peşmergeye verilmesi kararı başımıza geçirilen çuval hadisesinin başlangıcı olmuştur. Tam bir ciddiyetsizlik örneğidir. Yapılmaması gereken yanlışlık yapılmıştır.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">O yıllarda Irakta TV kurulduğu okul açıldığı Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın da bu gelişmeleri olumlu karşıladığı haberi basında yer alıyordu. Oysa Irak Türklerinin can güvenliğini sağlamadan okul, televizyon açmanın önemli olmadığı görülmedi. Yönetim karakol fırsatının Irak Türklerinin silahlanmasını sağlayacak fırsat olduğu değerlendirmedi. IMTC de kısa süre sonra ağır darbe aldı .</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">Bu konu hakkında hazırladığımız projenin belgesi devrin Genelkurmay Başkanı Doğan GÜREŞ’in gönderdiği teşekkür mektubunun metni aynen şöyledir</span></span></span></span></span></p>

<table class="MsoTableGrid" style="max-width:100%; background-color:#ffffff; border-collapse:collapse; border-spacing:0px; color:#333333; font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:13px; border:1pt solid windowtext">
	<tbody>
		<tr>
			<td style="width:460.6pt; border:1pt solid windowtext" width="614">
			<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify; padding:0cm 5.4pt"></p>

			<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify; padding:0cm 5.4pt"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><em>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 11 Aralık 1992</em></span></span></span></p>

			<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify; padding:0cm 5.4pt"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:#ffffff"><strong style="font-weight:bold"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><em>Sayın İsmet TAPU</em></span></strong></span></span></p>

			<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify; padding:0cm 5.4pt"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><em>(İzmir Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı)</em></span></span></span></p>

			<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify; padding:0cm 5.4pt"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><em>Irak Türkleri olarak her türlü olumsuzluğa rağmen anayurdunuza dönme isteğinize ve Türkiye’nin sınırlarının güvenliği için görev almaya hazır olduğunuzu belirten mektubunuza, teşekkür eder en iyi dileklerimi sunarım.</em></span></span></span></p>

			<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify; padding:0cm 5.4pt"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:#ffffff"><strong style="font-weight:bold"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><em>Org. Doğan GÜREŞ</em></span></strong></span></span></p>

			<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify; padding:0cm 5.4pt"><span style="font-size:14px;"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><em>Genelkurmay Başkanı</em></span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif">_________________________</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><a href="file:///C:/Users/You/AppData/Local/Microsoft/Windows/INetCache/Content.Outlook/I8LR0CYT/S%C4%B1n%C4%B1r%20Karakollar%C4%B1%20Makale.doc#_ftnref1" name="_ftn1" style="color:black; text-decoration-line:none" title="">[1]</a> </span><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><em><span new="" roman="" times="">Osman Pamukoğlu,Unutulanların dışında yeni bir şey yok, 13.Basım,S.</span></em></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="background-color:#ffffff"><em><span new="" roman="" times="">...</span></em></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="color:#333333"><span style="background-color:#ffffff">Yazarın tüm yazıları için;</span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><u><em><strong><span style="font-size:16px;"><a href="https://www.bursaarena.com.tr/profil/152/celal-ocal">https://www.bursaarena.com.tr/profil/152/celal-ocal</a></span></strong></em></u></p>

<p style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 26 18:03:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/celal-ocal-yazdi-k-irak-hudut-karakollarinin-yonetimi-ve-h63722.html">CELAL ÖCAL yazdı: &amp;quot;K. Irak Hudut Karakollarının Yönetimi ve Irak Türkmenleri..&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/ekonomi/tarih-verildi-akaryakita-buyuk-indirim-geliyor-h63724.html</link>
		<title>Tarih verildi: Akaryakıta büyük indirim geliyor!</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Salı gününden itibaren geçerli olmak üzere motorinin litre fiyatında 4,35 lira indirim bekleniyor.</strong></span></p>

<section>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Orta Doğu'daki ateşkesin ardından petrol fiyatlarındaki keskin düşüşün akaryakıt pompa fiyatlarına da yansıması bekleniyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu gece yarısından itibaren tabelalar bir kez daha güncellenmiş, benzine&nbsp;1 lira 78&nbsp;kuruş zam gelirken Eşel Mobil ile pompa fiyatlarına&nbsp;0,45&nbsp;kuruşluk bir zam yansımıştı. Motorine&nbsp;4 lira 13&nbsp;liralık yapılan zam ise pompa fiyatlarına direkt olarak yansımıştı.</span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Zammın ardından indirim geliyor</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Sektör kaynaklarının aktardığına göre, salı gününden itibaren geçerli olmak üzere motorine 4,35 lira indirim gelecek.</span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İstanbul, Ankara ve İzmir'de güncel akaryakıt fiyatları:</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size:16px;">İstanbul Avrupa Yakası:</span></strong></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Benzin: 62.63 TL<br />
Motorin: 76,56 TL<br />
LPG: 34.99 TL</span></p>

<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size:16px;">İstanbul Anadolu Yakası:</span></strong></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Benzin: 62.49 TL<br />
Motorin: 76,42 TL<br />
LPG: 34.39 TL</span></p>

<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size:16px;">Ankara:</span></strong></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Benzin: 63.61 TL<br />
Motorin: 77.69 TL<br />
LPG: 34.87 TL</span></p>

<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size:16px;">İzmir:</span></strong></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Benzin: 63.88 TL<br />
Motorin: 77.97 TL<br />
LPG: 34.79 TL</span></p>

<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:16px;">T24</span></span></em></p>
</section>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 26 17:30:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/ekonomi/tarih-verildi-akaryakita-buyuk-indirim-geliyor-h63724.html">Tarih verildi: Akaryakıta büyük indirim geliyor!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/turkiye/hur-ve-kabul-edilmis-masonlar-dernegi-ne-kayyum-atandi-h63720.html</link>
		<title>Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği&amp;#039;ne kayyum atandı</title>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Can Holding soruşturması kapsamında Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'nin Başkanı Remzi Sanver'in tutuklanmasının ardından derneğe genel kurul yapmaması nedeniyle mahkeme tarafından kayyum atandı.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği’nde yaşanan yönetim krizi, Başkan Remzi Sanver’in 17 Ekim 2025’te tutuklanmasının ardından yeni bir aşamaya taşındı.</span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">MASONLAR DERNEĞİ'NE KAYYUM ATANDI</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Başkanın görevini fiilen sürdürememesi nedeniyle tüzükte öngörülen süre içinde genel kurulun yapılamadığı belirtildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Dernek üyesi Ali Rıza Aral, oluşan yönetim boşluğunun giderilmesi amacıyla Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği için kayyum atanması talebiyle İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurdu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Mahkeme, dernekte ortaya çıkan yönetim boşluğu nedeniyle geçici süreyle kayyum atanmasına karar verdi.</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img src="https://i12.haber7.net//haber/haber7/photos/2026/15/mYvsr_1775850363_099.jpg" style="width: 488px; height: 270px;" /></span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">TÜZÜKTEKİ SÜRE AŞILDI</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Mahkemeye sunulan başvuruda dernek tüzüğünün 28. maddesine dikkat çekildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Söz konusu maddeye göre, büyük üstatlık makamının ölüm, istifa veya başka bir nedenle boşalması halinde üç ay içinde seçimli genel kurul yapılması gerekiyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Başvuruda, Sanver’in tutuklanmasının ardından 20 Ocak 2026 itibarıyla bu sürenin dolmasına rağmen yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırmadığı ifade edildi.</span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">DAVA EKİM AYINDA GÖRÜLECEK</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Mahkeme, geçici kayyum atanmasına karar verirken konuya ilişkin davanın 20 Ekim 2026 tarihinde görüleceği öğrenildi.</span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">REMZİ SANVER KİMDİR?</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Prof. Dr. Remzi Sanver, akademik çalışmalarının yanı sıra sivil toplum ve&nbsp;<a href="https://spor.haber7.com/" target="_blank" title="Spor">spor</a>&nbsp;yönetimi alanlarında da görev aldı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Sanver, 2021-2022 yıllarında Galatasaray SK yönetiminde genel sekreter ve yönetim kurulu sözcüsü olarak görev yaptı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Remzi Sanver" src="https://i12.haber7.net//haber/haber7/photos/2026/15/EJVzj_1775850715_9623.jpg" style="width: 306px; height: 306px;" /></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:16px;">Remzi Sanver</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Aynı zamanda Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nda büyük üstatlık görevini yürüttü.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Haber7'nin aktardığına göre Sanver, Can Holding soruşturması kapsamında gözaltına alınmış ve 'çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma' ile 'suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama' suçlamalarıyla tutuklanmıştı.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 26 16:14:51 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/turkiye/hur-ve-kabul-edilmis-masonlar-dernegi-ne-kayyum-atandi-h63720.html">Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği&amp;#039;ne kayyum atandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/turkiye/eski-tbmm-baskani-husamettin-cindoruk-hayatini-kaybetti-h63721.html</link>
		<title>Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti</title>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Hüsamettin Cindoruk, tedavi gördüğü hastanede 92 yaşında hayatını kaybetti.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Cindoruk, 25 Aralık 2025 tarihinde evde oksijen değerlerinin düşmesi üzerine İstanbul'da özel bir hastaneye kaldırılmıştı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Burada tedavi altına alınan Cindoruk, yoğun bakım servisine yatırılmıştı. </span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ntv'nin aktardığı haber ve bilgilere göre Hüsamettin Cindoruk'un bugün hayatını kaybettiği öğrenildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">SİYASİLERDEN TAZİYE MESAJLARI</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hüsamettin Cindoruk'un vefatının ardından siyasilerden art arda taziye mesajları geldi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">CHP Genel Başkanı&nbsp;<a href="https://www.ntv.com.tr/haberleri/ozgur-ozel" rel="noopener noreferrer" target="_blank">Özgür Özel</a>, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">“Türk siyasetinin müstesna ismi, TBMM Başkanlığı ve vekaleten Cumhurbaşkanlığı görevlerinde bulunmuş Hüsamettin Cindoruk’un vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Bir ömrü hukuka, Meclis’in itibarına ve demokratik siyaset geleneğine adayan Sayın Cindoruk; makamların ağırlığını, emaneti taşımasını ve zamanı gelince devretmesini bilen bir devlet adamıydı. Genç yaşta hukukçu olarak başladığı yolculukta, darbe dönemlerinin gölgesine rağmen demokratik meşruiyetten yana duruş sergilemesi, hayatındaki en kıymetli izlerden biri olarak hatırlanacaktır. Mekanı cennet olsun.”</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Sağlık Bakanı&nbsp;<a href="https://www.ntv.com.tr/haberleri/kemal-memisogli" rel="noopener noreferrer" target="_blank">Kemal Memişoğlu</a>&nbsp;da "Eski TBMM Başkanımız, 17 ve 19'uncu dönem Milletvekilimiz Sayın Ahmet Hüsamettin Cindoruk’un vefat haberini derin bir üzüntüyle aldım. Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun." dedi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">HÜSAMETTİN CİNDORUK KİMDİR?</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">1933 yılında İzmir'de doğan Hüsamettin Cindoruk, Demokrat Parti'den Doğru Yol Partisi'ne merkez sağın önemli isimlerinden biriydi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Cindoruk, siyaset hayatına Demokrat Parti gençlik kollarıyla başladı. 1958 yılında Demokrat Parti'den ayrılan Hüsamettin Cindoruk, Hürriyet Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">YASSIADA YARGILAMALARINDA AVUKATLIK YAPMIŞTI</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Cindoruk, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından Yassıada yargılamalarında 18 eski milletvekilinin avukatlığını üstlendi. Hüsamettin Cindoruk, Yüksek Adalet Divanı'na hakaret ettiği gerekçesiyle iki buçuk ay hapis cezasına çarptırıldı. Demokratik siyasal yaşama dönüşle birlikte Adalet Partisi ve Demokratik Parti'de faaliyet gösteren Cindoruk'un 12 Eylül 1980 darbesiyle siyasi yaşamı bir kez daha sekteye uğradı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hüsamettin Cindoruk, 1983 yılında kurucusu olduğu Büyük Türkiye Partisi ile siyasete geri döndü ancak yeni kurulan partiyi Milli Güvenlik Konseyi kapattı. Cindoruk, aralarında Süleyman Demirel'in de bulunduğu dönemin siyasetçileriyle Zincirbozan'a gönderilenler arasındaydı. Darbe süreçlerinin ardından Hüsamettin Cindoruk 14 Mayıs 1985 tarihinde Doğru Yol Partisi Genel Başkanlığı'na seçildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">VEKALETEN CUMHURBAŞKANLIĞI YAPMIŞTI</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Cindoruk, Genel Başkanlık koltuğunu siyasi yasağının bitmesinin ardından Süleyman Demirel'e bıraktı. Hüsamettin Cindoruk, 1991-1995 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı görevini yürüttü. Hüsamettin Cindoruk, 17 Nisan 1993 tarihinde 8'inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefatı nedeniyle bir süreliğine vekaleten Cumhurbaşkanlığı görevini de yerine getirdi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Cindoruk, Süleyman Demirel'in Cumhurbaşkanı olmasının ardından Doğru Yol Partisi Genel Başkanlığı'na aday olmadı, Genel Başkanlık koltuğuna Tansu Çiller'in oturmasının ardından DYP'den ayrılarak Demokrat Türkiye Partisi'ni kurdu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hüsamettin Cindoruk, 1999'da seçimlerde partisinin baraj altında kalması üzerine Genel Başkanlık görevinden ayrıldı. Siyasete uzun bir ara veren Cindoruk, 16 Mayıs 2009 tarihinde Demokrat Parti Genel Başkanlığı'na seçildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Demokrat Parti ile Anavatan Partisi'nin Demokrat Parti çatısı altında birleşmesinde etkin bir rol oynayan Cindoruk, birleşmenin ardından 2011 yılına kadar Demokrat Parti Genel Başkanlığı görevini yürüttü.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 26 14:08:11 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/turkiye/eski-tbmm-baskani-husamettin-cindoruk-hayatini-kaybetti-h63721.html">Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/analiz/halis-ozdemir-yazdi-yagli-urgan-boynumuza-sarilmis-ipin-h63719.html</link>
		<title>HALİS ÖZDEMİR yazdı: &amp;quot;Yağlı Urgan Boynumuza Sarılmış İpin Çekilmesi Kalmıştı!..&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong style="font-weight:bold"><span style="font-size:16px">Çile ve Vefa</span></strong></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Yasin Hatipoğlu Vefanın Fedakarlığın Altın Levhalarındandır.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Vefayı, sadakati, asaleti hayatınızın merkezine alınız!</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Çilenin zirvesinden vefanın huzuruna!</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">“<strong style="font-weight:bold">Anacığım sen ağlama ben ağlayayım!</strong>”</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Sizlere Merhum Erbakan Hocamızın yol arkadaşlarından Yasin Hatipoğlu ile ilgili hatıralarımı paylaşmak istiyorum.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Erbakan’ın yol arkadaşlarındandı, Yasin Hatipoğlu.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">İsmi ile müsemma, Hatip. Cesur, gözü pek. Belediye Başkanlığı, MSP milletvekilliği, TBMM Başkan Vekilliği yapmıştı.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Vefanın Dostluğun Kardeşliğin Altın Levhası!</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Vefasızlığın karanlığından vefanın aydınlığına…</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Yasin Abi 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinde Akıncılar davasında yargılanan arkadaşlarımızın ve benim avukatlığımızı yapıyordu.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Mamak Ceza ve Tutukevinde kalıyorduk. Avukat ziyaretleri zorlu şartlarda, ziyarete gelen avukatın saatlerce sırada beklemesi ile gerçekleşebiliyordu. Avukat görüşmemiz on dakikayı geçmiyordu. Ziyaret dakikalar içine hapsedilmişti. Bu vesile ile Akıncılar davasından yargılanan arkadaşlarımızla birlikte benim de ziyaretime aksatmadan her hafta Mamak Askeri Tutukevinde ziyaretimize gelen bizleri yalnız bırakmayan başka bir dostluk fedakalık ve vefa örneği, Avukat Yusuf Ziya Yıldız Beye de sonsuz şükran duyarız. Allah kendisinden razı olsun. Siyasi davaların tutuklularının bulunduğu ceza ve tutuk evinde bir avukat tarafından tutuklunun mütemadiyen takip edilmesi hayati öneme sahiptir! Yani tutuklunun arayanı soranı var demektir ki çok çok önemlidir. Öyle ortamlarda Allah kimseyi, kimsesiz bırakmasın!</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Annem ziyaretime gelmişti.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Annem tutuklandığımı öğrendiğinde bayılmış yere yığılmış ve takriben bir yıl yatalak kalmıştı. Ayağa kalkar kalkmaz da beni Ankara Mamak Askeri Ceza ve Tutukevinde ziyarete üç yaşındaki kardeşim İrfan’ı da yanına alarak gelmişti. Merhum babam ve ziyaretime gelenler, ziyaret sırasına girebilmek için Ankara’ya bir gün öncesinden geliyorlardı. Akıncılar davasından birlikte yargılandığımız Ali Çelik’in abisi çok değerli Mustafa Çelik abi ve muhterem eşi beni ziyarete gelenleri evlerinde misafir ediyorlar, sabahın erken saatinde de Mamak Askeri Tutukevi’nin ziyaret mahalline arabaları ile getiriyorlardı. Allah razı olsun ne büyük fedakarlık ne büyük dostuk gösteriyorlardı.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Görüşme yeri iki üç kişinin ayakta durabileceği genişlikte dar bir alandı. Ziyaret kabinlerinin arasından asker devriye geziyor ziyaretçi ile tutuklu üç dakikalık görüş sırasında birbirleri ile, birbirlerini göremeyecekleri kadar kirli cam ve sık tel kafes arkasından görmeye ve konuşmaya çalışıyorlardı. Konuşursanız karşınızdakini göremiyorsunuz görürseniz de konuşamıyorsunuz!</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Şartların insani olduğundan asla o bahsedilemez!</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Annem karşımdaydı yanında üç dört yaşlarındaki kardeşim İrfan’la birlikte. İrfan bana gelmek istedi ziyaret kabininin camlarını duvarını zorlamaya başladı camların açılmadığını anlayınca da kabinde nöbetçi askerin ayaklarına tekme atmaya başladı. Ben çok endişelendim annemi ve küçük kardeşimi döverler diye. Çünkü ziyaretçi tutuklu farketmeksizin dövüyorlardı! Nöbetçi askere hitaben; ”<strong style="font-weight:bold">komutanım çocuk anlamıyor</strong>” dedim. Nöbetçi askerin yüzüne bakmamız yasaktı can havliyle göz ucuyla baktığımda askerin gözlerinden yaş süzüldüğünü gördüm.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Annemin ziyareti karlı bir kış ayında idi. Görüşebilmek için sabahın çok erken saatında sabah namazından önce karlar üzerinde sıraya girmişler saatler sonra öğleden sonra görüş sırası gelmişti. Görüşe geldiğinde kendisine, akraba ve komşuları sorduktan sonra “<strong style="font-weight:bold">laf ola beri gele</strong>” cinsinden bağımızdan, üzümden kirazdan meyveden, mahsulden bahisle mahsüller nasıl? Dedim. Annem karşımda donmuş gibiydi. O da şuursuzca bir akrabamızın gelininin hamile kaldığını bana müjdeliyordu! Adeta ne konuştuğunun farkında değildi!</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">"<strong style="font-weight:bold">Anne</strong>" dedim, "<strong style="font-weight:bold">ziyaret bitince zil çalıyor zil çalar çalmaz buradan çıkın</strong>" dedim. Ve üç dakikalık ziyaret bitti ben annemin gözleri önünde joplanmamak dövülmemek için kabini hızla terlettim!</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Merhum annem üzüm kiraz sordum diye ben hapisten çıkıp eve dönene kadar dört yıl meyve yememiş!</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Annemin ziyareti ile ilgili bundan sonrasını yıllar sonra Yasin Abi anlattı; “<strong style="font-weight:bold">Diğer tutuklularla avukat görüşmesine gelmiştim. O sırada kadın polislerin yerde yatan bir kadını kaldırmaya çalıştıklarını gördüm. Bir de ne göreyim yerde yatan Saime anne. Hemen başına vardım. Saime anne bayılmış ayıltmaya çalışıyorlardı. Yanındaki çocuk çok korkmuş gözleri yerinden çıkacak gibi etrafa bakıyordu. </strong></span><span style="font-size:16px"><strong style="font-weight:bold">Saime anne sen ağlama ben ağlayayım dedim</strong>…”</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Bundan sonrasını merhum annem anlatıyor! “<strong style="font-weight:bold">Gözlerimi açtığımda başımda kadın polislerin arasında Yasin Bey de vardı Saime anne sen ağlama ben ağlayayım diyerek gözyaşı döküyordu beni bir kasanın üzerine oturttular bir müddet sonra kendime geldim.</strong>”</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Yasin Abi ailemizle birlikte ağlıyordu!</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Yasin Abinin anlatması ile yıllar sonra bu olaydan haberim oldu. Anneme bana bunu niye anlatmadın dediğimde annem; seni bir daha mı üzeyim dedi!</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Ana yüreği ne acıları paylaşmadan taşıyabiliyor!</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Yasin abi bir yıla yakın sıklıkla ziyaretime geldi. Tutuklu ziyareti bir avukatın yarım gününe maloluyordu.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">İddianamemiz gelmişti artık mahkemeye çıkacaktık ben ifademi hazırlamıştım. Mahkemede söyleyeceklerimi bir de Yasin Abinin dinlemesini istedim. Hangi tarihte tutuklandığımı, bir metre kare dahi olmayan hücreye kapatıldığımı, hücrede kırk gün tutulduğumu, ilk on iki gün hiç uyumama müsade edilmeden yedi yirmi dört ayakta uygun adım marş eşliğinde bin defa istiklal marşı, bin defa gençlik marşı gibi marşlar söyletilerek, dilim dönmeyene takatsiz kalana adeta ayakta uyur hale gelene kadar tutulduğumu, işkenceli sorgu başlamadan önceki on iki gün sürede bana merhamet eden bir nöbetçi askerin yarım dilim kurumuş ekmek, bir başka askerin nöbeti sırasında kendisinin yiyeceği aşureyi gizlice getirdiğini, Yozgatlı bir askerin bir adet şeker verdiğini, bu süre içinde kalbimden yayılan ve bütün vücudumu saran adeta vücudumun yandığını hissettiğimde ise, yalvararak istediğim yarım çay bardağı (buzun eritilmesi ile) su içebildiğimi, takatsiz kaldıktan sonra sorguya başladıklarını, iki askerin koluma girip beni yarı sürükleyerek sorguya götürdüklerini, bana her sorguda işkence yaptıklarını sorgu sonrası sürükleyerek hücreme atıldığımı, sorgulamam başladıktan sonraki günlerde ise, günlük bir tabak yemek verildiğini, kırk gün yarım bardak su dışında hiç su verilmediğini, su içmediğimi, bunun böyle sürdüğünü beni buraya askeri savcı Enis Karakış’ın emri ile attıklarını, sorgum sırasında benim ölmediğimi söyleyerek sorguya işkencelerle devam ettiklerini, bir defa da delireceğim hissine kapıldığımda, delirtip beni sokağa atmaları ihtimalinden korktuğumu, beni sorgulayanlara “<strong>bana ne yapıyorsunuz beni delirtmek mi istiyorsunuz? Beni öldürün</strong>" dediğimii bunun üzerine bana yapılanın “<strong>Çin işkencesi</strong>“ olduğu cevabını aldığımı, askeri birliğinden alındığım tarihin belli olduğunu tutuklanma kararının verildiği tarihin belli olduğunu, aradaki 40 gün beni nerede tuttuklarını söylemeleri gerektiğini… ifademe yazdığımı anlattım. (Mamak’ta sorgu genellikle dört veya beş defa tekrarlanmakta ve 180 kişi civarında insanın işkenceden öldüğü) Yasin Abiye anlattım. Yasin Abi konuşmamı biraz yumuşatmamı istedikten sonra; “<strong>Halis savcının çok yüksek ceza talebi (idam cezası) çoğunlukla beraatle sonuçlanır. Allah’ın izni ile sen de beraat edeceksin</strong>…” diyerek bana moral vermeye çalışmıştı. Moral vermesinin sebebi ikimizin de dilimizin varmadığı savcının “idam” talebiydi.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Ziyaret kabinini size anlattım. Bu defa daha sıkı bir Avukat müvekkil görüşmesi gerçekleşiyordu. Hem benim yanımda hem de Yasin Abinin yanında rütbeli asker vardı bu yetmezmiş gibi iki kabin arasında da bir subay vardı. Belli ki ne konuşacağımızı tesbit etmek istemişlerdi.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">O sıralarda elli civarında sağdan ve soldan idam gerçekleşmiş ya da gerçekleşmek üzere idi bir de TBMM’de onay bekleyen onlarca idam dosyası vardı. Durum hiç de kolay geçiştirilecek cinsten değildi.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong style="font-weight:bold"><span style="font-size:16px">Darbe mahkemesinde yargılanıyorduk!</span></strong></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Henüz yirmi iki yirmi üç yaşlarındaydım. Yirmili yaşlarındaki bir genç olarak kendi ülkesinde akılalmaz işkence ve muameleler görmüştüm. Ve idam edilmeyi kabullenmiştim!</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Ne acı.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Yasin Abi bu ziyarette artık kendisinin mahkemelere katılamayacağını MSP ile Akıncılar davasını birleştirmek için gerekçe aradıklarını söyledikten sonra; merak etme davayı takip edeceğim sadece duruşmalara katılmayacağım, sizi ziyarete gelemeyeceğim dedi.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Akıncılar davası ile MSP davasını birleştirmek istediklerini çok iyi biliyordum. Çünkü davayı benim ifadelerim üzerinden birleştirmek istiyorlardı ve onu için beni “sen ölmüyorsun” diyerek on altı defa işkenceli sorguya almışlardı. (Mamak’ta işkenceli sorgu genellikle dört veya beş defa uygulanıyordu). Askeri müdahale olduğunda, Akıncı Sporcular Derneği Genel Başkanlığı ve Akıncılar Derneği’nin sıkı yönetim tarafından bir provakasyon sonucu kapatılması ile Konya’da kurulan Akıncı Gençler Derneği’nin de kurucularından ve Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı idim. Bu sıfatlarla tutuklandım.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">MSP Davası ile Akıncılar Davasını Birleştirmek İstiyorlardı.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Erbakan'ı da idam cezası ile yargılamak istiyorlardı.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Sorguda sordukları ve söyledikleri; “<strong style="font-weight:bold">zaten idam edileceksin konsey idam kararını verdi, -silahlı kampların emrini Erbakan verdi silahlı kampların parasını da MSP verdi- de</strong>” diyorlardı. Bunu söyleyebilmek için on altı defa sorguya alınmış, işkenceye tabi tutulmuştum.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Bu ifadeyi alamadıkları için MSP ile Akıncılar davasını birleştirememişlerdi.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Davaları birleştirebilselerdi Merhum Erbakan’ı da bizimle birlikte idamla yargılayacaklardı.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Ben “<strong style="font-weight:bold">idam</strong>” sözünü içselleştirmiştim. Öyle ya darbenin baş mimarı Evren; "<strong style="font-weight:bold">asmayıp da besleyelim mi? Sağdan soldan idamlar yapılıyor İslamcılardan da idam” olmalıydı</strong>.." diyordu.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Mamak’ta bir metrekare dahi olmayan zifiri karanlık, kurumuş, yaş insan pislikler ile dolu hücredeki ilk günümden itibaren; “<strong style="font-weight:bold">sen idam edileceksin, kararın konsey tarafından verildi</strong>” denilerek beynime kazınmıştı ve ben de artık kabullenmiştim.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Onlara; “<strong style="font-weight:bold">Allah dilerse, Allah dilemezse kuru yaprak yerini değiştiremez</strong>” diye cevap veriyordum.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">İdamı kabullenmiştim kabullenmesine de, "<strong style="font-weight:bold">Babam metanetlidir o dayanır da annem dayanamaz</strong>" düşüncesi yüreğime hançer gibi saplanmıştı!</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Bu vesile ile ifade etmeden geçemeyeceğim önemli ayrıntı ise; Sağcı solcu demeden binlerce gencimizin işkence görmesine ve 179 tutuklunun gene işkenceden ölmesinin baş mimarı Mamak Askeri mahkemeleri baş savcısı, CHP İzmir Belediye Başkanlığı yapmış olan <strong style="font-weight:bold">Tunç Soyer’in babası Askeri Savcı Albay Nurettin Soyer</strong>’di! İşkenceciler tarih huzurunda ve Allah'ın huzurunda nasıl hesap verebilecekler!?</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">İşte böyle bir atmosfer içinde hüzün endişe ile Yasin Abi ile birlikteydik. Yasin Abi bizim çektiklerimizi hissediyor, gözleri doluyor için için ağlıyordu. Bizim moralimiz bozulmasın diye metanetli durmaya çalışıyordu. Adeta bizlerle Mamak’ta yaşıyordu. Düşünebiliyor musunuz bana yapılan muameleleri biliyorsunuz ve elinizden birşey gelmiyor!</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Allah’tan dilerim ki bizleri cennetinde de buluştursun! Amin.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Bu konuları, “<strong style="font-weight:bold">Mamak Zindanlarında Bir Akıncı</strong>” ve “<strong style="font-weight:bold">Erbakanla Yolculuğum</strong>” kitaplarımda da anlattım.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Erbakan’ın yol arkadaşları bir bir fani alemden baki aleme göçtüler. Bir elin parmakları kadar kaldık desem yeridir.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong style="font-weight:bold"><span style="font-size:16px">Erbakan’ın Yol Arkadaşları</span></strong></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Erbakan’ın yol arkadaşları ne Erbakan’ın yüzünü yere eğdirdiler ne de kendilerine umut bağlayanları sükutu hayale uğrattılar.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Onlar sadıktılar,</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Onlar sabırlıydılar,</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Onlar samimiydiler,</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Onların da oğulları kızları damatları vardı ama hiçbirisi bakanlıkların koridorunda dolaşmadı, hiçbirisi siyasi itibarlarını şahsi emellerine alet etmediler.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong style="font-weight:bold"><span style="font-size:16px">Onlar yüz akı insanlardı..</span></strong></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Merhum Erbakan da ana kadrosunu, karar mekanizmasını sadakatle korudu. Umarım siyasi takipçisi olduğunu iddia eden siyasetçiler de bundan ders almış olsunlar!</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Gelenler geldi gidenler gitti. Erbakan’ın yol arkadaşları aynı kaldı. Erbakan da arkadaşları da birbirlerine tahammül gösterip yol arkadaşlıklarını “mezara” kadar devam ettirdiler. Elbette onlar da insandı ve, “kul kusursuz olmaz”dı. Kusurlarımız affola. Ahirete göçenlere rahmet, hayatta olanlara sağlık afiyet dilerim.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong style="font-weight:bold"><span style="font-size:16px">Bir elin parmakları kadar kaldığımızı bizden, yani kalanlardan başka bilen de yok gibi! Vefa duygusu ne asil duygudur. Vefalı insan ne asil insandır!</span></strong></span></span></span></span></p>

<p class="MsoPlainText" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Vesselam</span></span></span></span></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 26 12:45:20 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/halis-ozdemir-yazdi-yagli-urgan-boynumuza-sarilmis-ipin-h63719.html">HALİS ÖZDEMİR yazdı: &amp;quot;Yağlı Urgan Boynumuza Sarılmış İpin Çekilmesi Kalmıştı!..&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/ispanya-dis-isleri-bakani-bueno-nato-bu-savasa-katilmayacak-h63717.html</link>
		<title>İspanya Dış İşleri Bakanı Bueno: &amp;#039;NATO bu savaşa katılmayacak&amp;#039;</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin yeniden sağlanmasına yardımcı olmaları için müttefikleri üzerindeki baskıyı arttırırken İspanya Dışişleri Bakanı "NATO bu savaşa katılmayacaktır" dedi.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares Bueno, ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO'nun Hürmüz Boğazı konusunda harekete geçmemesinden duyduğu hayal kırıklığını dile getirmesinin ardından yaptığı açıklamada, boğazın geçişi güvence altına almanın ittifakın görev alanını aştığını söyledi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Albares cuma günü İspanya Senatosu'nda yaptığı konuşmada, "NATO'nun bu savaşta hiçbir dahli yoktur. Biz müttefikler bilgilendirilmedik ve bize danışılmadı," dedi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">"Ortadoğu NATO'nun hareket alanı içinde değildir ve bu nedenle sadece biz değil, birçok müttefik de aynı düşünceyi dile getirmiştir: NATO bu savaşa katılmayacaktır."</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu yorumlar İspanya'nın, uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak nitelendirdiği İran müdahalesi konusundaki eleştirel tutumuyla örtüşüyor. Geçen ay ülkenin solcu hükümeti hava sahasını savaşla bağlantılı Amerikan uçaklarına kapatmıştı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ancak İspanya bu hafta başında "Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin sağlanmasına katkıda bulunmayı" taahhüt eden&nbsp;<a href="https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/statement%5F26%5F784" rel="noreferrer" target="_blank">ortak bir liderler bildirisi&nbsp;</a>imzaladı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, müttefikleri, Tahran'ın sıkı kontrolü altındaki bu dar nakliye hattından güvenli geçişi garanti edebilecek özel bir misyon oluşturmaya teşvik ediyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ateşkes anlaşmasından sonra da devam eden kapanma, küresel tedarik zincirlerini bozdu, enerji fiyatlarının yükselmesine neden oldu ve stagflasyon korkularını körükledi. Tahminen 2 bin gemi ve 20 bin denizci Basra Körfezi'nde mahsur kalmış durumda.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu arada Trump, Hürmüz'e askeri varlıklar konuşlandırmayı reddeden NATO müttefiklerine defalarca ateş püskürdü. Son günlerde, ABD'yi 77 yıllık transatlantik ittifaktan çekme ve Grönland'ı Danimarka'dan alma tehdidini yeniden gündeme getirdi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Truth Social'da büyük harflerle, "NATO onlara ihtiyacımız olduğunda yanımızda değildi ve tekrar ihtiyacımız olduğunda da yanımızda olmayacak. Grönland'ı hatırlayın, o büyük, kötü yönetilen buz parçasını!!!" diye yazdı.</span></p>

<figure>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="NATO Genel Sekreteri Mark Rutte." loading="lazy" pinger-seen="true" sizes="(max-width: 768px) 95vw, (max-width: 1024px) 80vw, (max-width: 1280px) 55vw, 728px" src="https://images.euronews.com/articles/stories/09/71/76/47/808x454_cmsv2_c765313e-a7e1-57de-8f1e-b9b6a7e5243b-9717647.jpg" srcset="https://images.euronews.com/articles/stories/09/71/76/47/384x216_cmsv2_c765313e-a7e1-57de-8f1e-b9b6a7e5243b-9717647.jpg 384w, https://images.euronews.com/articles/stories/09/71/76/47/640x360_cmsv2_c765313e-a7e1-57de-8f1e-b9b6a7e5243b-9717647.jpg 640w, https://images.euronews.com/articles/stories/09/71/76/47/750x422_cmsv2_c765313e-a7e1-57de-8f1e-b9b6a7e5243b-9717647.jpg 750w, https://images.euronews.com/articles/stories/09/71/76/47/828x466_cmsv2_c765313e-a7e1-57de-8f1e-b9b6a7e5243b-9717647.jpg 828w, https://images.euronews.com/articles/stories/09/71/76/47/1080x608_cmsv2_c765313e-a7e1-57de-8f1e-b9b6a7e5243b-9717647.jpg 1080w, https://images.euronews.com/articles/stories/09/71/76/47/1200x675_cmsv2_c765313e-a7e1-57de-8f1e-b9b6a7e5243b-9717647.jpg 1200w, https://images.euronews.com/articles/stories/09/71/76/47/1920x1080_cmsv2_c765313e-a7e1-57de-8f1e-b9b6a7e5243b-9717647.jpg 1920w" /></span></p>

<figcaption>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">NATO Genel Sekreteri Mark Rutte.&nbsp;AP Photo</span></span></p>
</figcaption>
</figure>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Rutte gerilimi düşürmek amacıyla çarşamba günü Beyaz Saray'da&nbsp;<a href="https://tr.euronews.com/2026/04/10/trumptan-natoya-hurmuz-bogazi-ultimatomu-birkac-gun-icinde-yeniden-acilsin">Trump ile bir araya geldi</a>.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Alışılmadık bir şekilde basına kapalı gerçekleşen toplantı Rutte tarafından "çok samimi, çok açık bir tartışma" olarak tanımlandı. Bir NATO sözcüsü daha sonra Genel Sekreter'in Hürmüz'ün güvenliğinin sağlanması konusunda "müttefiklerle temas halinde olduğunu" söyledi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Sözcü, "Amerika Birleşik Devletleri'nin Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisini sağlamak için somut taahhütler ve eylemler beklediği açık," dedi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bir NATO misyonu için 32 üye ülkenin mutabakatı gerekiyor ki bu da İspanya'nın ve muhtemelen diğer üyelerin muhalefetinin imkansız kılacağı bir eşik. Türk Ticaret Bakanı Ömer Bolat&nbsp;<a href="https://tr.euronews.com/2026/04/10/ticaret-bakani-bolat-nato-iran-savasinda-abd-ve-israile-destek-vermekle-yukumlu-degil">Euronews</a>'e yaptığı açıklamada NATO müttefiklerinin yardım etmek zorunda olmadığını söylemişti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">NATO anlaşması sadece Avrupa, Kuzey Amerika ve Türkiye toprakları ile bu ülkelerin yetki alanındaki adaları kapsasa da örgüt geçmişte Afganistan, Libya ve Irak'ta operasyonlar düzenleyerek kapsamının pratikte genişletilebileceğini göstermişti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ülkesinin uluslararası bir yetki verilmesi koşuluyla Hürmüz'ün yeniden açılmasına yardımcı olacağını söyledi. Ancak bu hafta BM Güvenlik Konseyi'nden bir karar geçirme girişimi Çin ve Rusya'nın vetosuyla engellendi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu arada İngiltere, kritik su yolunda seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etmek için dünyanın dört bir yanından 40'tan fazla ülkenin katılımıyla bir istekliler koalisyonu oluşturuyor. Bu gayrı resmi gruplaşma NATO'nun daha katı çerçevesini aşmaya yardımcı olabilir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İngiltere Başbakanı Keir Starmer perşembe günü Trump'la "deniz taşımacılığının mümkün olan en kısa sürede yeniden harekete geçirilmesi için pratik bir plana duyulan ihtiyaç" hakkında konuştu. Ancak Londra bu planın neye benzeyeceği konusunda herhangi bir ayrıntı vermedi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:16px;">Euronews</span></span></em></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 26 10:30:08 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/ispanya-dis-isleri-bakani-bueno-nato-bu-savasa-katilmayacak-h63717.html">İspanya Dış İşleri Bakanı Bueno: &amp;#039;NATO bu savaşa katılmayacak&amp;#039;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/ozel-haber/polis-gunu-ve-haftasi-tum-yurtta-cosku-ve-sevgiyle-kutlaniyor-h63718.html</link>
		<title>POLİS GÜNÜ ve HAFTASI tüm yurtta coşku ve sevgiyle kutlanıyor!</title>
		<category><![CDATA[ozel-haber]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Türk Polis Teşkilatı 10 Nisan 1845 günü İstanbul’da kurulmuştur.</strong> </span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Halen 1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’na dayanarak örgütlenmiş ve 1934 tarihli 2559 sayılı Polis Vazife ve Sâlahiyet Kanunu ile yetkilendirilmiş bir teşkilattır. İçişleri Bakanlığı’na bağlı bir genel müdürlüktür. Merkezde Daire başkanlıkları, taşrada İl ve İlçe Emniyet Müdürlükleri olarak örgütlenmiştir.&nbsp;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Polis Teşkilatı 10 Nisan'da kurulduğu için 10 Nisan’ı her yıl Polis Günü olarak kutlar.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu yıl da 10 Nisan gününden itibaren yurdun hemen hemen tüm il ve ilçelerinde Polis Günü ve Haftası kutlamalarına başlanıldı ve bu kutlamalar bir hafta boyunca devam edecektir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">BURSA ARENA Ailesi olarak başta Şehit Polislerimiz ve Ailelerinin olmak üzere tüm Emniyet teşkilatı Mensuplarımızın Polis Günü ve Haftasını candan kutluyoruz.&nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 26 08:45:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/ozel-haber/polis-gunu-ve-haftasi-tum-yurtta-cosku-ve-sevgiyle-kutlaniyor-h63718.html">POLİS GÜNÜ ve HAFTASI tüm yurtta coşku ve sevgiyle kutlanıyor!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/sairler-ve-siirler/sair-dermani-yazdi-aman-kizilirmak-2-h63716.html</link>
		<title>Şair DERMANİ yazdı: &amp;quot;Aman Kızılırmak..&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[sairler-ve-siirler]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Bu sevdanın yolunda paylaştığım kadersin<br />
Amanın Kızılırmak böyle nere gidersin<br />
Yerlerde sürünürsün çağıl çağıl çağlarsın<br />
Benim gibi yârinin izini mi güdersin.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Gönüllere sığmazsın enginlerden taşarsın<br />
Bir güzelin peşinde tepelerden aşarsın<br />
İçindeki özlemle doludizgin koşarsın<br />
Benim gibi yârinin izini mi güdersin.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Yorulmayı bilmezsin vurursun yokuşlara<br />
Yağan karın altında aldırmazsın kışlara<br />
Hasret kalmışsın gibi sevdalı bakışlara<br />
Benim gibi yârinin izini mi güdersin.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Köprüköy’ün altından köprüden süzülürsün<br />
Sulubük’ün üstünden kuşlarla gezinirsin<br />
Çekip gitme gurbete dert çekip üzülürsün<br />
Benim gibi yârinin izini mi güdersin.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Karaahmetli ile duruyorsun bir düzde<br />
Bahşılı’ya gelince çağlıyormuşsun sözde<br />
Yahşihan’ın önünde durulurmuşsun güzde<br />
Benim gibi yârinin izini mi güdersin.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Yıllarca bir hülyanın peşinden koşmuşum ben<br />
İçimdeki aşk ile çırpınıp coşmuşum ben<br />
Bir fırtına koptu ki çarpılıp düşmüşüm<br />
Benim gibi yârinin izini mi güdersin..</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><img alt="" src="/images/upload/98963-kizilirmak-goruntusu.jpg" style="width: 423px; height: 283px;" /></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">...</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Şairin tüm şiirleri için;</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin:0px 0px 10px"><a href="https://www.bursaarena.com.tr/profil/96/dermani-sair"><u><em><strong><span style="font-size:16px;">https://www.bursaarena.com.tr/profil/96/dermani-sair</span></strong></em></u></a></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 26 07:18:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/sairler-ve-siirler/sair-dermani-yazdi-aman-kizilirmak-2-h63716.html">Şair DERMANİ yazdı: &amp;quot;Aman Kızılırmak..&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/spor/anadolu-efes-dubai-yi-dagitti-cift-mac-haftasinda-2-de-h63715.html</link>
		<title>Anadolu Efes Dubai&amp;#039;yi dağıttı: Çift maç haftasında 2&amp;#039;de 2</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>EuroLeague'in 37. haftasında Dubai Basketball ile karşı karşıya gelen temsilcimiz Anadolu Efes sahadan 85-69'luk skorla galip ayrıldı.</strong> </span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Anadolu Efes böylelikle EuroLeague'in çift maç haftasında ikide iki yaptı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><a href="https://www.yenicaggazetesi.com/euroleague-haberleri.htm" target="_blank" title="EuroLeague Haberleri">EuroLeague</a>'in 37. haftasında Anadolu Efes Saraybosna'da&nbsp;<a href="https://www.yenicaggazetesi.com/dubai-haberleri.htm" target="_blank" title="Dubai Haberleri">Dubai</a>&nbsp;Basketball ile karşı karşıya geldi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Anadolu Efes Dubai'yi dağıttı: Çift maç haftasında 2'de 2 - Resim : 1" height="462" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h462q95gm/storage/files/images/2026/04/10/anadolu-efes-0004-aa-20260410-4107-ooyv.jpg" width="820" /></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">DUBAI KARŞISINDA FARKLI GALİBİYET</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yeniçağ'dan Furkan Çelik'in aktardığına göre, çift maç haftasının ilk sınavını evinde Partizan'ı uzatmalarda yenerek geçen Anadolu Efes ikinci karşılaşmayı da deplasmanda Dubai'yi 85-69'luk farklı skorla devirerek kazandı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Anadolu Efes Dubai'yi dağıttı: Çift maç haftasında 2'de 2 - Resim : 2" height="462" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h462q95gm/storage/files/images/2026/04/10/efes-ixhp.jpg" width="820" /></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">ANADOLU EFES ÇİFT MAÇ HAFTASINDA İKİDE İKİ YAPTI</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Son hafta öncesinde EuroLeague'de prestij maçlarını kazanarak ikide iki yapan Anadolu Efes Dubai'nin de play-off hedefine darbe vurdu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Anadolu Efes Dubai'yi dağıttı: Çift maç haftasında 2'de 2 - Resim : 3" height="462" loading="lazy" src="https://img.yenicaggazetesi.com/rcman/Cw820h462q95gm/storage/files/images/2026/04/10/anadolu-efes-0002-aa-20260410-4107-xcaz.jpg" width="820" /></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">BEAUBOIS YILDIZLAŞTI</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Anadolu Efes'te Rodrigue Beaubois 18 sayık performansıyla yıldızlaştığı maçta sahanın en skorer oyuncusu oldu ve karşılaşmanın MVP'si seçildi.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 26 06:53:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/spor/anadolu-efes-dubai-yi-dagitti-cift-mac-haftasinda-2-de-h63715.html">Anadolu Efes Dubai&amp;#039;yi dağıttı: Çift maç haftasında 2&amp;#039;de 2</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/sairler-ve-siirler/sair-bekir-yildirim-yazdi-emekli-h63714.html</link>
		<title>Şair BEKİR YILDIRIM yazdı: &amp;quot;Emekli..&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[sairler-ve-siirler]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">Bu yıl emeklinin yılı<br />
Yese içse bile hepten çalı<br />
Her şey fahiş&nbsp;her şey pahalı<br />
Kazık düştü emekliye..</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Altmışında iş arıyor<br />
Bu emekli neye yarıyor<br />
Hazır mezar bile bulamıyor<br />
Toprak düştü emekliye...</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bazıları dileniyor<br />
Bu düzene bileniyor<br />
İstediğini de alamıyor<br />
Kuruş düştü emekliye..</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bak emekli bocalıyor<br />
Olan hep ona oluyor<br />
Yükü ağır geldi sallanıyor<br />
Semer düştü emekliye..</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Ağalar beyler çok yiyecek<br />
Sabır edin düzelecek<br />
Emekliye ne düşecek<br />
Açlık düştü emekliye..</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Pazarda ucuz arıyor<br />
Ne ararsa bulamıyor<br />
İnsan gibi de yaşayamıyor<br />
Ölmek düştü emekliye..&nbsp; &nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
14.07.2024</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><em><img alt="" src="/images/upload/ANKA_1.jpg" style="width: 481px; height: 270px;" /></em></span></span></p>

<p><span style="font-size:13px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><em>(Fotoğraf: ANKA)</em></span></span></p>

<p>...</p>

<p><span style="font-size:16px;">Şairin tüm şiirleri için;</span></p>

<p><a href="https://www.bursaarena.com.tr/profil/151/bekir-yildirim-sair"><u><em><strong><span style="font-size:16px;">https://www.bursaarena.com.tr/profil/151/bekir-yildirim-sair</span></strong></em></u></a></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 26 05:50:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/sairler-ve-siirler/sair-bekir-yildirim-yazdi-emekli-h63714.html">Şair BEKİR YILDIRIM yazdı: &amp;quot;Emekli..&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/saglik/bogazici-universitesi-nden-prof-dr-rana-sanyal-liderliginde-h63713.html</link>
		<title>Boğaziçi Üniversitesi&amp;#039;nden Prof. Dr. Rana Sanyal Liderliğinde Kanser Tedavisinde Önemli Gelişme</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Boğaziçi Üniversitesi akademisyeni Prof. Dr. Rana Sanyal'ın liderliğinde geliştirilen ve erken dönem araştırmaları Boğaziçi Üniversitesi laboratuvarlarında yürütülerek klinik aşamaya taşınan Türkiye'nin ilk özgün ilaç adayı RS-0139'un Faz 1 klinik araştırması başarıyla tamamlandı. Kanser tedavisinde çığır açabilecek potansiyele sahip olan bu gelişme, akademi–teknopark–sanayi iş birliğinden doğan güçlü bir ar-ge başarısını ortaya koyuyor.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen temel bilim ve klinik öncesi araştırmaların ardından klinik aşamaya geçen RS-0139, Türkiye'de keşiften kliniğe ulaşan ilk özgün ilaç adayı olarak önemli bir bilimsel eşiği atladı. Proje, Boğaziçi Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren ar-ge firması RS Research tarafından yürütülürken, bu başarı üniversite ekosisteminde doğan bilginin yüksek katma değerli teknolojiye dönüşmesinin somut bir göstergesi oldu.</span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Akademiden Kliniğe Uzanan Bir Başarı Hikâyesi</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Prof. Dr. Rana Sanyal liderliğinde yürütülen çalışmanın klinik öncesi araştırmaları, Boğaziçi Üniversitesi'nin laboratuvar altyapısında ve Hedefli Tedavi Teknolojileri Merkezi ekiplerinin katkılarıyla yürütüldü. İlacın üretimi RS Research'ün İstanbul Sağlık Endüstrisi Kümelenmesi iş birliğiyle Teknopark İstanbul'da kurduğu GMP sertifikalı altyapısında gerçekleşti. Ardından başlatılan Faz 1 klinik araştırmasının başarıyla tamamlanması, geliştirilen ilaç taşıyıcı platform teknolojisinin klinik doğrulaması açısından da kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu gelişme yalnızca RS-0139'un ilerleyen faz çalışmalarına değil, aynı platform teknolojisi üzerinden geliştirilen diğer ilaç adaylarının da klinik potansiyeline işaret ediyor. Böylece Türkiye'de biyoteknoloji alanında özgün molekül geliştirme ve klinik doğrulama kapasitesinin güçlendiği bir döneme giriliyor.</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="unnamed-1_1" src="https://img.timeturk.com/resim/dresim/2026/unnamed-1_1.jpg" style="width: 516px; height: 290px;" /></span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Boğaziçi Ekosisteminin Gücü</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Söz konusu başarı, Boğaziçi Üniversitesi akademik birikimi ile Boğaziçi Teknopark'ın ar-ge odaklı inovasyon ortamının birleşiminin önemli bir çıktısı olarak öne çıkıyor. Üniversite laboratuvarlarında başlayan bilimsel araştırmanın, Boğaziçi Teknopark bünyesindeki ar-ge firması tarafından klinik aşamaya taşınması, Türkiye'de derin teknoloji üretiminin sürdürülebilirliği açısından kritik bir model oluşturuyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Projenin yürütücüsü Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesii Prof. Dr. Rana Sanyal, sürece katkı sağlayan geniş ekosisteme dikkat çekerek bu başarının, Türkiye'nin kendi özgün ilacını geliştirme vizyonunun bir sonucu olduğunu vurguladı. Sanyal "Klinik öncesi araştırmalarımızı titizlikle yürüttüğümüz Boğaziçi Üniversitesi laboratuvar ekiplerimizden, bize inanan yatırımcılarımıza ve bu sürece katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.</span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kanser Tedavisinde Yeni Bir Umut</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">RS Research'ün kanser tedavisinde hedefli kemoterapi yaklaşımı, hem bilim dünyasında hem de&nbsp;<a href="https://www.timeturk.com/saglik" title="Sağlık Haberleri">sağlık</a>&nbsp;ekosisteminde dikkat çekiyor. Şirketin ilaç taşıyıcı platform teknolojisi ilacı doğrudan tümöre hedefleyerek, tedavinin etkisini artırırken yan etkileri azaltıyor. Şirketin öncü ilaç adayı RS-0139'un Faz 1 çalışmasının başarıyla tamamlanması, ilacın güvenlilik profilinin değerlendirilmesinde önemli bir adım olurken, ilerleyen klinik fazlar için güçlü bir temel oluşturuyor. Çalışmalarını bu aşamaya getirmek için gerekli finansal kaynağı Gen İlaç, Eczacıbaşı Momentum, İstanbul Portföy ve ACT Venture Partners'dan toplam 14,2 milyon&nbsp;<a href="https://www.timeturk.com/haberleri/dolar" title="dolar">dolar</a>&nbsp;yatırım ve 6 milyon doların üzerinde kamu desteğiyle sağlayan RS Research, ekosistemden ve başarılarından aldığı güçle bir sonraki yatırım turuna hazırlanıyor.</span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kanser Tedavisinde Yeni Bir Dönem</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Keşiften kliniğe uzanan bu yolculuk, Türkiye'de özgün ilaç geliştirme kapasitesinin geldiği noktayı göstermesi açısından stratejik önem taşıyor. Boğaziçi Üniversitesi'nin alanında öncü araştırmacılarından biri olan Prof. Dr. Rana Sanyal ve ekibi tarafından, Boğaziçi Üniversitesi ve Boğaziçi Teknopark ekosisteminde geliştirilen RS-0139, yalnızca bilimsel bir başarı değil; aynı zamanda Türkiye'nin biyoteknoloji alanındaki küresel rekabet gücünü artırabilecek bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu önemli gelişme, akademi temelli ar-ge çalışmalarının yüksek etkili sağlık çözümlerine dönüşebileceğini bir kez daha ortaya koyarken, Türkiye'de kanser tedavisine yönelik yenilikçi yaklaşımlar için güçlü bir umut sunuyor. RS-0139, sadece&nbsp;<a href="https://www.timeturk.com/haberleri/turkiye" title="Türkiye">Türkiye</a>&nbsp;için bir "ilk" olmakla kalmıyor, aynı zamanda tüm dünyada kanser hastaları için yeni bir umut ışığı yakıyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Timetürk</span></em></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 26 21:46:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/saglik/bogazici-universitesi-nden-prof-dr-rana-sanyal-liderliginde-h63713.html">Boğaziçi Üniversitesi&amp;#039;nden Prof. Dr. Rana Sanyal Liderliğinde Kanser Tedavisinde Önemli Gelişme</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/ekonomi/istanbul-valiligi-sanayicileri-sure-vererek-uyardi-15-bin-lira-h63711.html</link>
		<title>İstanbul Valiliği, sanayicileri süre vererek uyardı.: 15 Bin lira cezası var</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size:16px;"><a href="https://halktv.com.tr/istanbul">İstanbul</a>&nbsp;Valiliği İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü, sanayi sicil belgesine sahip işletmelerin&nbsp;"Yıllık İşletme Cetveli"&nbsp;bildirim yükümlülüğü konusunda bir hatıtlatma ve&nbsp;uyarıda bulundu. Yayımlanan açıklamada şunlara yer verildi;&nbsp;</span></strong></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">6948 sayılı Sanayi Sicili Kanunu uyarınca, işletmelerin bir önceki yıla ait faaliyet bilgilerini içeren cetvellerini her yılın ilk dört ayı içerisinde, yani 1 Ocak ile 30 Nisan tarihleri arasında elektronik ortamda sisteme girmeleri zorunlu tutuluyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bildirim işlemleri, e-devlet kapısı üzerinden&nbsp;"Sanayi Sicil İşlemleri"&nbsp;uygulaması aracılığıyla gerçekleştiriliyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Sanayi Sicil Belgesi'nin geçerliliğini koruması, işletmelere pek çok stratejik avantaj sunmaya devam ediyor. Bu kapsamda belge sahibi işletmeler; ihraç kayıtlı mal teslimlerinde KDV terkin ve iade işlemlerinden yararlanabiliyor, kambiyo satışlarında BSMV oranının sıfır olarak uygulanması hakkını elde ediyor ve&nbsp;<a href="https://halktv.com.tr/elektrik">elektrik</a>&nbsp;faturalarını sanayi abonesi tarifesi üzerinden ödeme imkânı buluyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ayrıca ihracat kredilerinden yararlanma, kamu kurumlarının desteklerinden faydalanma ve kamu ihalelerinde yerli istekliler lehine sağlanan fiyat avantajları gibi haklar da güncel bir sanayi sicil belgesine sahip olma şartına dayanıyor.</span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">15 BİN LİRA CEZASI VAR</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İşletmelerin bu bildirimi yapabilmeleri için PTT üzerinden alınmış aktif bir Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) kaydına sahip olmaları gerekiyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yıllık işletme cetvelini süresi içerisinde teslim etmeyen işletmelere, ilgili kanun maddesi gereğince 2026 yılı için belirlenen 15 bin 29 TL tutarında idari&nbsp;<a href="https://halktv.com.tr/para">para</a>&nbsp;cezası uygulanacak. Yetkililer, sistemde oluşabilecek yoğunluk ihtimaline karşı işlemlerin son güne bırakılmamasını tavsiye ediyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Düzenlemede dikkat çeken bir diğer unsur ise 14 Nisan 2026 tarihinde yürürlüğe girecek olan yeni sanayi sicil tebliğidir. Bu yeni kurala göre, sanayi sicil belgesinin geçerliliği doğrudan yıllık işletme cetvelinin verilmesine bağlandı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yükümlülüğünü yerine getirmeyen işletmelerin belgeleri geçersiz sayılacak ve belgenin sağladığı haklar ile muafiyetlerden yararlanamayacaklar.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="valilik-sure-vererek-uyardi-15-bin-lira-cezasi-var-2.jpg" height="640" loading="lazy" src="https://cdn.halktv.com.tr/other/2026/04/10/valilik-sure-vererek-uyardi-15-bin-lira-cezasi-var-2.jpg" style="width: 950px; height: 475px;" width="1280" /></span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 26 18:18:41 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/ekonomi/istanbul-valiligi-sanayicileri-sure-vererek-uyardi-15-bin-lira-h63711.html">İstanbul Valiliği, sanayicileri süre vererek uyardı.: 15 Bin lira cezası var</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/analiz/prof-dr-esergul-balci-yazdi-kurt-kuzu-hikyesi-h63712.html</link>
		<title>Prof. Dr. ESERGÜL BALCI yazdı: &amp;quot;Kurt Kuzu Hikâyesi..&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kurt kuzu hikâyesini bilmeyen yoktur sanırım. Nehir kenarında bir kuzu su içmektedir. Kurt oradan geçerken kuzuyu görür ve onu yemeye karar verir. Ama bir bahane bulması gereklidir. Bahaneyi de bulur. Kuzuya ‘benim suyumu bulandırıyorsun’ der ve onu yer.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kıssadan hisse, günümüz Dünyası da öyle değil mi? Gücü gücüne yetene çakıyor. Ne yasa ne Anayasa ne uluslararası hukuk. Hepsi yok sayılıyor. Ortanın üstü gücündeki ülkeler de sessiz oturuyor, ufak tefek sesler dışında. İspanya lideri hariç. Ne varsa sosyalistlerde var demek ki.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Dünyada her tür aşırılıkları yapanların arkasında yobaz dinciler var. Savaş başlatanları, sözüm ona saptırılmış dini ritüellerle kutsuyorlar. Akıl ve bilimle hareket edenler, onlara engel olmaya çalışsalar da bu gözü dönmüşlük karşısında, bir yere kadar başarılı oluyorlar.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Dünyada zengin açgözlü sömürgen kapitalistleri doyurabilmiş olsaydık, açlık ve savaşlar kalmaz, insanlar kendini gerçekleştirmek için eğitime, sanata, edebiyata, felsefeye, spora yönelir mutlu olarak yaşarlardı. Tüm bu sayılanları yapmak bir yana, İran savaş ortamında okulları süresiz olarak kapattı. Oysa Molla rejiminin hakim olduğu İran’daki üniversitelerde yetişen mühendis, doktor, bilim insanı sayısı Atatürk Türkiye’sinden daha çok. Enstitülerinde her tür serum ve aşıyı yapabiliyorlar. Ne yazık ki bunlardan bazı önemli üniversiteler ve Pasteur Enstitüsü de vuruldu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İran’ın molla rejimi ile ezilen halkı, Dünyaya ders verdi. Tahminler boşa çıktı. Emperyalist ülkelerin vurucu gücüne karşısında İran halkı, stratejik bölgelere vücudunu siper ederek saldırıları önlemeye çalıştı. Hak hukuk tanımayanlar siper olmuş gövdeleri dikkate alır mıydı bilinmez. Çocukların okulunu iki kez kasıtlı olarak vuranlardan insan duvarını dikkate almasını bekleyemem doğrusu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Neyse ki ateşkes devreye girdi. Ama o da bıçak sırtında. Benim üzüldüğüm, bütün bunlar olurken dini bütün iktidarımızdan, barış için çaba gösterir görünmelerine karşın hiç değilse insani olarak, vurulan çocuklar için gerçek anlamda bir kınama yapılmaması.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bizde ‘bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim’ diye bir söz vardır. Olaylar, olanlar, yapılanlar ve yapılmayanlar çok manidar değil mi?</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">...</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yazarın tüm yazıları için;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><a href="https://www.bursaarena.com.tr/profil/138/prof-dr-esergul-balci"><strong><u><em>https://www.bursaarena.com.tr/profil/138/prof-dr-esergul-balci</em></u></strong></a></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 26 15:39:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/prof-dr-esergul-balci-yazdi-kurt-kuzu-hikyesi-h63712.html">Prof. Dr. ESERGÜL BALCI yazdı: &amp;quot;Kurt Kuzu Hikâyesi..&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/turkiye/bursa-da-haftanin-en-carpici-olayi-bursa-buyuksehir-belediyesi-h63710.html</link>
		<title>Bursa&amp;#039;da haftanın en çarpıcı olayı: Bursa Büyükşehir Belediyesi CHP&amp;#039;den AK Parti&amp;#039;ye geçti</title>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in tutuklanması ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmasının ardından yapılan seçimde Belediye Başkan Vekili Şahin Biba oldu.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde perşembe günü yalnızca Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) katılımıyla yapılan, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) ise protesto ettiği başkanvekili seçiminin sonucu belli oldu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in tutuklanması ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmasının ardından yapılan seçimde Belediye Başkan Vekili Şahin Biba oldu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Böylece Bursa Büyükşehir Belediyesi, AK Parti'ye geçti.</span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Seçim öncesi polis müdahalesi</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Seçim öncesinde çevik kuvvet, aralarında CHP’li belediye başkanlarının da bulunduğu, belediye önünde bekleyen kalabalığa müdahalede bulunurken, CHP, aday çıkarmama kararını açıkladı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">CHP Lideri Özgür Özel, basına yaptığı açıklamada, "Biz bugün aday dahi çıkarmıyoruz. Onları bu rezillikleriyle baş başa bırakıyoruz. Millet bize vermiş, siz milletin sandıkta vermediği Bursa'yı hakim tokmağıyla alın bakalım," ifadelerini kullandı.</span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ne olmuştu?</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 31 Mart'ta gözaltına alınan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey 4 Nisan'da&nbsp;<a href="https://tr.euronews.com/2026/04/04/bursa-buyuksehir-belediye-baskani-mustafa-bozbey-tutuklandi">tutuklanmıştı</a>.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bozbey'e "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlamaları yöneltilmişti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Örgütlü suçlar soruşturma bürosunda alınan ifadesinde Bozbey ise kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddederek, rüşvet ve usulsüzlük iddialarını "iftira" olarak&nbsp;<a href="https://tr.euronews.com/2026/04/04/mustafa-bozbeyin-ifadesi-ortaya-cikti-suc-orgutu-kurmadim-rusvet-almadim">nitelendirmişti</a>.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:16px;">Euronews</span></span></em></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 26 12:10:53 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/turkiye/bursa-da-haftanin-en-carpici-olayi-bursa-buyuksehir-belediyesi-h63710.html">Bursa&amp;#039;da haftanın en çarpıcı olayı: Bursa Büyükşehir Belediyesi CHP&amp;#039;den AK Parti&amp;#039;ye geçti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/abd-li-eski-ust-duzey-istihbaratci-nato-dan-israil-turkiye-h63709.html</link>
		<title>ABD&amp;#039;li eski üst düzey istihbaratçı: NATO&amp;#039;dan, İsrail-Türkiye çatışmasında, İsrail&amp;#039;den taraf olmak için çıkacağız</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p data-subtitle-news-id="2493728" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Amerikalı eski bir üst düzey istihbarat yetkilisinin, "ABD’nin NATO'dan, olası bir Türkiye-İsrail çatışmasında, İsrail’den yana pozisyon alabilmek için ayrılacağı" yönündeki iddiası sosyal medyada gündem oldu.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Amerika Birleşik Devletleri'nin, Türkiye'nin de 1952'den bu yana üye olduğu&nbsp;Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü&nbsp;NATO'dan ayrılma ihtimaline ilişkin tartışmalar sürerken, konuya dair çeşitli spekülasyonlar ortaya atıldı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">17 Mart'ta, İran savaşını&nbsp;'vicdanen destekleyemediğini'&nbsp;belirterek,&nbsp;ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörlüğü'nden istifa eden Amerikalı eski üst düzey istihbaratçı&nbsp;Joe Kent, bu tartışmalara sosyal medya platformu X'ten (eski adıyla Twitter) yaptığı çarpıcı bir paylaşımla katıldı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kent, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em>"Ne yazık ki NATO’dan ayrılmamız, dış çatışmalardan kaçınmak için olmayacak; Türkiye ile İsrail Suriye’de er ya da geç karşı karşıya geldiğinde İsrail’in yanında yer alabilmek için NATO’dan çıkacağız.</em></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em>Bu da, laik Suriye hükümetinin devrilmesine yardım ettikten ve eski bir El Kaide/DEAŞ liderini devlet başkanı olarak göreve getirdikten sonra olacak.</em></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em>Artık Orta Doğu’da hem yangını çıkaran hem de söndürmeye çalışan rolünü oynamayı bırakmanın zamanı geldi; buna değmez."</em></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><iframe allowfullscreen="true" allowtransparency="true" data-tweet-id="2042042046458777829" id="twitter-widget-0" scrolling="no" src="https://platform.twitter.com/embed/Tweet.html?creatorScreenName=cumhuriyetgzt&amp;dnt=false&amp;embedId=twitter-widget-0&amp;features=eyJ0ZndfdGltZWxpbmVfbGlzdCI6eyJidWNrZXQiOltdLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X2ZvbGxvd2VyX2NvdW50X3N1bnNldCI6eyJidWNrZXQiOnRydWUsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdHdlZXRfZWRpdF9iYWNrZW5kIjp7ImJ1Y2tldCI6Im9uIiwidmVyc2lvbiI6bnVsbH0sInRmd19yZWZzcmNfc2Vzc2lvbiI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfZm9zbnJfc29mdF9pbnRlcnZlbnRpb25zX2VuYWJsZWQiOnsiYnVja2V0Ijoib24iLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X21peGVkX21lZGlhXzE1ODk3Ijp7ImJ1Y2tldCI6InRyZWF0bWVudCIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfZXhwZXJpbWVudHNfY29va2llX2V4cGlyYXRpb24iOnsiYnVja2V0IjoxMjA5NjAwLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X3Nob3dfYmlyZHdhdGNoX3Bpdm90c19lbmFibGVkIjp7ImJ1Y2tldCI6Im9uIiwidmVyc2lvbiI6bnVsbH0sInRmd19kdXBsaWNhdGVfc2NyaWJlc190b19zZXR0aW5ncyI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdXNlX3Byb2ZpbGVfaW1hZ2Vfc2hhcGVfZW5hYmxlZCI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdmlkZW9faGxzX2R5bmFtaWNfbWFuaWZlc3RzXzE1MDgyIjp7ImJ1Y2tldCI6InRydWVfYml0cmF0ZSIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfbGVnYWN5X3RpbWVsaW5lX3N1bnNldCI6eyJidWNrZXQiOnRydWUsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdHdlZXRfZWRpdF9mcm9udGVuZCI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9fQ%3D%3D&amp;frame=false&amp;hideCard=false&amp;hideThread=false&amp;id=2042042046458777829&amp;lang=tr&amp;origin=https%3A%2F%2Fwww.cumhuriyet.com.tr%2Fdunya%2Fabd-li-eski-ust-duzey-istihbaratci-nato-dan-israil-turkiye-catismasinda-israil-den-taraf-olmak-icin-cikacagiz-2493728&amp;sessionId=9b726b13b00d6d5bce93627133606d90bc3489e4&amp;siteScreenName=cumhuriyetgzt&amp;theme=light&amp;widgetsVersion=2615f7e52b7e0%3A1702314776716&amp;width=550px" title="X Post"></iframe></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kent'in paylaşımına, Trump'ın Truth Social'daki bir mesajını eklemesi dikkat çekti. Trump'ın mesajında şu ifadeler yer aldı:</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em>“NATO ihtiyacımız olduğunda yanımızda değildi ve tekrar ihtiyaç duyarsak yine olmayacak. Grönland’ı hatırlayın; o büyük, kötü yönetilen buz parçasını!!! Başkan DJT”</em></span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İSTİFA MEKTUBU</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kısa bir süre önce, ABD istihbaratının zirvesindeki görevinden istifa ettiğini kamuoyuna duyuran Kent, İran’ın ABD için acil bir tehdit oluşturmadığını savunurken savaşın,&nbsp;İsrail ve ABD’deki 'İsrail yanlısı lobinin baskısıyla'&nbsp;başlatıldığını ifade etmişti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kent, Trump’a yazdığı ve sosyal medyada da paylaştığı mektupta şunları kaydetti:</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em>“Uzun uzun düşündükten sonra, Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü görevimden bugün itibariyle istifa etmeye karar verdim. Vicdanım el vermediği için İran’da devam eden savaşı destekleyemem. İran, ülkemiz için acil bir tehdit oluşturmuyordu ve bu savaşı İsrail ve onun güçlü lobisinin baskısı nedeniyle başlattığımız açıktır. 2016, 2020 ve 2024 seçim kampanyalarında savunduğunuz ve ilk döneminizde hayata geçirdiğiniz değerleri ve dış politika ilkelerini destekliyorum. 2025 yılının Haziran ayına kadar, Orta Doğu'daki savaşların Amerika'yı vatanseverlerimizin değerli canlarından mahrum bırakan ve ülkemizin zenginliğini ve refahını tüketen bir tuzak olduğunu anlamıştınız.</em></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em>İlk yönetiminizde, bizi bitmeyen savaşlara sürüklemeden askeri gücü kararlı bir şekilde nasıl kullanacağınızı, modern dönemdeki herhangi bir başkanından daha iyi anlamıştınız. Bunu, Kasım Süleymani'yi öldürerek ve IŞİD'i yenerek kanıtladınız. Bu yönetimin başlarında, üst düzey İsrailli yetkililer ve Amerikan medyasının etkili üyeleri, “Önce Amerika” platformunuzu tamamen baltalayan ve İran'la savaşı teşvik etmek için savaş yanlısı duygular uyandıran bir dezenformasyon kampanyası başlattılar. Bu yankı odası, İran'ın Amerika Birleşik Devletleri için acil bir tehdit oluşturduğuna ve şimdi saldırırsanız hızlı bir zafere giden net bir yol olacağına inanmanız için sizi aldatmak amacıyla kullanıldı. Bu bir yalandı ve İsraillilerin, ülkemize binlerce en iyi erkek ve kadının hayatına mal olan felaket Irak savaşına bizi sürüklemek için kullandıkları taktiğin aynısıydı. Bu hatayı bir daha yapamayız.</em></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em>11 kez savaş görevine gönderilmiş bir gazi ve İsrail’in kışkırttığı bir savaşta sevgili eşim Shannon’ı kaybeden bir 'Altın Yıldız' eşi olarak, Amerikan halkına hiçbir fayda sağlamayan ve Amerikan vatandaşlarının hayatlarının bedelini haklı çıkarmayan bir savaşta gelecek nesli savaşmaya ve ölmeye göndermek konusunda destek veremem. İran'da ne yaptığımızı ve bunu kimin için yaptığımızı düşünmenizi diliyorum. Cesur adımlar atmanın zamanı şimdi. Rotayı tersine çevirip ülkemiz için yeni bir yol çizebilir ya da çöküşe ve kaosa doğru daha da kaymamıza izin verebilirsiniz. Kartlar sizin elinizde. Yönetiminizde ve büyük ülkemize hizmet etmek benim için bir onurdu.”</em></span></p>

<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">SON DERECE NADİR BİR TUTUM...</span></h3>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kent’in istifası, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran politikalarına yönelik nadir üst düzey eleştirilerden biri olarak değerlendiriliyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Joe Kent, Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) Direktörlüğü görevine geçen yıl Temmuz ayında Senato’da&nbsp;52’ye karşı 44 oyla&nbsp;onaylanarak atanmıştı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">NCTC, ABD’nin terör tehditlerini analiz eden ve önleyici çalışmalar yürüten en kritik kurumlarından biri olarak biliniyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><em>Cumhuriyet</em></span></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 26 10:04:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/abd-li-eski-ust-duzey-istihbaratci-nato-dan-israil-turkiye-h63709.html">ABD&amp;#039;li eski üst düzey istihbaratçı: NATO&amp;#039;dan, İsrail-Türkiye çatışmasında, İsrail&amp;#039;den taraf olmak için çıkacağız</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/analiz/ozcan-pehlivanoglu-yazdi-milli-sehit-kaymakam-kemal-2-h63708.html</link>
		<title>ÖZCAN PEHLİVANOĞLU yazdı: &amp;quot;Milli Şehit&amp;quot; Kaymakam Kemal Bey..</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>"MİLLİ ŞEHİT" KAYMAKAM KEMAL BEY...</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>"Düşman Ceza Hukuku'na yüzyıl öncesinden ibretlik bir örnek!"</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bir 10 Nisan daha geldi!</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ne olmuştu bu 10 Nisan (1919) da? Bu sorunun cevabı bugün bir çok insanımız tarafından henüz verilebilir değil! Hâlbuki çok net cevaplar verebilmeliydik...</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">O gün bir Türk evladı, hem Yozgat mutasarrıflığı hem de Boğazlıyan kaymakamlığı yapmış olan Kemal Bey, İngiliz ve Fransızların isteği ve yerli işbirlikçilerin kararı ile İstanbul Beyazıt Meydanında örf ve adetlerin hilafına güpe gündüz asılarak şehit edildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kararı kim verdi? Kürt Nemrut Mustafa Paşa Divanı denilen bir kısım hain kararı verirken günümüzde bazı kesimlerce göklere çıkarılan padişah da kararı hiç çekinmeden onayladı!</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Buna benzer nedenlerle ve aynı şekilde yargılanıp asılarak şehit edilen Urfa Mutasarrıfı Nusret Beyi de, sizlere hatırlatmalıyım...</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">23 Nisan 1920'de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'de bir kanun çıkartarak, işbirlikçi ihanetin asarak şehit ettiği Kaymakam Kemal Beyi "Milli Şehit" ilan etti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu konu, basit bir hukuki ve siyasal bir karar olmaktan çok öte olup, Türk Milleti açısından fevkalade büyük bir önem teşkil etmektedir...</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Türkiye'ye Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde hakim olmayı başarmış olan "kara düzen", üzülerek ifade etmeliyim ki; bir çok vatan evladına benzer ezayı reva görmüştür.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Türkçülük davası, memuriyetten ve ordudan haksız uzaklaştırmalar, vurmalar - kırmalar - dökmeler, 12 Eylül öncesi kardeşin kardeşi kırmasına seyirci kalmalar, 12 Eylül sonrası haksız idamlar, işkenceler ve türlü mağduriyetler, 1984'ten sonra başlayan etnik bölücü terör, ABD, İngiltere ve İsrail başta olmak üzere dış güçlerce desteklenen Fetö'ce yürürlüğe konan Ergenekon-Balyoz ve benzeri davalar (mahkemeler) nihayet Amerikancı cemaatin 15 Temmuz kalkışması ile bu olaylar hakkında gösterilen gaflet, dalalet ve ihanetin; bizlere Kaymakam Kemal Bey'in şehadetinde etkin rolü olan dış güçler ve yerli işbirlikçilerinin halen mevcudiyetini göstermesi bakımından çok ilginç örneklerdir. Nitekim bu olaylar, Türk Milletinin binlerce şehit ve gazi vermesine bununla birlikte büyük mağduriyetlerin ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu nedenle Türkiye 'nin en büyük sıkıntısı ekonomik sorunlar değil kendi çocuklarının hayatlarının kararmasına ve canlarının yitirilmesine sebep olan işbirlikçi "kara düzen"dir!</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">10 Nisan 2005 tarihinde Kaymakam Kemal Beyi şehadetinin 86.yıldönümünde ilk defa asıldığı yer olan Beyazıt Meydanında benimde içinde bulunduğum 100 kişilik bir kalabalıkla anıldı ( 11 Nisan 2005 tarihli Hürriyet Gazetesi öyle diyor) ve anısına bir taş dikildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu törende topluluğa hitap edenlerin bir ikisi hariç (ben dahil) hepsi Ergenekon davasından içeri alındı ve yıllarca hapiste çürütüldüler... Rahmetli Muzaffer Tekin'de oradaydı diye çok net hatırlıyorum.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Törenden sonra Kaymakam Kemal Bey'in anısına dikilen taş bir kaç saat içerisinde "kara düzen"in elemanları tarafından oradan kaldırılıverdi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu olay İngiltere, ABD, Fransa, Almanya, İsrail, Rusya ve Çin gibi ülkelerde olsa bırakın bu taşın konulması için 86 yıl beklenmesini hemen o meydana bir anıt dikilirdi!</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hem de şehidimiz Meclis tarafından kanunla "Milli Şehit" bile ilan edilmişken! Biz ise izi bile olmasın istenilen bir noktadayız...</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hiç unutmam bu töreni binlerce kişiye haber vermiştim. Çünkü o dönem "Türkleri" ünvanının kullanılmasına bile izin verilmeyen Rumeli Balkan Federasyonu'nun kuruluşu ile uğraşıyordum. Kaymakam Kemal Bey ve ailesi de günümüzde Yunanistan toprakları içinde bulunan Teselya (Yenişehir) bölgesinden geliyordu. Bu durumu hatırlatarak herkese duyuru yapmıştım. Bunun üzerine hiç tanımadığım ve Kapalı Çarşı'da esnaf olduğunu söyleyen biri telefonla aradı ve bana " Bende Rumeliliyim... Bunu ilk defa duyuyorum! Sen bizleri nereye sürüklüyorsun? Ne yapmak istiyorsun? Başımızı derde sokma diye!" konuştu. Yani şuursuzluk, bilgisizlik ve korkaklık dışa vuruyordu anlayacağınız!</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kaymakam Kemal bey, öldükten ve gömüldükten sonra da, Türk düşmanlarının gadrine uğradı. Vasiyeti üzerine defnedildiği Kadıköy Kuşdili 'ndeki mezarı adeta yok edilmek istendi. Ancak bir avuç vatanseverin uğraşı ile kabri gün yüzüne çıkartıldı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yine bir avuç vatan, devlet ve milliyetsever her 10 Nisan'da orada toplanıp Kaymakam Kemal Bey nezdinde tüm asker, polis, memur, öğretmen, kaymakam, doktor ve diğer şehitlerimizi anmaya devam ediyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu 10 Nisan 2026 Cuma günü sabah saat 11.00'de yapılacak olan törene vakti müsait olanlar çocukları ve eşleri ile birlikte katılsınlar. Orada şehitleri hem Fatiha'larla analım hem de dosta ve düşmana Kaymakam Kemal Bey'in dar ağacında söylediği "Fertler Ölür Millet (Türk) Yaşar" diye birlikte haykıralım...</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">08 Nisan 2026 / İzmir</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 26 08:52:03 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/ozcan-pehlivanoglu-yazdi-milli-sehit-kaymakam-kemal-2-h63708.html">ÖZCAN PEHLİVANOĞLU yazdı: &amp;quot;Milli Şehit&amp;quot; Kaymakam Kemal Bey..</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/isgalci-israil-lubnan-da-bir-gunde-303-kisiyi-katletti-h63707.html</link>
		<title>İşgalci İsrail Lübnan&amp;#039;da bir günde 303 kişiyi katletti</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>&nbsp;Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in dün ülke genelinde eş zamanlı düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 303'e yükseldiğini bildirdi.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in dün düzenlediği saldırılarda 303 kişinin hayatını kaybettiği, 1150 kişinin yaralandığı belirtildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Açıklamada, söz konusu verilerin henüz kesinleşmediği, enkaz altında kalanlara ulaşma çalışmalarının birçok bölgede sürdüğü ifade edildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hastanelere ulaştırılan bazı cenazelerin&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/kimlik/" target="_blank">kimlik</a>&nbsp;tespitinin ise DNA incelemeleriyle devam ettiği kaydedildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><a href="https://www.trthaber.com/etiket/israil/" target="_blank">İsrail</a>&nbsp;ordusu, dün öğle saatlerinde Beyrut ile Lübnan'ın doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı gerçekleştirmişti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Söz konusu saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayıtlara geçti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">AA</span></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 26 06:12:34 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/isgalci-israil-lubnan-da-bir-gunde-303-kisiyi-katletti-h63707.html">İşgalci İsrail Lübnan&amp;#039;da bir günde 303 kişiyi katletti</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/ekonomi/vatandas-ne-kadar-borclu-bddk-acikladi-h63706.html</link>
		<title>Vatandaş ne kadar borçlu? BDDK açıkladı...</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size:16px;">Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 3 Nisan 2026 itibarıyla bankacılık sektöründeki toplam kredi hacmi 24 trilyon 901 milyar 905 milyon TL seviyesine ulaştı. Bu hacmin 15 trilyon 825 milyar TL’sini Türk Lirası cinsinden krediler, 9 trilyon 76 milyar TL’sini ise yabancı para cinsinden krediler oluşturdu.</span></strong></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarının toplam hacmi 6 trilyon 171 milyar TL olarak gerçekleşti. Bireysel kredi kartı kullanım tutarı 3 trilyon 12 milyar TL’ye yükselirken, kartlı harcamalarda taksitli borçlar 1 trilyon 144 milyar TL, taksitsiz borçlar ise 1 trilyon 867 milyar TL seviyesinde kaydedildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Tüketici kredileri toplamı 3 trilyon 159 milyar TL oldu; bunun 747 milyar TL’si konut, 46 milyar TL’si taşıt ve 2 trilyon 366 milyar TL’si ihtiyaç kredilerinden oluştu.Ticari ve diğer kredilerin toplamı 18 trilyon 730 milyar TL olarak açıklandı. Bu kategoride taksitli ticari krediler ile kurumsal kredi kartlarının toplamı 4 trilyon 751 milyar TL’ye ulaşırken, küçük ve orta boy işletmelere (KOBİ) verilen kredilerin toplam hacmi 6 trilyon 791 milyar TL seviyesinde seyretti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kredili Mevduat Hesapları (KMH) üzerinden tüketici tarafında 814 milyar TL, taksitli ticari krediler tarafında ise 269 milyar TL kullanıldı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Dövize endeksli kredilerin toplam payı ise 589 milyon TL ile oldukça sınırlı kaldı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:16px;">Yeniçağ</span></span></em></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 26 00:50:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/ekonomi/vatandas-ne-kadar-borclu-bddk-acikladi-h63706.html">Vatandaş ne kadar borçlu? BDDK açıkladı...</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/analiz/huseyin-koc-yazdi-olum-sonrasi-surec-kabir-azabi-rivayetleri-h63704.html</link>
		<title>HÜSEYİN KOÇ yazdı: &amp;quot;Ölüm Sonrası Süreç: Kabir Azabı Rivayetleri ve Berzah Hakikati..&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İslam inanç coğrafyasında asırlardır yaygın kabul gören “kabir azabı” kavramı, Kur’an-ı Kerim’in bütüncül mesajıyla ciddi bir uyumsuzluk içindedir. Ölüm ile kıyamet arasındaki dönem, herhangi bir bilinçli “hayat”, sorgu veya azap süreci değildir; bilakis zaman algısının sıfırlandığı, bilincin askıya alındığı pasif bir bekleyiş evresidir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kur’an, bu gerçeği Ashab-ı Kehf kıssasında çarpıcı biçimde ortaya koyar. Yüzyıllarca mağarada kalan gençler uyandıklarında geçen süreyi “bir gün ya da günün bir kısmı” olarak algılamışlardır (Kehf 19). Benzer şekilde Yasin 52’de diriliş anındaki tepki “Eyvah! Bizi yattığımız (merkad) yerden kim kaldırdı?” şeklindedir. Bu ifade, ölüm sonrası dönemin derin bir uyku hâli gibi yaşandığını gösterir. Azap çeken bir bilincin dirilişte şaşkınlık yerine “azap bitti” diye farkındalık göstermesi beklenirdi; ancak Kur’an tam tersini anlatır. Aynı tablo Bakara 259, Müminun 112-113, Taha 103-104 ve Rum 55-56’da tekrarlanır: İnsanlar diriliş anında gözlerini açar ve geçen binlerce yılı “bir saat” veya “gün parçası” gibi algılar. Bu, kabirde yıllarca süren bilinçli bir azabın Kur’an tasviriyle çeliştiğini açıkça ortaya koyar.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yüce Allah kendisini “Din Günü’nün Sahibi” olarak tanıtır (Fatiha 4). Hesap, mizan ve amel defterlerinin ortaya konması kıyametle başlar. Casiye 27-28 ve Mutaffifin 4-6 ayetleri, hüsran ve cezalandırmanın ancak “kıyamet koptuğu gün” gerçekleşeceğini vurgular. Kur’an’da “azap” konusunun işlendiği ayetlerin tamamı cehennem azabıyla ilgilidir. Münker-Nekir gibi isimler, kabir sorgusu veya meleklerin kovulması gibi iddialar, Kur’an’da tek bir yerde dahi geçmez. Melekler yalnızca Allah’ın emrine uyar (Enbiya 26-27; Tahrim 6). Allah adaleti gereği hesapsız ceza vermez (Enbiya 47; Zümer 42).</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Müminun 100’de geçen “berzah”, iki şeyi ayıran engel veya perde anlamındadır. Bu, dünya ile ahiret arasında bilincin kapalı olduğu, hareket ve faaliyetin bulunmadığı durağan bir geçiş evresidir. Geleneksel yorumlarda delil gösterilen Mümin 46’daki “sabah akşam ateşe arz olunma” ifadesi, fiili bir kabir işkencesi değil, zalimlerin kaçınılmaz akıbetinin kendilerine gösterilmesi ve bunun yarattığı manevi yıkımdır. Ayet bağlamında (Hud 98-99; Kasas 40-42) bu, dünyada aldıkları lanet, uyarı ve kıyametteki büyük ceza ile bütünleşir. “Sabah akşam” ifadesi edebi bir süreklilik vurgusu olup, zaman dilimi belirtmez. Benzer şekilde Tevbe 101 ve Secde 21’deki “iki azap” veya “yakın azap” yorumları da doğrudan kabirle ilişkilendirilmemiştir; bunlar dünya sıkıntıları veya ahiret uyarısı bağlamında değerlendirilir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kur’an’ın sade ve net ifadesi şöyledir: “Sonra siz bunun ardından elbette öleceksiniz. Sonra da şüphesiz kıyamet gününde diriltileceksiniz” (Müminun 15-16). Ölüm ile diriliş arasında başka bir aşama zikredilmez. Fatır 22’de “Sen kabirdekilere duyuramazsın” buyruğu, telkin, dua veya “kopya” gibi uygulamaları temelden geçersiz kılar. Ölünün duyup cevap vermesi, ezber yapması mümkün değildir. Tasavvuf ve rivayet merkezli anlatılar, korku kültürüyle taraftar toplama amacıyla bu boşluğu doldurmuştur; ancak hesap günü gerçekleşmeden bir azap, Kur’an’ın adalet ve hikmetiyle bağdaşmaz.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Sonuç olarak, “kabir azabı” inancı rivayetlerin ve yorumların ürünüdür. Kur’an’a göre ölüm, bir sonraki saniyesinde mahşerin başladığı derin bir uykudur. Gerçek hesap ve ceza ancak âlemlerin Rabbi’nin huzurunda kurulacak büyük mahkemede başlayacaktır. Rivayet bataklığına saplanmadan Kur’an’ın açık beyanlarına dönmek, bu konuda en sağlam yoldur.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">En doğrusunu elbette yalnız Allah bilir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Tüm dost ve arkadaşlara selam...</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 26 20:12:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/huseyin-koc-yazdi-olum-sonrasi-surec-kabir-azabi-rivayetleri-h63704.html">HÜSEYİN KOÇ yazdı: &amp;quot;Ölüm Sonrası Süreç: Kabir Azabı Rivayetleri ve Berzah Hakikati..&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/artemis-ii-astronotlari-insanlarin-uzayda-kat-ettigi-en-uzun-mesafe-h63703.html</link>
		<title>Artemis II astronotları, insanların uzayda kat ettiği en uzun mesafe rekorunu kırdı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Artemis II’ görevi kapsamında dört astronot dün (pazartesi) 1970 yılında Apollo görevleri sırasında ulaşılan en uzak noktayı geride bırakarak Dünya’dan şimdiye kadar gidilen mesafe rekorunu aştı. Astronotların, Ay’ın keşfedilmemiş bölgeleri ve karanlık yüzü üzerinde saatler sürecek bir uçuş gerçekleştirmeye hazırlandığı bildirildi.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Daha önce Apollo 13 göreviyle ulaşılan 400 bin 171 kilometrelik mesafe rekoru kırılırken, ABD’li astronotlar Christina Koch, Victor Glover, Reid Wiseman ile Kanadalı Jeremy Hansen’in Ay yörüngesindeki uçuşları sırasında Dünya’dan 406 bin kilometreden fazla uzaklaşmalarının beklendiği kaydedildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">ABD Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) Teksas eyaletine bağlı Houston kentindeki kontrol merkezinden astronotlara seslenen ekip iletişim sorumlusu Jenny Gibbons, “Bugün kontrol odası Ay keşfinin heyecanıyla dolu, sanırım siz de bunu hissediyorsunuz” ifadesini kullandı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Deneyimli astronot Christina Koch ise tarihte Ay çevresinde uçuş gerçekleştiren ilk kadın olarak kayda geçerken, ekipteki astronotların büyük bölümünün yolculuk sırasında pencerelere kilitlendiğini söyledi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Astronotlar Ay yüzeyine iniş yapmayacak olsa da görevin tarihi bir önem taşıdığına dikkat çekiliyor. Zira 1968-1972 yılları arasında gerçekleştirilen Apollo görevlerinde kadın astronotlar, siyahi astronotlar ya da ABD dışından katılımcılar yer almamıştı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Apollo 8 ve Apollo 13 görevlerinde yer alan astronot Jim Lovell’in, 2025 yılında hayatını kaybetmeden önce kaydettiği mesajda, “Bu tarihi bir gün” dediği aktarıldı. Lovell’in mesajında, “Eski görev yerime hoş geldiniz” ifadeleriyle yeni ekibi selamladığı ve “Çok meşgul olacağınızı biliyorum ama manzaranın tadını çıkarmayı unutmayın” tavsiyesinde bulunduğu belirtildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Görev komutanı Reid Wiseman ise canlı yayın sırasında, Artemis ekibinin uzay aracına aldığı Apollo 8 görev amblemini izleyicilere gösterdi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Öte yandan, uzay keşfi tarihinde Rus ya da Çinli astronotların Dünya’dan 400 kilometreden daha uzağa gitmediği, bu mesafenin Dünya yörüngesindeki istasyonlara karşılık geldiği hatırlatıldı. Ay’a yönelik derin uzay görevlerinin ise bugüne kadar yalnızca belirli uzay araçları tarafından gerçekleştirildiği ifade edildi.</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt=" NASA’nın Artemis II roketi, Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatıldı. (AP)" data-entity-type="file" data-entity-uuid="21f62f10-d520-4faa-8db0-8b4a27121a8d" height="1333" loading="lazy" pinger-seen="true" src="https://static.srpcdigital.com/inline-images/1477208.jpeg" style="width: 542px; height: 361px;" width="2000" /></span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">NASA’nın Artemis II roketi, Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatıldı. (AP)</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ay’ın gözlemlenmesi yaklaşık yedi saat sürecek ve bu süreç Greenwich saatine göre 18.45’te başlayacak. Bu süre boyunca Ay’ın, Orion uzay aracının penceresini tamamen dolduracağı belirtildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">NASA’ya bağlı Gezegen Jeolojisi Laboratuvarı Başkanı Noah Petro ise Ay’ın astronotlara ‘el ucunda tutulan bir basketbol topu büyüklüğünde’ görüneceğini ifade etti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Tüylerinizi diken diken edecek</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Dört kişilik mürettebatın, Ay’daki jeolojik oluşumları tanıyıp Dünya’daki bilim insanlarına doğru şekilde aktarabilmek için iki yıldan uzun süre eğitim aldığı bildirildi. Bu eğitimlerde özellikle yüzeydeki kahverengi ve bej tonlarının ayırt edilmesine odaklanıldığı belirtildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Astronotlar dün dönüşümlü olarak Ay’ın önlerindeki tam görünümünü tarif etti. Christina Koch, “Fotoğraflarda daha önce fark etmediğim bir şey var, ancak burada çok belirgin: Bu yeni kraterlerin tamamı son derece parlak” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Koch, bu görüntüyü ‘içinden ışık geçen küçük deliklerle kaplı bir reflektöre’ benzeterek, kraterlerin Ay’ın geri kalanına kıyasla çok daha parlak göründüğünü söyledi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Victor Glover ise gördüklerini tarif etmek için daha fazla zamana ihtiyacı olduğunu belirterek, “Keşke burada oturup gördüklerimi anlatmak için daha fazla vaktim olsaydı” dedi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Jeremy Hansen de Ay yüzeyinde yeşil ve kahverengi tonlarında gölgeler gözlemlediğini aktardı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu gözlemlerin, bilim insanlarının Ay’ın jeolojisini ve tarihini daha iyi anlamasına katkı sağlayabileceği ifade edildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Görevin, Netflix ve YouTube gibi platformlardan canlı yayımlandığı, ancak Ay’ın sinyalleri engellemesi nedeniyle 40 dakikalık bir iletişim kesintisi yaşanacağı belirtildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Görevin baş bilim insanı Kelsey Young, geçen hafta sonu düzenlenen basın toplantısında, “Bu ekibin Ay yüzeyini anlatışını dinlemek tüylerinizi diken diken edecek” ifadesini kullandı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Chicago Üniversitesi Astronomi ve Astrofizik Bölümü’nden Derek Buzasi ise, Apollo astronotlarının bu başarıyı 50 yıldan fazla süre önce gerçekleştirdiğini hatırlatarak, “Ancak çoğumuz o dönemde henüz doğmamıştı, bu nedenle bu deneyim bizim için benzersiz olacak” değerlendirmesinde bulundu.</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Artemis II, Ay’a doğru yol alıyor. (NASA – AFP)" data-entity-type="file" data-entity-uuid="ea0afa2f-aaf9-4bd8-ad66-8b52a355a263" height="1334" loading="lazy" pinger-seen="true" src="https://static.srpcdigital.com/inline-images/1477206.jpeg" style="width: 542px; height: 361px;" width="2000" /></span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Artemis II, Ay’a doğru yol alıyor. (NASA – AFP)</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Gündoğumu ve günbatımı</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Astronotların, Ay’ın arka tarafına geçerek Dünya’dan hiçbir zaman görülemeyen uzak yüzü keşfedeceği bildirildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">NASA Bilim Keşifleri Bölüm Başkanı Jacob Bleacher, bu süreçte astronotların ‘Apollo görevlerindeki hiçbir mürettebatın gözlemleyemediği bölgeleri görme ihtimalinin yüksek olduğunu’ belirterek, bu olasılığın kendisini heyecanlandırdığını ifade etti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Mürettebatın ayrıca, ‘Ay’ın Büyük Kanyonu2 olarak da anılan dev bir çarpma krateri olan Orientale Havzası’nı kısmen gözlemlediği, bu yapının şimdiye kadar yalnızca uzay araçları tarafından tam olarak görüntülenebildiği aktarıldı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Jeremy Hansen deneyimi, “Bu tam olarak eğitimlerdeki gibi, ancak üç boyutlu ve gerçekten hayranlık verici” sözleriyle anlattı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Görev kapsamında dün ilerleyen saatlerde astronotların, görev komutanının hayatını kaybeden eşi anısına bir Ay kraterine ‘Carol Taylor Wiseman’ adını verme kararı aldığı belirtildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Canlı yayında konuşan Hansen, “Ay yüzeyinde harika bir noktada yer alan bir oluşum var. Ay geçişinin belirli anlarında Dünya’dan da görülebilecek. Bu açık renkli bölgeye ‘Carol’ adını vermek istiyoruz” dedi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Görev sayesinde astronotların ayrıca Güneş tutulmasını, yani Güneş’in Ay’ın arkasında kaybolmasını, bunun yanı sıra Dünya’nın Ay’ın arkasından doğuşunu ve batışını gözlemleyebileceği ifade edildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu görüntülerin, 1968 yılında Apollo 8 görevi sırasında çekilen ve dünyaya bakışı değiştiren ünlü ‘Dünya’nın Doğuşu’ fotoğrafını hatırlattığına dikkat çekildi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">NASA’nın planlarına göre, bu görev ve gelecek yıl gerçekleştirilmesi öngörülen bir sonraki görev başarıyla tamamlanırsa, 2028 yılında astronotların Ay yüzeyine indirilmesi hedefleniyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:16px;">Şarku'l Avsat, AFP, NASA</span></span></em></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 26 18:05:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/artemis-ii-astronotlari-insanlarin-uzayda-kat-ettigi-en-uzun-mesafe-h63703.html">Artemis II astronotları, insanların uzayda kat ettiği en uzun mesafe rekorunu kırdı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/spor/sampiyonlar-ligi-nde-olay-barcelona-atletico-madrid-macinda-h63705.html</link>
		<title>Şampiyonlar Ligi&amp;#039;nde olay! Barcelona-Atletico Madrid maçında kıyamet koptu, açıklama geldi</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde Barcelona ile Atletico Madrid karşı karşıya geldi. Atletico Madrid'in takım otobüsüne taş ve yabancı madde atılırken kulüpten olayla ilgili paylaşım geldi.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<section>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">vrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki 1 numaralı organizasyonu Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finalin ilk maçları tamamlandı. LaLiga ekiplerinin karşı karşıya geldiği maçta Atletico Madrid, deplasmanda Barcelona'yı 2-0 mağlup ederek rövanş öncesinde büyük bir avantaj yakaladı.</span></p>
</section>

<section>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Şampiyonlar Ligi'nde olay! Barcelona-Atletico Madrid maçında kıyamet koptu, açıklama geldi - 2" data-nimg="1" decoding="async" fetchpriority="auto" height="496" loading="lazy" src="https://images.ntvspor.net/images/barcelona-atletico-madrid-712795.jpg?width=930&amp;format=webp&amp;quality=75" style="width: 683px; height: 364px;" title="Şampiyonlar Ligi'nde olay! Barcelona-Atletico Madrid maçında kıyamet koptu, açıklama geldi - 2" width="930" /></span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;">Reuters</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Barcelona'da Pau Cubarsi 44. dakikada gördüğü kırmızı kartın ardından takımını 10 kişi bırakırken Atletico Madrid'in gollerini Julian Alvarez ve Alexander Sörloth kaydetti. Atletico Madrid ile Barcelona, Şampiyonlar Ligi'ndeki rövanşta 14 Nisan Salı günü karşı karşıya gelecek.&nbsp;</span></p>
</section>

<section>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Şampiyonlar Ligi'nde olay! Barcelona-Atletico Madrid maçında kıyamet koptu, açıklama geldi - 3" data-nimg="1" decoding="async" fetchpriority="auto" height="496" loading="lazy" src="https://images.ntvspor.net/images/atletico-madrid-156714.jpg?width=930&amp;format=webp&amp;quality=75" style="width: 683px; height: 364px;" title="Şampiyonlar Ligi'nde olay! Barcelona-Atletico Madrid maçında kıyamet koptu, açıklama geldi - 3" width="930" /></span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;">Reuters</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Şampiyonlar Ligi'nde Barcelona ile Atletico Madrid arasında oynanan maç öncesinde Atletico Madrid'in takım otobüsüne yabancı maddeler atıldı. İspanyol basınında yer alan haberlere göre otobüse taş ve yabancı maddelerin atıldı ve iki cam hasar gördü.</span></p>
</section>

<section>
<p style="text-align: center;"><img alt="" src="/images/upload/barcelona-atletico-madrid-2-957131.jpg" style="width: 680px; height: 453px;" /></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;">Reuters</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Atletico Madrid maçın ardından kulübün sosyal medya hesabından olayla ilgili bir paylaşımda bulundu. Paylaşımda NASA etiketlenirken, "Biz de bu gece ayın gizli yüzünü gördük" ifadeleri yer aldı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Atletico Madrid'in paylaşımı:</span></p>
</section>

<section>
<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><iframe allowfullscreen="true" allowtransparency="true" data-tweet-id="2042015822923657487" id="twitter-widget-0" scrolling="no" src="https://platform.twitter.com/embed/Tweet.html?creatorScreenName=ntvspor&amp;dnt=false&amp;embedId=twitter-widget-0&amp;features=eyJ0ZndfdGltZWxpbmVfbGlzdCI6eyJidWNrZXQiOltdLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X2ZvbGxvd2VyX2NvdW50X3N1bnNldCI6eyJidWNrZXQiOnRydWUsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdHdlZXRfZWRpdF9iYWNrZW5kIjp7ImJ1Y2tldCI6Im9uIiwidmVyc2lvbiI6bnVsbH0sInRmd19yZWZzcmNfc2Vzc2lvbiI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfZm9zbnJfc29mdF9pbnRlcnZlbnRpb25zX2VuYWJsZWQiOnsiYnVja2V0Ijoib24iLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X21peGVkX21lZGlhXzE1ODk3Ijp7ImJ1Y2tldCI6InRyZWF0bWVudCIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfZXhwZXJpbWVudHNfY29va2llX2V4cGlyYXRpb24iOnsiYnVja2V0IjoxMjA5NjAwLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X3Nob3dfYmlyZHdhdGNoX3Bpdm90c19lbmFibGVkIjp7ImJ1Y2tldCI6Im9uIiwidmVyc2lvbiI6bnVsbH0sInRmd19kdXBsaWNhdGVfc2NyaWJlc190b19zZXR0aW5ncyI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdXNlX3Byb2ZpbGVfaW1hZ2Vfc2hhcGVfZW5hYmxlZCI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdmlkZW9faGxzX2R5bmFtaWNfbWFuaWZlc3RzXzE1MDgyIjp7ImJ1Y2tldCI6InRydWVfYml0cmF0ZSIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfbGVnYWN5X3RpbWVsaW5lX3N1bnNldCI6eyJidWNrZXQiOnRydWUsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdHdlZXRfZWRpdF9mcm9udGVuZCI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9fQ%3D%3D&amp;frame=false&amp;hideCard=false&amp;hideThread=false&amp;id=2042015822923657487&amp;lang=tr&amp;origin=https%3A%2F%2Fwww.ntvspor.net%2Ffoto-galeri%2Fsampiyonlar-liginde-olay-barcelona-atletico-madrid-macinda-kiyamet-koptu-aciklama-geldi-420705&amp;sessionId=a9e0a6086d406bf6a82f0d480a4ac3fccc78542e&amp;siteScreenName=ntvspor&amp;theme=light&amp;widgetsVersion=2615f7e52b7e0%3A1702314776716&amp;width=550px" title="X Post"></iframe></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Ntvspor, Reuters</span></em></span></p>

<p></p>
</section>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 26 16:11:19 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/spor/sampiyonlar-ligi-nde-olay-barcelona-atletico-madrid-macinda-h63705.html">Şampiyonlar Ligi&amp;#039;nde olay! Barcelona-Atletico Madrid maçında kıyamet koptu, açıklama geldi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/analiz/ali-bektan-yazdi-abdnin-kutsal-savasi-bitti-h63702.html</link>
		<title>ALİ BEKTAN yazdı: &amp;quot;ABDnin Kutsal Savaşı (!) Bitti..&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hz. İsa’ya benzetilen ABD Başkanı Donald Trump, Yahudi ve Hıristiyan geleneklerine göre İran ile olan savaşını 40’ıncı gününde bitirdi.&nbsp;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">ABD, 28 Şubat 2026 sabahı İsrail ile birlikte saldırıya başladığı günün anlamları vardı.&nbsp; Birinci neden 1991’de Körfez Savaşı’nın zaferle bittiği gündür. İkinci neden ise o gece gökyüzünde gezegenlerin Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter ve Satürn dünyadan bakıldığında aynı doğrultuda görüldü. Onlara göre bu durum bir savaş başlatmak için en uygun zaman dilimiydi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>40 Sayısının Yahudilik ve Hıristiyanlıktaki Anlamı</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">40 Sayısı İslamiyet’in yansıra, Yahudilik ve Hıristiyanlıkta da önemi vardır. Olgunluk, tamamlanma, arınma, dönüşüm ve sınav gibi anlamlar taşır. Yahudilere göre 40 rakamı şunları ifade eder;<br />
1-&nbsp; Nuh Tufanı 40 gün sürmüştür.<br />
2- Hz Musa Sina Dağı’nda 40 gün kalmıştır.<br />
3- Hz İsa çölde 40 gün kalarak oruç tutmuştur. İsa bir sınav verdikten sonra yeni bir dönemin başlamasını simgeler.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Tevrat’ta 40 rakamı geçişi ve olgunlaşmayı temsil eden semboldür. Genellikle bir imtihan veya hazırlık döneminin tamamlanmasını simgeler.&nbsp;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yahudilere göre Nuh Tufanı sırasında yağmurlar 40 gün sürer ve Dünya Arınmış ve yeniden yapılanmıştır.&nbsp;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hz Musa Sina Dağı’nda Tanrının yasaklarını almak için 40 gün 40 gece kalmıştır. Fizikselden kurtulup Tanrısal bir süreci simgeler.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İsrailoğulları “Vaat Edilen Topraklar”a girmeden önce çölde 40 yıl dolaşarak bir sınavdan geçmiş ve yeni bir nesil yetişmiştir.&nbsp;<br />
Manevi Dönüşüm Mikveye (Ritüel Banyosu)’na girmek, manevi olarak kirli bir durumdan temiz bir duruma geçişi simgeliyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Nesil ve Vaat: İsrailoğullarının 40 yıl çölde dolanması, eski köle neslinin ölüdüğü, özgür ve yeni bir neslin vaat edilmiş topraklara girmeye hazır olduğunu simgeler.<br />
Yaşam Dönemleri: Yahudi Geleneğinde 40 sayısı olgunluk ve anlayış çağına ulaşmayla da ilişkilendirilir. Yahudi İnancında sadece zamansal bir süreç değildir. Manevi dönüşümün ve Tanrının belirlediği tam zamanlı bir hazırlık sürecini gösterir.&nbsp;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Hıristiyanlıkta 40 Sayısı</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hıristiyanlığa göre 40 sayısı onlar için de kutsaldır. Rivayete göre İsa, hizmetine başlamadan önce çölde 40 gün 40 gece oruç tutmuş, O sırada Şeytan tarafından sınanmıştır.&nbsp;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Paskalya öncesindeki 40 günlük oruç ve tövbe dönemi İsa’nın çöldeki 40 gününe atıfta bulunarak arınmayı simgeler. Kutsal kitaplarında Tanrının vaatlerinin yerine gelmesinden önce insanları hazırlayan zaman 40 yıllık zamanı gösterir. Yukarıda değindiğimiz gibi bu durum olgunlaşma ve imtihan sürecini simgeler.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Buraya kadar yazdıklarımızdan anlıyoruz ki, savaşın 40’cı günde bitirilmesinin anlamı dinidir. 7 Nisan’da olmasındaki sayı da Hz İsa’yı simgeler.&nbsp;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Trump ise katıldığı her iki seçimde de Kilisenin desteğini almıştır. Beyaz Saray’da da dini törenler yapılırken, Başkan Hz İsa’ya benzetilmiştir. Bunları da bir arada düşününce, birçok savaşın perde arkasında bazı ritüeller, olaylar ve gelenekler ile tarihi olayların bulunduğunu da görüyoruz.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">...</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yazarın tüm yazıları için;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.bursaarena.com.tr/profil/85/ali-bektan"><u><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><strong><em>https://www.bursaarena.com.tr/profil/85/ali-bektan</em></strong></span></span></u></a><br />
<span style="font-size:16px;">&nbsp; &nbsp; &nbsp;</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 26 14:10:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/ali-bektan-yazdi-abdnin-kutsal-savasi-bitti-h63702.html">ALİ BEKTAN yazdı: &amp;quot;ABDnin Kutsal Savaşı (!) Bitti..&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/bes-yilda-500-milyar-dolar-iran-kazandi-h63701.html</link>
		<title>Beş yılda 500 milyar dolar... İran kazandı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>ABD-İran ateşkesi sonrası Tahran, Hürmüz Boğazı'nı tamamen açmak yerine varil başına 1 dolar şeklinde ücretli geçiş başlattı. İran uygulamanın güvenlik amacıyla yapıldığını savunurken, sistemin 5 yılda 500 milyar dolar gelir getirebileceği belirtiliyor.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><a href="https://www.odatv.com/etiket/abd" target="_blank" title="ABD Haberleri">ABD</a>&nbsp;ile&nbsp;<a href="https://www.odatv.com/etiket/iran" target="_blank" title="İran Haberleri">İran</a>&nbsp;arasında sağlanan geçici ateşkes,&nbsp;<a href="https://www.odatv.com/etiket/hurmuz-bogazi" target="_blank" title="Hürmüz Boğazı Haberleri">Hürmüz Boğazı</a>&nbsp;üzerinden yeni bir gerilimi de beraberinde getirdi. Tahran yönetimi, ateşkes sürecinde boğazın tamamen açılması yerine kontrollü ve ücretli geçiş uygulamasını devreye aldı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İran Petrol, Doğalgaz ve Petrokimya Ürünleri İhracatçıları Birliği Sözcüsü Hamid Hüseyni, Financial Times'a yaptığı açıklamada, boğazdan geçecek tankerler için varil başına 1 dolar ücret alınacağını duyurdu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yeni uygulamaya göre tankerler, geçiş öncesinde kargo bilgilerini İran'a bildirmek zorunda. Hüseyni, sürecin hızlı ilerlemeyeceğini vurgulayarak "Her gemi geçebilir ancak prosedür zaman alacak, İran acele etmiyor" ifadelerini kullandı. Ödemelerin Bitcoin dahil dijital para birimleriyle yapılabileceği belirtilirken, boş tankerlerin ise serbest geçişine izin verileceği açıklandı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Tahran yönetimi, bu uygulamanın güvenlik gerekçesi taşıdığını savunuyor. İranlı yetkililer, ateşkes süresinin silah transferi için kullanılmasını engellemek istediklerini ve boğazdan geçen tüm hareketliliği yakından izleme niyetinde olduklarını dile getiriyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">BEŞ YILDA 500 MİLYAR DOLARLIK KAPI</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Odatv'nin haberine göre, İran'ın uygulamaya koyduğu "varil başına 1 dolar" sistemi, Tahran için önemli bir gelir kapısı olacağı değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu modelin beş yıl içinde İran'a 500 milyar dolara kadar gelir sağlayabileceğini öne sürüyor. Bu nedenle İran'ın söz konusu uygulamadan vazgeçmeye sıcak bakmadığı ifade ediliyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yeni düzenlemeyle birlikte tanker rotaları da değişmiş durumda. Gemiler artık doğrudan geçiş yerine, İran kıyılarına daha yakın olan Keşm ve Larak adaları arasındaki hattı kullanmak ve İran Devrim Muhafızları'nın onayını almak zorunda kalıyor. Körfez ülkelerinin ise bu ödeme sistemini kabul etmeyeceği ve yeni bir diplomatik gerilimin kapıda olduğu değerlendiriliyor.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 26 12:15:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/bes-yilda-500-milyar-dolar-iran-kazandi-h63701.html">Beş yılda 500 milyar dolar... İran kazandı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/mescid-i-aksa-41-gun-sonra-ibadete-acildi-h63700.html</link>
		<title>Mescid-i Aksa 41 gün sonra ibadete açıldı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<h1></h1>

<p>İsrail'in, ABD ile birlikte İran’a yönelik saldırıları nedeniyle kapattığı Mescid-i Aksa 41 gün aradan sonra Müslümanların ibadetine açıldı.</p>

<p><img alt="" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452400.jpg" height="720" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452400.jpg" width="1280" /></p>

<p>1</p>

<p>İşgal altındaki Doğu Kudüs`ün Eski Şehir bölgesinde bulunan Mescid-i Aksa, ibadete açıldı.</p>

<p><img alt="" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452401.jpg" height="720" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452401.jpg" width="1280" /></p>

<p>2</p>

<p>Sabah ezanıyla birlikte kapıları açılan Harem-i Şerif`e yüzlerce Filistinli Müslümanın akın ettiği belirtildi.</p>

<p><img alt="" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452402.jpg" height="720" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452402.jpg" width="1280" /></p>

<p>3</p>

<p>Mescid-i Aksa`nın kapılarının açılmasıyla gözyaşlarına hakim olamayan çok sayıda Filistinlinin Harem-i Şerif`in avlularında şükür secdesine kapandığı ifade edildi.</p>

<p><img alt="" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452403.jpg" height="720" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452403.jpg" width="1280" /></p>

<p>4</p>

<p>Harem-i Şerif`in kapılarının 41 gün sonra yeniden ibadete açılmasıyla kılınan sabah namazında yüzlerce Müslüman saf tuttu.</p>

<p><img alt="" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452404.jpg" height="720" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452404.jpg" width="1280" /></p>

<p>5</p>

<p>İsrail`in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, 6 Nisan`da kapalı tutulduğu sırada Mescid-i Aksa`ya baskın düzenlemişti.</p>

<p><img alt="Mescid-i Aksa ve Kıyamet Kilisesi kapatılmıştı" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452405.jpg" height="720" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452405.jpg" width="1280" /></p>

<p>6</p>

<p>Mescid-i Aksa ve Kıyamet Kilisesi kapatılmıştı</p>

<p>İsrail, ABD ortaklığında İran`a 28 Şubat`ta başlattığı saldırılarla eş zamanlı işgal altındaki Doğu Kudüs`te bulunan Mescid-i Aksa`ya girişleri tamamen kapattı.</p>

<p><img alt="" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452406.jpg" height="720" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452406.jpg" width="1280" /></p>

<p>7</p>

<p>Kapatıldığı süre boyunca Mescid-i Aksa’da yalnızca cami görevlileri ve Kudüs İslami Vakıflar İdaresi personeli namaz kılabilirken, diğer Filistinliler ise namazlarını kentteki küçük camilerde eda ediyordu.</p>

<p><img alt="" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452407.jpg" height="720" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452407.jpg" width="1280" /></p>

<p>8</p>

<p>İsrail makamları ayrıca, Hristiyan dünyası için en önemli dini yerlerden biri olan Kudüs`teki Kıyamet Kilisesi`ni de kapattı.</p>

<p><img alt="" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452408.jpg" height="720" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452408.jpg" width="1280" /></p>

<p>9</p>

<p>İsrail hükümeti olağanüstü hal uygulamasını nisan ayının ortasına kadar uzatma kararı almıştı ancak Harem-i Şerif`in bu süre boyunca kapalı kalıp kalmayacağına dair açıklama yapmamıştı.</p>

<p><img alt="" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452409.jpg" height="720" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452409.jpg" width="1280" /></p>

<p>10</p>

<p><img alt="" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452410.jpg" height="720" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452410.jpg" width="1280" /></p>

<p>11</p>

<p><img alt="" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452411.jpg" height="720" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452411.jpg" width="1280" /></p>

<p>12</p>

<p><img alt="" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452412.jpg" height="720" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452412.jpg" width="1280" /></p>

<p>13</p>

<p><img alt="" data-src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452413.jpg" height="720" src="https://trthaberstatic.cdn.wp.trt.com.tr/resimler/2452000/2452413.jpg" width="1280" /></p>

<p>AA&nbsp;</p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 26 10:43:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/mescid-i-aksa-41-gun-sonra-ibadete-acildi-h63700.html">Mescid-i Aksa 41 gün sonra ibadete açıldı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/analiz/dr-elvin-abdurahmanli-yazdi-ortadoguda-epic-fury-h63698.html</link>
		<title>Dr. ELVİN ABDURAHMANLI yazdı: &amp;quot;Ortadoğuda &amp;quot;Epic Fury&amp;quot; Sonrası: İran-ABD-İsrail Üçgeninde Yeni Güvenlik Paradigması&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">28 Şubat 2026 tarihinde başlatılan ve “Epic Fury” (Destansı Öfke) kod adıyla anılan ABD-İsrail müşterek operasyonu, bölgesel güvenlik mimarisinde onyıllardır süregelen "gölge savaşı" dönemini resmen sona erdirmiştir. Bu askeri müdahale, yalnızca bir "nükleer tesisi imha" harekatı değil; İran’ın üst düzey siyasi liderliğine, balistik füze altyapısına ve istihbarat ağlarına yönelik çok boyutlu bir rejim dönüştürme stratejisi olarak kayıtlara geçmiştir. Ortadoğu coğrafyası bu operasyonun ardından tarihsel bir kırılma noktasına girerken, bölgesel güvenlik mimarisi artık tamamen öngörülemez bir zemine oturmuştur.</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="https://www.bursaarena.com.tr/images/upload/IMG_2651.jpeg" style="width: 514px; height: 324px;" /></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">▪️<strong>Güvenlik ve Caydırıcılığın Çöküşü:</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Geleneksel güvenlik anlayışında "vekalet savaşları" (proxy wars), tarafların doğrudan karşı karşıya gelmeden güç projeksiyonu yapmalarına olanak sağlamaktaydı. Fakat İran’a 2026 müdahalesiyle birlikte, İsrail’in "maksimalist" rejim değişikliği hedefi ile ABD’nin "nükleer ve balistik kapasiteyi sınırlama" odaklı stratejik yaklaşımı birleşmiştir. ABD ve İsrail ittifakı İran’ın nükleer kapasitesini fiziksel olarak tasfiye etse de bu durum rejimin ideolojik direncini asimetrik yöntemlerle tahkim etmesine yol açmıştır.<br />
<br />
▪️<strong>Asimetrik Yanıt ve Bölgeselleşme:</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İran’ın misilleme stratejisi, çatışmayı Körfez ülkelerindeki ABD üslerine ve küresel enerji koridorlarına özellikle Hürmüz Boğazına yayarak, savaşı bir "hayatta kalma" mücadelesine dönüştürmüştür. Bölgedeki nükleer dengenin sarsılması, komşu ülkelerin de kendi savunma doktrinlerini radikal şekilde revize etmelerini zorunlu kılmıştır. Hürmüz Boğazı'ndaki bu istikrarsızlık, küresel bir petrol krizini tetiklemiş ve enerji koridorlarının güvenliğini temelinden sarstı diyebiliriz.<br />
<br />
▪️<strong>Hizbullah Faktörü:</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Lübnan merkezli Hizbullah’ın, geleneksel sınır sürtüşmelerinden tam ölçekli bölgesel savaşa geçişi, İsrail'in kuzey cephesini kalıcı bir güvenlik krizine sokmuştur.<br />
<br />
▪️<strong>İstihbarat Savaşlarında Hibrit Dönem:</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">"Epic Fury" operasyonunun başarısı, büyük ölçüde teknik istihbarat/SIGINT ve insan istihbaratının /HUMINT entegrasyonuna dayanmaktadır. İstihbarat servislerinin sahada yürüttüğü operasyonlar, klasik casusluk faaliyetlerinin ötesine geçerek siber sabotajlar ve dezenformasyon kampanyalarıyla hibrit bir nitelik kazanmıştır.</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="https://www.bursaarena.com.tr/images/upload/IMG_2649.jpeg" style="width: 514px; height: 360px;" /></span><br />
&nbsp;</p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">▪️<strong>Siber Operasyonlar:</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Batılı istihbarat raporları, İran'ın devlet destekli siber aktörlerinin Batı'nın kritik altyapılarına yönelik saldırılarını "agresif" düzeye çıkardığını doğrulamaktadır. Siber alan, artık konvansiyonel füzeler kadar etkili bir misilleme aracıdır.<br />
<br />
◾️<strong>İç İstihbarat ve Toplumsal Kaos:</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İran içindeki rejim karşıtı protestoların istihbarat servisleri eliyle yönlendirilmesi, ülkedeki güvenlik aygıtı olab Devrim Muhafızları odağını dış tehditlerden iç bekaya kaydırmıştır. İstihbarat ağlarının şeffaflıktan uzak yapısı, diplomatik çözüm yollarını tıkayarak çatışmanın dozajını her geçen gün daha da tırmandırmaktadır.<br />
<br />
▪️<strong>Transmilliyetçi Terör Tehdidi ve Radikalleşme:</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Dini liderlikteki ani değişim ve Ali Hamaney’in ölümü sonrası oluşan otorite boşluğu, transmilliyetçi terör grupları için uygun bir zemin hazırlamıştır. Terörle mücadele konsepti bu yeni dönemde, devlet dışı aktörlerin gelişmiş silah sistemlerine erişimiyle birlikte küresel bir güvenlik açığına dönüşmüştür.<br />
<br />
▪️<strong>Vekalet Gruplarının Otonomisi:</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Tahran'ın merkezi kontrolünün zayıflaması, bölgedeki milis grupların özelliklede Haşdi Şabi, Husiler vb. daha otonom hareket etmesine yol açmaktadır. Bu vekalet ağları merkezden koparak kendi başlarına hareket etmeye başladıkça, küresel enerji koridorları üzerinde kalıcı bir tehdit unsuru haline gelmiştir.<br />
<br />
▪️<strong>Radikalleşme ve Yalnız Kurtlar:</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Küresel istihbarat topluluğu, önümüzdeki on yılı etkileyecek olan bu yeni gerilim hattında radikalleşmenin artacağı konusunda birleşmektedir. Sivil nüfusun radikalleşme eğilimi, bölgesel güvenliğin geleceği üzerinde en büyük belirsizlik kaynağıdır.<br />
Son olarak ifade etmek isterim ki, "Sürdürülebilir Çatışma" Riskleri ve Jeopolitik Artçı Şoklar</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Mevcut tablo, 1991 Körfez Savaşı ile benzerlikler taşısa da, 2026'daki bu kriz çok daha karmaşık bir jeopolitik risk barındırmaktadır. Bu kaotik ortamda uluslararası hukukun caydırıcılığı zayıflarken, askeri stratejiler yerini yıpratıcı bir savaşa bırakmıştır.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Washington’da ise siyasi kriz, askeri müdahalenin getirdiği ekonomik yükle birleşmiş durumdadır; nitekim Trump’ın yardımcısı ABD Terörle Mücadele Direktörü Joe Kent istifa ederek görevden ayrılması, Beyaz Saray’daki derin görüş ayrılıklarını ve yönetimsel bir kilitlenmeyi tescillemiştir. Petrol fiyatlarındaki ani yükseliş küresel bir ekonomik krizi derinleştirirken, ABD'nin bölgedeki nüfuzu ve inandırıcılığı tarihin en düşük seviyelerine gerilemiştir. Bunun yanısıra Avrupa devletlerinin veya NATO üyelerinin operasyona açık bir destek vermekten kaçınması, transatlantik ittifakında geri dönülemez bir çatlak oluşturmuş ve ABD’yi Ortadoğu denkleminde yalnızlaştırmıştır. Bölge ülkeleri, Washington’ın koruyucu şemsiyesinin artık yeterli olmadığını görerek yeni güvenlik ittifakları arayışına girmiş, bu da ABD’nin bölgedeki yumuşak gücünü tamamen kaybetmesine neden olmuştur.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Netice olarak, askeri zaferlerin kalıcı barış getirmekten uzak olduğu ve bölgenin artık kontrol edilemez bir güvenlik paradoksuna hapsolduğu görülmektedir. Savunma sanayii ve teknolojik üstünlük bu yeni dünya düzeninde devletlerin bekası için yegane belirleyici güç olarak öne çıkarken; stratejik derinliğin kaybolduğu Ortadoğu, doğrudan ve yıkıcı bir sıcak temasın gölgesinde hayatta kalma mücadelesi vermektedir. İstikrar arayışı, artık yerini kalıcı bir kriz yönetimine ve sürekli tetikte olma haline bırakmıştır.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">...</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yazarın tüm yazıları için;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.bursaarena.com.tr/profil/123/dr-elvin-abdurahmanli"><u><em><strong><span style="font-size:16px;">https://www.bursaarena.com.tr/profil/123/dr-elvin-abdurahmanli</span></strong></em></u></a></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 26 08:35:42 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/dr-elvin-abdurahmanli-yazdi-ortadoguda-epic-fury-h63698.html">Dr. ELVİN ABDURAHMANLI yazdı: &amp;quot;Ortadoğuda &amp;quot;Epic Fury&amp;quot; Sonrası: İran-ABD-İsrail Üçgeninde Yeni Güvenlik Paradigması&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/saglik/inanmamaniz-gereken-alti-diyet-efsanesi-h63699.html</link>
		<title>İnanmamanız gereken altı diyet efsanesi</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p id="content" style="text-align: justify;" tabindex="-1"><span style="font-size:16px;"><strong>Bir diyetisyen olarak özellikle sosyal medyadaki sağlık influencer'larının yükselişiyle birlikte beslenmeye dair çok fazla yanlış bilgiyle karşılaşıyorum.</strong></span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">En sık duyduğum altı diyet efsanesini ve bunlara neden inanmamak gerektiğini anlatmaya çalışacağım.</span></p>

<h2 id="1-Karbonhidratlardan-uzak-mı-durmalı" style="text-align: justify;" tabindex="-1"><span style="font-size:16px;">1. Karbonhidratlardan uzak mı durmalı?</span></h2>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Gram başına, karbonhidratlar yağda bulunan kalorinin (kcal) yarısından bile daha az kalori içerir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Karbonhidratları kesmek, diğer tüm diyet kısıtlamalarında olduğu gibi kilo kaybına yol açabilir, ancak bu yağ kaybından ziyade su kaybı olabilir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ayrıca, büyük besin gruplarını tamamen kesen diyetlere bağlı kalmak zordur.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Karbonhidratlar temel bir makro besindir ve birincil enerji kaynağımızdır. Hatta toplam enerji alımımızın %50'sini oluşturmalıdırlar.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Karbonhidratları kesmek yerine tam tahıllı seçenekleri tercih edin: tam buğday ekmeği, tam buğdaydan yapılmış makarna, esmer pirinç, meyve, sebze ve kabuklu patatesler.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu yiyecekler hem daha uzun süre tok tutarlar, hem de lif alımınızı artırırlar.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Toplumun %90'ının yeterince lif tüketmediği gözönünde bulundurulduğunda bu önemlidir.</span></p>

<h2 id="2-Meyve-şekeri-zararlı-mı" style="text-align: justify;" tabindex="-1"><span style="font-size:16px;">2. Meyve şekeri zararlı mı?</span></h2>

<figure>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="Pancar, ceviz ve portakal salatası" height="900" loading="lazy" sizes="(min-width: 1008px) 760px, 100vw" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/2141/live/3564cb90-0e40-11f1-b5e2-dd58fc65f0f6.jpg.webp" srcset="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/240/cpsprodpb/2141/live/3564cb90-0e40-11f1-b5e2-dd58fc65f0f6.jpg.webp 240w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/320/cpsprodpb/2141/live/3564cb90-0e40-11f1-b5e2-dd58fc65f0f6.jpg.webp 320w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/480/cpsprodpb/2141/live/3564cb90-0e40-11f1-b5e2-dd58fc65f0f6.jpg.webp 480w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/624/cpsprodpb/2141/live/3564cb90-0e40-11f1-b5e2-dd58fc65f0f6.jpg.webp 624w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/2141/live/3564cb90-0e40-11f1-b5e2-dd58fc65f0f6.jpg.webp 800w" width="1600" /></span></p>

<p role="text" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Kaynak, BBC Food //&nbsp;</span></span><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Meyve ve sebzeyi birlikte tüketmenin yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları riskini azalttığı düşünülüyor.</span></span></p>
</figure>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Fruktoz, tüm meyvelerde bulunan doğal bir şekerdir — hücre yapısının içinde bulunduğu için "serbest şeker" olarak sınıflandırılmaz.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Tüketmemiz konusunda dikkatli olmamız gereken "serbest şeker" yiyecek veya içeceklere tat vermek için eklenen şekerdir ve meyve suyu, şurup ve balda bulunan türdür.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Meyveler; vitamin, mineral, fitokimyasallar ve lif açısından harika kaynaklardır — bunların hepsi sağlığınız için önemlidir. Ayrıca meyveyi sebzelerle birlikte tüketmek yüksek tansiyon ve kalp hastalığı gelişme riskinin azalmasıyla ilişkilendirilmiştir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Günde en az beş porsiyon meyve ve sebze tüketmeyi hedefleyin. Meyve suyu da buna dahil ancak ne kadar içerseniz için yalnızca bir porsiyon sayılır.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Meyvelerin suyu çıkarıldığında içinde bulunan lifler de çıkarılmış olur ve ardında kalan şeker "serbest şeker" haline gelir. Bu nedenle günde en fazla bir küçük bardak (150 ml) için.</span></p>

<h2 id="3-Detoks-diyetleri-vücudu-toksinlerden-arındırır-mı" style="text-align: justify;" tabindex="-1"><span style="font-size:16px;">3. Detoks diyetleri vücudu toksinlerden arındırır mı?</span></h2>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Birçok detoks diyeti potansiyel olarak tehlikelidir ve sağlam bilimsel kanıtlara dayanmaz. İddialar çoğunlukla abartılıdır ve sağladığı faydalar kısa ömürlü olabilir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ayrıca zaten kendi detoks mekanizmalarınıza sahipsiniz: bağırsaklarınız, karaciğeriniz ve böbrekleriniz bu görevi görüyor.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ciddi bir sağlık sorununuz yoksa, bu organlar fizyolojik sinyallere yanıt vererek vücudu temizler.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu nedenle özel detoks yiyecekleri, içecekleri veya takviyeleri gerçekten gerekli değildir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bazı detoks diyetleri meyve ve sebze tüketimini artırmayı ve doymuş yağ, tuz ve şeker oranı yüksek yiyecekleri azaltmayı teşvik eder (ki bu kötü değildir), ancak aynı zamanda tüm bir besin grubunu kesmeyi de öğütler. Çoğumuz için bu gerekli değildir ve beslenme eksikliklerine neden olabilir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bunun yerine dengeli ve çeşitli beslenin, yeterince uyuyun, alkol tüketimine dikkat edin, sigara içmeyin, temiz hava alın ve aktif olun.</span></p>

<h2 id="4-Vegan-ve-vejetaryen-ürünler-daha-mı-sağlıklı" style="text-align: justify;" tabindex="-1"><span style="font-size:16px;">4. Vegan ve vejetaryen ürünler daha mı sağlıklı?</span></h2>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Vejetaryen veya vegan bir diyet besleyici olabilir ve sağlıklı yaşamı destekleyebilir. Ancak bir gıdanın bitki bazlı olması onun en iyi veya en sağlıklı seçenek olduğu anlamına gelmez.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bazı vegan ve vejetaryen ürünler ultra işlenmiştir ve yüksek miktarda doymuş yağ, tuz ve şeker içerebilir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Vegan dondurma, sütlü dondurma kadar şeker içerebilir ve soya bazlı burger ve sosis gibi et ikameleri (iyi bir protein kaynağı olsalar da) yüksek tuz ve yağ içerebilir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Eklenen içerikleri kontrol etmek için besin etiketlerini okuyun ve yemeklerin nasıl hazırlandığına dikkat edin.</span></p>

<h2 id="5-Süt-ürünleri-diyette-gerekli-mi" style="text-align: justify;" tabindex="-1"><span style="font-size:16px;">5. Süt ürünleri diyette gerekli mi?</span></h2>

<figure>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="yoğurt kurusu üzerinde incir, ahududu ve yaban mersini" height="900" loading="lazy" sizes="(min-width: 1008px) 760px, 100vw" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/19ad/live/41eadc50-0e41-11f1-9972-d3f265c101c6.jpg.webp" srcset="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/240/cpsprodpb/19ad/live/41eadc50-0e41-11f1-9972-d3f265c101c6.jpg.webp 240w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/320/cpsprodpb/19ad/live/41eadc50-0e41-11f1-9972-d3f265c101c6.jpg.webp 320w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/480/cpsprodpb/19ad/live/41eadc50-0e41-11f1-9972-d3f265c101c6.jpg.webp 480w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/624/cpsprodpb/19ad/live/41eadc50-0e41-11f1-9972-d3f265c101c6.jpg.webp 624w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/19ad/live/41eadc50-0e41-11f1-9972-d3f265c101c6.jpg.webp 800w" width="1600" /></span></p>

<p role="text" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Kaynak, BBC Food //&nbsp;</span></span><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Süt ürünleri oldukça besleyici ve lezzetlidir</span></span></p>
</figure>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Süt ürünleri; protein, kalsiyum, iyot, fosfor, potasyum ve B vitaminleri açısından son derece zengindir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bio-live yoğurt ve kefir gibi bazı fermente süt ürünleri probiyotik içerir, bu nedenle bağırsak sağlığını da destekleyebilir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Süt ürünlerinde laktoz adı verilen doğal bir şeker bulunur. Ancak bu, önemli besinlerle birlikte bulunduğu için "serbest şeker" sayılmaz.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Teşhis edilmiş bir süt alerjiniz veya intoleransınız yoksa süt ürünlerini bırakmanıza gerek yoktur.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Veganlık gibi sebeplerle süt ürünlerinden kaçınmayı tercih ediyorsanız, tükettiğiniz ürünlerin iyot, kalsiyum ve B vitaminleri ile güçlendirilmiş olmasına dikkat edin.</span></p>

<h2 id="6-Tek-tek-besin-maddeleri-ve-takviyeler-bağışıklık-sistemini-güçlendirir-mi" style="text-align: justify;" tabindex="-1"><span style="font-size:16px;">6. Tek tek besin maddeleri ve takviyeler bağışıklık sistemini güçlendirir mi?</span></h2>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bağışıklık sistemimizin iyi çalışmasını sağlayan birçok temel besin vardır ancak bunlar birlikte çalışır. Çinko veya C vitamini gibi tek bir besine odaklanmayın; çünkü diğer besinlerin de önemli rolleri vardır.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Dengeli bir beslenme, meyve, sebze, tam tahıllar, süt ürünleri (veya güçlendirilmiş alternatifleri), kuru yemişler, tohumlar, et, balık ve/veya fasulye ile baklagiller gibi bitkisel proteinleri içerdiğinde çoğu durumda bağışıklık sistemine destek olmak için yeterlidir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bazı kişilerin takviyeye ihtiyacı olabilir: hamile kalmayı planlayanlar (veya hamile olanlar), D vitamini eksikliği riski taşıyanlar ve bazı veganlar gibi.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yeterli uyku, düzenli egzersiz ve stresi yönetmek de çok önemlidir.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bir dahaki sefere sosyal medyada bir sağlık "bilgisi" gördüğünüzde, bunu kimin söylediğine ve bilimin gerçekten bunu destekleyip desteklemediğine dikkat edin.</span></p>

<p dir="ltr" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Tai Ibitoye / BBC Food</span></em></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 26 06:46:10 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/saglik/inanmamaniz-gereken-alti-diyet-efsanesi-h63699.html">İnanmamanız gereken altı diyet efsanesi</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/binlerce-kucuk-balik-yer-cekimine-meydan-okuyarak-kongo-selalesine-h63692.html</link>
		<title>Binlerce küçük balık, yer çekimine meydan okuyarak Kongo şelalesine tırmanıyor</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size:16px;">(Reuters) - Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde binlerce küçük balık türünün, hayvanların aşırı ortamlara uyum sağlayabilmesinin şaşırtıcı ve yaratıcı yollarını gösteren bir davranışla, 15 metre (50 fit) yüksekliğindeki dikey bir şelaleye tırmandığı gözlemlendi.</span></strong></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Araştırmacılar, bilimsel adı Parakneria thysi olan bu kaya balığı türünün, Orta Afrika'yı kapsayan ve dünyanın ikinci büyük yağmur ormanına ev sahipliği yapan geniş bir nehir sistemi olan Yukarı Kongo Havzası'ndaki Luvilombo Şelalesi'ne nasıl tırmandığını belgelediler.&nbsp;Araştırmacılar, balıkların genellikle nisan ve mayıs aylarında, yağmur mevsiminin sonunda meydana gelen mevsimsel seller sırasında dikey kaya duvarlarına tırmandığını gözlemledi.</span></p>

<p data-testid="promo-box" style="text-align: center;"><img alt="" src="/images/upload/BLK.jpg" style="width: 544px; height: 408px;" /></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:16px;">Bu tür yaklaşık 9,8 santimetre (3,9 inç) uzunluğa ulaşabiliyorken, araştırmacılar şelaleden yukarı doğru ilerleyenlerin yalnızca küçük ve orta boy bireyler olduğunu gözlemledi - yaklaşık 3,7 ila 4,8 cm (1,5 ila 1,9 inç) uzunluğunda-</span></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Gözlemlere göre, bir balığın zirveye yavaş ve zorlu tırmanışı tamamlaması yaklaşık 10 saat sürüyor; kısa hamlelerle ilerliyor ve sık sık dinleniyor.&nbsp;Türünün daha büyük bireyleri, yüzgeçlerinin tırmanışı destekleyecek kadar güçlü olmaması nedeniyle çok ağır görünüyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İktiyoloji araştırmacısı ve bilimsel personelin bir üyesi olan Pacifique Kiwele," Bu keşif, özellikle balık davranışları üzerine çalışmaların neredeyse hiç olmadığı Kongo Havzası bağlamında su yollarının sürekliliğini korumanın önemini vurgulamaktadır " dedi.&nbsp;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">"Bu durum, her şeyin mümkün olabileceği gerçeğini göz önünde bulundurarak bilim insanlarını gözlemlerinde daha da dikkatli olmaya sevk ediyor.&nbsp;Gerçekten de bazı balıkların şelalelere tırmanabildiğine, bunu yakından görüp fotoğraf ve film malzemesiyle belgelemeden kim inanırdı ki?"&nbsp;"Orada hayal gücümüzün ötesindeki harikaların var olduğunu gösteriyor bu," dedi Kiwele.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bazı diğer balık türleri de çeşitli yollarla şelalelerden tırmanabilir ancak araştırmacılar, bu türün Afrika'da belgelenen ilk örnek olduğunu söyledi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Araştırmacılar, bu kaya balığı türünün davranışını 2018 ve 2020 yıllarında dört kez kayıt altına aldılar ve doğrudan su akışı yerine dalgaların püskürttüğü suyla ıslanan alanlar olan sıçrama bölgesi olarak adlandırılan bölgede kaya yüzeyine doğru tırmanmalarını gözlemlediler.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Peki bunu nasıl başarıyorlar?&nbsp;Araştırmacılar, balıkların göğüs yüzgeçlerini kullanarak ıslak kaya yüzeylerine tutunduğunu, pelvik yüzgeçlerin destek sağladığını ve yüzeyleri kavramalarına yardımcı olan uncus adı verilen küçük kanca benzeri çıkıntıların da bu sürece katkıda bulunduğunu söyledi.&nbsp;Daha sonra vücutlarını bir yandan diğer yana sallayarak kendilerini yukarı doğru iterler.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İnsan ölçeğine göre düşünüldüğünde, bu, yüzlerce metre (yarda) dikey tırmanmaya eşdeğerdir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Tırmanış da risklidir.&nbsp;Bazı balıklar, üzerlerine aniden gelen su jetleri nedeniyle tutunmalarını kaybedip kayalıklardan düşerler; özellikle de sarkan bölümlerin üzerinden geçmek için ters döndüklerinde.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Şelalenin tabanında bulunan su miktarı göz önüne alındığında, düşen balıkların büyük ihtimalle tekrar tırmanmaya başlayabildiği düşünülüyor.&nbsp;Ancak araştırmacılar, doğrudan kayaların üzerine düşenlerin hayatta kalamayabileceğini söylüyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Peki neden bunu yapıyorlar?&nbsp;Araştırmacılar, balıkların uygun yaşam koşulları bulmak ve su yolunda daha az rekabet ve daha az yırtıcı hayvanın olduğu bölgelere ulaşmak için akıntıya karşı yüzdüklerini söyledi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Araştırmacılar, tür için iki ana insan tehdidi tespit etti: balıkları kolayca yakalayabilen ince gözlü balık ağları kullanılarak yapılan yasadışı balıkçılık ve bazı yıllarda Luvilombo Nehri'nin kurumasına neden olan sulama amaçlı su çekimi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Araştırmacılar, bu keşfin Kongo Havzası'ndaki balık davranışları hakkında ne kadar az şey bilindiğini ortaya koyduğunu söyledi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">"Hızlı akan habitatlarda yaşayan diğer balık türlerinin de benzer dikey engelleri aşabilme yeteneğine sahip olması oldukça olasıdır...", diyen Kiwele, araştırmacıların başka bir balık familyasındaki ön gözlemleri doğrulamak için daha fazla saha çalışması planladığını sözlerine ekledi.</span></p>

<p data-testid="SignOff" style="text-align: justify;"><em><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">REUTERS / Marta Serafinko, Gdansk, Polonya; Editör: Will Dunham</span></span></em></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 26 02:42:23 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/binlerce-kucuk-balik-yer-cekimine-meydan-okuyarak-kongo-selalesine-h63692.html">Binlerce küçük balık, yer çekimine meydan okuyarak Kongo şelalesine tırmanıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/analiz/alper-sirvan-yazdi-sosyal-sermaye-h63697.html</link>
		<title>ALPER ŞİRVAN yazdı: &amp;quot;Sosyal Sermaye..&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><i>"Sermaye"</i> denince sadece banka hesaplarındaki rakamları ya da betona gömülmüş rantı anlıyoruz belki.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Oysa bir toplumun geleceğini asıl inşa eden, o toplumun içindeki güven, dayanışma ve ortak yaşama kültürüdür.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Literatürde buna <b><i>“social capital-sosyal sermaye”</i></b> deniliyor.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Peki, bizim sosyal sermayemiz ne durumda? <b>Güneş bir yere kadar balçıkla sıvanabilir: Ne yazık ki toplum olarak güven duygumuz, yaslanmaya çalıştığımız dağların karlarına gömülü epeydir. Bahar gelemedi bir türlü…</b></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><b>Anlatmaya devam edelim:</b></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><b>Sosyal sermaye, bireylerin ortak bir amaç uğruna bir araya gelebilme becerisidir.</b> Ancak bizim gibi ülkelerde bu beceri, genellikle <i>"hak temelli"</i> bir bilinçle değil, <i>"biat dolayısıyla menfaat temelli"</i> bir gettolaşmayla hayat buluyor. İnsanlar, geleceklerini hukukî bir sistemde inşa etmek yerine; cemaat ve tarikatların ya da bir siyasî liderin insafına sığınmakta buluyorlar.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Aklını kullanmadan, büyük bir teslimiyetle…</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Daha önce bu köşede <b><i>“dikey mimarî sosyal yapı”</i></b> ile <b><i>“yatay mimarî sosyal yapı”</i></b> farkından bahsetmiştim. Sosyal sermayesi güçlü olan toplumlar, yatay bir düzlemde, birbirinin hakkına saygı duyarak ve dayanışma içinde yükselirler. Bizdeyse durum tam tersi: Birilerinin peşine takılarak, birilerine maraba ya da mürit olarak konfor alanı yaratma çabası hâkim. <b>Birey olamayanın vatandaş, vatandaş olamayanın ise <i>"yaşadığı toplumun bir parçası"</i> olamayacağı gerçeğiyle her geçen gün biraz daha sert yüzleşiyoruz.</b></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><b>Liyakatin yerini kayırmacılığın, hakikatin yerini propagandanın aldığı bir yerde sosyal sermaye birikir mi?</b></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Birbirine güvenmeyen, sürekli <i>"öteki"</i> üzerinden kendini tanımlayan bir halkın, geleceği inşa etmesi çok zor.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Kimsenin güvenmediği bir yargı sistemi, mülkün (devletin) temelini sarsarken; <i>"bizden olanın"</i> hatasına göz yumup <i>"ötekinin"</i> gözündeki merteği görmekle açılan kapıdan hep asalak ve fırsatçı siyasetçiler giriyor.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><b>Onları yeterince besleyip semirtmedik mi?</b></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><b>Çözüm, en başta 12 yıllık zorunlu eğitimde bütün çocukların mahallelerindeki okullarda, eşit eğitim şartlarında, beraberce <i>“sosyal sermaye” </i>biriktirmelerinden geçiyor gibi geliyor bana…</b></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Beri yandan eğitimin her aşamasındaki <i>“sosyal-sanatsal kollar ve aktiviteleri de” </i>çok önemli. Çünkü geldikleri sosyoekonomik katman ne olursa olsun, birlikte <i>“yapan, üreten, inşa eden”</i> çocukların, gençlerin aralarında oluşacak bağı koparacak, sosyal sermayeyi yok edecek bir güç yok.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><b>Sosyal sermayeye engelliler cephesinden bakalım bir de...</b></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Eğer herhangi bir ülkenin herhangi bir şehrinde mesela tekerlekli sandalye kullanıcısı bir engelli, sokağa çıktığında <i>"acaba girebilir miyim?"</i> diye kaygılanmadan herhangi bir binaya yönelemiyorsa, orada toplumu gönenç içinde yaşatan bir sosyal sermayeden söz edebilir miyiz?</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Çünkü sosyal sermaye, sadece engelsiz ya da güçlü olanların değil, toplumun her ferdinin <i>"herkes gibi, herkesle beraber"</i> yaşayabileceği bir güven ortamıdır. <b>Kurumsallaşmadan uzak sistem ve merhametle çözülmeye çalışılan mağduriyetler, sosyal sermaye yaratmaz; aksine yeni zalimler doğurur.</b></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Asıl ihtiyacımız olan; 29 Ekim 1923’te sağlam temeller üzerine kurulan, şuursuz ümmetten bilinçli millete uzanan, tebaayı yurttaş kılan o yapı ve vizyona yeniden ulaşmak gibi geliyor bana. Ne var ki o vizyondan uzaklaşma serüvenimiz son çeyrek asırda akıl almaz bir hıza ulaştı. Nereye toslayacağımız da belirsiz. <b>Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet, aslında bu toprakların en büyük <i>“sosyal sermaye”</i> projesiydi.</b> Biz o sermayeyi mirasyedi gibi harcadık; cemaatlere, tarikatlara, hap gibi yuttuğumuz ideolojilere ve kifayetsiz muhteris siyasetçilere parsel parsel dağıttık.</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Hem maddî hem manevî olarak…</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><b>Şimdi sormak gerek:</b> Birbirimizin gözünün içine bakarken güven mi görüyoruz, yoksa kocaman bir <i>“acaba”</i> mı?</span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px">Cebimizdeki para bitince belki bir şekilde çalışır, kazanırız da birbirimize olan güvenimiz, birlikte yapma ve yaşama azmimiz, yani asıl sermayemiz tamamen tükendiğinde ne yapacağız?</span></span></span></span></span></p>

<div style="border-bottom:3pt dotted windowtext; padding:0cm 0cm 1pt">
<p class="MsoNoSpacing" style="border:none; margin:0px 0px 10px; text-align:justify; padding:0cm"></p>
</div>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><b>Haftanın Notu:</b></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><strong style="font-weight:bold"><i>İleri Demokrasi’de son nokta:</i></strong></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin:0px 0px 10px; text-align:justify"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><strong style="font-weight:bold"><i>Ya benimsin ya Silivri’desin!</i></strong></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0px 0px 10px; text-align: center;"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><strong style="font-weight:bold"><i><img alt="" src="/images/upload/barena-gorsel09042026_1.jpeg" style="width: 620px; height: 320px;" /></i></strong></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0px 0px 10px; text-align: justify;"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto, Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><strong style="font-weight:bold"><i>...</i></strong></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0px 0px 10px; text-align: justify;"></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0px 0px 10px; text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yazarın tüm yazıları için;</span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin: 0px 0px 10px; text-align: justify;"><a href="https://www.bursaarena.com.tr/profil/132/alper-sirvan"><u><em><strong><span style="font-size:16px;">https://www.bursaarena.com.tr/profil/132/alper-sirvan</span></strong></em></u></a></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 26 00:10:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/alper-sirvan-yazdi-sosyal-sermaye-h63697.html">ALPER ŞİRVAN yazdı: &amp;quot;Sosyal Sermaye..&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/spor/avrupa-basini-mircea-lucescu-icin-saygi-durusuna-gecti-h63695.html</link>
		<title>Avrupa basını Mircea Lucescu için saygı duruşuna geçti!</title>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Ülkemizde ve dünya futbolunda oldukça önemli bir yer tutan Rumen teknik direktör Mircea Lucescu'nun vefatı, futbol dünyasında büyük bir üzüntüye yol açtı. Avrupa basını, bu sabah attığı manşetler ile Lucescu için adeta saygı duruşuna geçti ve tecrübeli teknik adama son görevini yaptı. İşte detaylar...</strong></span></p>

<article data-article-id="2619045" data-article-title="Avrupa basını Mircea Lucescu için saygı duruşuna geçti! 'Futbol gurusunu kaybettik'" data-article-url="/galatasaray/galeri-avrupa-basini-mircea-lucescu-icin-saygi-durusuna-gecti-futbol-gurusunu-kaybettik-2619045" data-article-wrapper="true">
<section data-left-id="2619045_1">
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><iframe allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture; web-share" height="100%" referrerpolicy="no-referrer-when-downgrade" src="https://geo.dailymotion.com/player/xgyej.html?video=xa3e6c2&amp;customConfig%5Bkeyvalues%5D=keywords%3Dpagetype_gallery%2CVid_duration_1_3%2CVid_pubdate_new%2Cseeding_false%2Cautoplay_true%2Csilentstart_false%2Cst_none%2Cpremium_video%26contentid%3D2617558%26fn_contentid%3D2617558%26fanatik_kategori%3Dfn_video%26catlist%3Dc1_video%2CCct_mircea-lucescu%2CCct_romanya-milli-takimi%2CCct_besiktas-park%2CCct_2026-fifa-dunya-kupasi%2CCct_turkiye-futbolu%2CCct_hagi%2CCct_montella%2CCct_futbol-yatirimlari%2CCct_milli-takim-genclestirme%2CCct_play-off-maci%2Cct_mircea-lucescu%2Cct_romanya-milli-takimi%2Cct_besiktas-park%2Cct_2026-fifa-dunya-kupasi%2Cct_turkiye-futbolu%2Cct_hagi%2Cct_montella%2Cct_futbol-yatirimlari%2Cct_milli-takim-genclestirme%2Cct_play-off-maci%26pub_name%3Dmilliyet%26pub_kategori%3Dfn_futbol%26pub_contentid%3D2619045%26pub_catlist%3Dc1_futbol%2Cc2_futbol-takimlari%2Cc3_galatasaray%2CCct_mircea-lucescu%2CCct_futbol-efsanesi%2CCct_avrupa-basini%2CCct_teknik-direktor%2CCct_aleksander-ceferin%2CCct_uefa%2CCct_futbol-tarihi%2CCct_spor-dunyasi%2CCct_vefat%2CCct_saygi-durusu&amp;customConfig%5Bdynamiciu%5D=%2F9927946%2C22420904089%2Ffanatik%2Fsitegeneli&amp;customConfig%5Bplcmt%5D=1&amp;customConfig%5Bvconp%5D=1&amp;mute=true" title="Dailymotion video player - Mircea Lucescu: Hak etmediğimiz bir mağlubiyet aldık" width="100%"></iframe></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">80 yaşında hayatını kaybeden Rumen teknik direktör Mircea Lucescu, futbol dünyasını yasa boğdu. Ülkemizde Beşiktaş ve Galatasaray'ı da çalıştıran Lucescu'nun vefatı sonrası Avrupa basını adeta saygı duruşuna geçti.</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="FUTBOL GURUSU HAYATINI KAYBETTİ" data-src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f3e2575feafcc90eb3.jpg" src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f3e2575feafcc90eb3.jpg" /></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">'FUTBOL GURUSU HAYATINI KAYBETTİ'&nbsp;</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">BILD:&nbsp;"<a href="https://www.fanatik.com.tr/haberleri/mircea-lucescu" target="_blank">Mircea Lucescu</a>, Romanya milli takımının teknik direktörlüğünden istifa etmesinden sadece birkaç gün sonra hayatını kaybetti. 80 yaşındaydı. Bu haber, Salı akşamı hem Bükreş Üniversite Hastanesi hem de Romanya Futbol Federasyonu tarafından doğrulandı. Daha geçen Perşembe günü federasyon, Lucescu’nun milli takım teknik direktörlüğünden istifa ettiğini duyurmuştu. Sözleşmesi, Romanya’nın Türkiye’ye 1-0 yenilerek elendiği Dünya Kupası play-off maçlarının ardından 31 Mart’ta sona ermişti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Neredeyse 47 yıldır teknik direktörlük yapan bu futbol gurusu, son haftalarda sağlık durumunun hızla kötüleştiği bildirildi. Bir antrenman sırasında fenalaşan Lucescu, ardından hastaneye kaldırıldı. Romanya basınına göre, Lucescu, Kutsal Cuma günü hastaneden taburcu edilmeden kısa bir süre önce kalp krizi geçirdi. Lucescu, yaşam mücadelesini kaybetti."</span></p>
</section>

<section data-left-id="2619045_2">
<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="SON MAÇI TÜRKİYEYE KARŞI OLDU" data-src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f3e2575feafcc90eb5.jpg" src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f3e2575feafcc90eb5.jpg" /></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">'SON MAÇI TÜRKİYE'YE KARŞI OLDU'&nbsp;</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">KICKER:&nbsp;"Mircea Lucescu 80 yaşında hayatını kaybetti. Bükreş Üniversite Hastanesi ve Romanya Futbol Federasyonu, Salı akşamı Lucescu'nun vefatını duyurdu. Romanya'nın Avrupa Dünya Kupası play-off yarı finalinde Türkiye'ye 0-1 yenildiği maçta Lucescu, Alman Otto Pfister'i geçerek tarihin en yaşlı milli takım teknik direktörü oldu. Ancak kısa bir süre sonra Lucescu, şiddetli kalp ritim bozukluğu nedeniyle hastaneye kaldırılmak zorunda kaldı ve ardından Slovakya'da oynanan dostluk maçına (0-2) gidemedi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ayrılmadan önceki son antrenman öncesi takım toplantısı sırasında kendini iyi hissetmedi. Bu nedenle, sözleşmesi 31 Mart'a kadar geçerli olmasına rağmen geçen Perşembe günü görevinden istifa etti. İstifasından sadece bir gün sonra Lucescu kalp krizi geçirdi. Başlangıçta, Romanyalı teknik adam Bükreş Üniversite Hastanesi tarafından “durumu stabil ve bilinci açık” olarak tanımlandı ancak Lucescu'nun yaşlı kalbi daha fazla dayanamadı."</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="SARSICI BİR HABER" data-src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f3e2575feafcc90eb6.jpg" src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f3e2575feafcc90eb6.jpg" /></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">'SARSICI BİR HABER'&nbsp;</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">FOOT MERCATO:&nbsp;"7 Nisan Salı akşamı, Şampiyonlar Ligi çeyrek finallerinin ilk maçlarıyla coşmaya hazırlanırken, futbol dünyası sarsıcı bir haber aldı. Ünlü Rumen teknik direktör Mircea Lucescu, 80 yaşında hayata veda etti. Geçtiğimiz günlerde geçirdiği kalp krizi nedeniyle hastaneye kaldırılan Lucescu’nun durumu son birkaç saat içinde kötüleşti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hatırlanacağı üzere, Rumen teknik direktör sadece iki hafta önce, 2026 Dünya Kupası play-off maçında Türkiye'ye yenildikleri sırada hâlâ ülkesinin milli takımının başında bulunuyordu. Lucescu, futbol dünyasında adından söz ettirmiş, özellikle 2000 yılında Galatasaray ile UEFA Süper Kupası'nı, 2009 yılında ise Shakhtar Donetsk ile UEFA Kupası'nı (şimdiki adıyla Avrupa Ligi) kazanmıştı. Romanya, en büyük teknik direktörünü kaybetti."</span></p>
</section>

<section data-left-id="2619045_3">
<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="FUTBOLA ADANMIŞ BİR HAYAT YİTİRİLDİ" data-src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f3e2575feafcc90eb1.jpg" src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f3e2575feafcc90eb1.jpg" /></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">'FUTBOLA ADANMIŞ BİR HAYAT YİTİRİLDİ'&nbsp;</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">L'EQUIPE:&nbsp;"Sağlık sorunları nedeniyle Mart ayında hastaneye kaldırılan eski Romanya milli takım teknik direktörü Mircea Lucescu, 80 yaşında hayatını kaybetti. Uzun soluklu bir kariyere sahip olan Lucescu, 1980'den bu yana yaklaşık on beş kulüpte teknik direktörlük yaptı. Romanya ve Avrupa futbolunun efsanelerinden biri aramızdan ayrıldı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Eski forvet ve daha sonra teknik direktör olan Mircea Lucescu, bu Salı günü 80 yaşında hayatını kaybetti. Mart ayı sonundaki Dünya Kupası play-off'larına kadar Romanya milli takımının teknik direktörlüğünü yapan bu gezgin, sağlık sorunlarının ağırlaşması nedeniyle görevinden ayrılmak zorunda kaldı. 29 Mart'ta Bükreş'te hastaneye kaldırılan Lucescu, bir hafta sonra yoğun bakıma alındı. En önemli ve en uzun süreli görevi, 2004 ile 2016 yılları arasında Shakhtar Donetsk'teydi. 2009'da UEFA Kupası'nı (eski adıyla Avrupa Ligi) kazanan Lucescu, ayrıca sekiz lig şampiyonluğu ve altı Ukrayna Kupası (biri Dinamo Kiev ile) kazandı. Bunlar, sonuna kadar futbola adadığı hayatı boyunca kazandığı toplam 38 kupadan sadece birkaçı."</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="AVRUPANIN DÖRT BİR YANINDA ÇALIŞTI" data-src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f4e2575feafcc90ebb.jpg" src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f4e2575feafcc90ebb.jpg" /></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">'AVRUPA'NIN DÖRT BİR YANINDA ÇALIŞTI'&nbsp;</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">THE GUARDIAN:&nbsp;"Oyuncu ve teknik direktör olarak sayısız kupa kazanan Rumen futbol efsanesi Mircea Lucescu, 80 yaşında hayatını kaybetti.Lucescu'nun vefatı Salı günü Bükreş Üniversitesi Acil Hastanesinden doğrulandı. Cuma sabahı kalp krizi geçirdiği bildirilen Lucescu, hastaneye kaldırılmıştı. Uzun bir teknik direktörlük kariyerine sahip olan Lucescu, antrenman sırasında rahatsızlanarak geçen Perşembe günü istifa edene kadar Romanya milli takımında ikinci dönemini sürdürüyordu. Üç gün önce Romanya, play-off maçında Türkiye'ye 1-0 yenilerek 2026 Dünya Kupası'na katılma şansını kaçırmıştı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kulüp teknik direktörlüğü kariyeri boyunca birçok ülkeye seyahat eden Lucescu, Avrupa'nın dört bir yanındaki takımları çalıştırdı ve birçok şampiyonluk kazandı. 2000 yılında Galatasaray ile UEFA Süper Kupası'nı kazandı, 2001-02 sezonunda Türkiye şampiyonluğunu ekledi ve ertesi yıl rakibi Beşiktaş ile lig şampiyonluğunu kazandı.Mayıs 2004'te Lucescu, Ukrayna ekibi Shakhtar Donetsk'e katıldı ve 12 yıllık görev süresi boyunca sekiz şampiyonluk ve 2009'da UEFA Kupası'nı kazandı. Daha sonra Zenit St. Petersburg, Dinamo Kiev ve Türkiye milli takımını çalıştırdıktan sonra, 38 yıl aradan sonra Romanya'ya dönerek Dünya Kupası'na katılmak için mücadele etti."</span></p>
</section>

<section data-left-id="2619045_4">
<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="EFSANEVİ TEKNİK ADAM..." data-src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f4e2575feafcc90ebd.jpg" src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f4e2575feafcc90ebd.jpg" /></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">'EFSANEVİ TEKNİK ADAM...'&nbsp;</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">BBC:&nbsp;"Efsanevi teknik direktör Mircea Lucescu, Romanya milli takımının teknik direktörlüğünden istifa etmesinden beş gün sonra 80 yaşında hayatını kaybetti. Lucescu, bir antrenman öncesinde rahatsızlanmasının ardından Perşembe günü istifa etmişti. Cuma sabahı kalp krizi geçirdiği bildirilen Lucescu, hastanede tedavi altına alınmıştı."</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="DEVRİM YARATAN İSİM" data-src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f5e2575feafcc90ebf.jpg" src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f5e2575feafcc90ebf.jpg" /></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">'DEVRİM YARATAN İSİM'&nbsp;</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">MARCA:&nbsp;"Romanya futbolunun efsanesi Mircea Lucescu hayatını kaybetti. Lucescu, üstesinden gelemediği kalp yetmezliği nedeniyle Bükreş'te hastaneye kaldırılmıştı. Lucescu, ileri görüşlü fikirleriyle Romanya futbolunda devrim yaratan isimlerden biriydi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Hunedoara'da oyuncu-menajer olarak antrenörlük kariyerine başlayan Lucescu, bu şehri futbolun merkezlerinden biri haline getirdi. Romanya'yı 1984 Avrupa Şampiyonası'na taşıyan Lucescu, o dönemde dünya şampiyonu olan İtalya'yı bile mağlup etmeyi başardı."</span></p>
</section>

<section data-left-id="2619045_5">
<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="GUARDIOLANIN İLK DÜŞMANI VEFAT ETTİ" data-src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f5e2575feafcc90ec1.jpg" src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f5e2575feafcc90ec1.jpg" /></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">'GUARDIOLA'NIN İLK DÜŞMANI VEFAT ETTİ'&nbsp;</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">AS:&nbsp;"Guardiola'nın ilk ‘düşmanı’ Mircea Lucescu hayatını kaybetti. Romanya milli takım teknik direktörü, 80 yaşında kalp krizi geçirerek vefat etti. Shakhtar Donetsk'i zirveye taşıyan Lucescu, Pep Guardiola'nın Barcelona'sını bile zorlu bir mücadeleye sürüklemişti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Barcelona ile oynanan maçın ardından Guardiola'nın basın toplantısına dalarak, Barça'nın kendi gollerinden birine yol açan topu geri vermediği için 'Utanın!' diye bağırdığı an, hafızalarda yerini koruyor. Bu olaya rağmen, Pep ve Mircea daha sonra karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir dostluk kurdu."</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="KORKAK GİBİ GİDEMEM DEMİŞTİ" data-src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f5e2575feafcc90ec3.jpg" src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f5e2575feafcc90ec3.jpg" /></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">'KORKAK GİBİ GİDEMEM DEMİŞTİ'&nbsp;</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">GAZZETTA:&nbsp;"Romanya'nın eski milli takım teknik direktörü ve İtalya'da Inter, Reggiana, Pisa ve Brescia takımlarının teknik direktörlüğünü yapmış olan Mircea Lucescu, 29 Mart'tan beri yattığı Bükreş'teki hastanede 80 yaşında hayatını kaybetti. Yıl başında geçirdiği ağır grip hastalığı nedeniyle güçsüz düşen ve hastaneye kaldırılan Lucescu'nun sağlık durumu son aylarda kötüleşmişti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Oradan tekrar hastaneye yatırılırken, Romanya milli takımı Türkiye ile oynayacağı Dünya Kupası play-off yarı finaline hazırlanıyordu. Ta ki son haftalarda durumu kötüleşene kadar. Lucescu, 25 Mart'ta, Türkiye-Romanya maçı arifesinde: "Korkak gibi çekip gidemem" demişti. "En iyi formumda değilim, ama ısrar ediyorum: elemeyi başarabileceğimize inanmalıyız." Ertesi gün, Montella'nın Türkiye'sine 1-0 yenilen milli takımını yönetmek için yedek kulübesindeydi."</span></p>
</section>

<section data-left-id="2619045_6">
<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="SADECE BİR TEKNİK ADAM DEĞİLDİ" data-src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f5e2575feafcc90ec2.jpg" src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f5e2575feafcc90ec2.jpg" /></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">'SADECE BİR TEKNİK ADAM DEĞİLDİ'&nbsp;</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">CORRIERE DELLA SERA:&nbsp;Mircea Lucescu bugün, 7 Nisan'da Bükreş'te vefat etti. Daha önce Inter ve Brescia'yı da çalıştıran Rumen teknik direktör, Temmuz ayında 81 yaşına girecekti. Lucescu, 26 Mart'ta Romanya'yı Dünya Kupası play-off'larına taşımış ve 80 yıl 240 gün ile futbol tarihinin en yaşlı teknik direktörü olmuştu. Ardından bir teknik toplantı sırasında rahatsızlandı ve hastanede iki kalp krizi geçirdi. Pazar günü, Paskalya Pazarı'nda durumu kötüleşti ve bugün üzücü haber geldi. Futbol dünyası onun vefatını yas tutuyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Milli takımının teknik direktörü olarak son görünüşü, tam olarak 26 Mart'ta Türkiye'ye karşı 1-0 yenildikleri maçtı: kendini iyi hissetmiyordu, ancak orada olmak için hastaneden çıkmakta ısrar etmişti. 47 yıl önce, 1979'da Transilvanya'nın küçük bir kasabasındaki Corvinul Hunedoara kulübünde oyuncu-teknik direktörlük görevini kabul etmeye karar verdiğinde başlayan uzun, çok uzun kariyerinin son maçı olması gereken 31 Mart'taki Slovakya ile oynanan dostluk maçı öncesinde rahatsızlandı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">O andan itibaren Lucescu, Romanya futbol tarihinin efsanesi haline geldi. Lucescu sadece bir teknik direktör ya da milli takım teknik direktörü değildi, hayatında her şeyi yaptı. Yerel basında köşe yazıları yazdı, radyo programları sundu ve İtalyanca, Fransızca ve İspanyolca öğrendi."</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="NESİLLERİN AKIL HOCASI" data-src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f5e2575feafcc90ec7.jpg" src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f5e2575feafcc90ec7.jpg" /></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">'NESİLLERİN AKIL HOCASI'&nbsp;</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Romanya Futbol Federasyonu Başkanı Razvan Burleanu:&nbsp;"Bugün Romanya ve dünya futbolu için hüzünlü bir gün. Hayatının her saniyesini futbol için yaşayan bir adam aramızdan ayrıldı. Mircea Lucescu sadece bir teknik direktör değil, nesiller boyu futbolcuların akıl hocasıydı. Bu sporu her şeyden çok sevdi ve futbolumuz üzerindeki etkisi ölçülemez. Bu zor saatlerde, düşüncelerimiz yas tutan ailesiyle birlikte. Onun öğretilerini, görev süresindeki zarafetini ve geride bıraktığı asla doldurulamayacak büyük boşluğu hatırlayacağız. Huzur içinde yatın, Sayın Lucescu."</span></p>
</section>

<section data-left-id="2619045_7">
<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><img alt="OLAĞANÜSTÜ BİR KİŞİLİĞİ KAYBETTİK" data-src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f5e2575feafcc90ec9.jpg" src="https://image.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/700x0/69d601f5e2575feafcc90ec9.jpg" /></span></p>

<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">'OLAĞANÜSTÜ BİR KİŞİLİĞİ KAYBETTİK'&nbsp;</span></h2>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">UEFA Başkanı Aleksander Ceferin:&nbsp;"Avrupa ve dünya futbolu, etkisi, itibarı ve mirası gelecek nesilleri şekillendirecek olağanüstü bir kişiliği kaybetti. Mircea Lucescu, futbol tarihinin en büyük isimlerinden biriydi; oyuna dair olağanüstü bir kavrayışa, dikkate değer bir asalet ve tutkuya sahip, spora katkısı paha biçilemez bir adamdı. Olağanüstü kariyeri boyunca, bilgisi, liderliği ve oyunun gerçek değerlerine olan derin bağlılığı, ona tüm futbol dünyasının hayranlığını ve saygısını kazandırdı. Varlığı, takımları şekillendirdi, oyunculara ve meslektaşlarına ilham verdi ve saha sınırlarının çok ötesinde futbolda kalıcı bir iz bıraktı."</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Fanatik</span></em></span></p>
</section>
</article>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 22:45:56 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/spor/avrupa-basini-mircea-lucescu-icin-saygi-durusuna-gecti-h63695.html">Avrupa basını Mircea Lucescu için saygı duruşuna geçti!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/ekonomi/petrol-2-haftalik-ateskes-karariyla-sert-dustu-h63694.html</link>
		<title>Petrol 2 haftalık ateşkes kararıyla sert düştü</title>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Petrol, ABD Başkanı Trump'ın İran'a yönelik geniş kapsamlı bombardımanı askıya alması ve ABD-İran savaşında iki haftalık ateşkes ilan etmesinin ardından sert şekilde düştü.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Petrol, ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik geniş kapsamlı bombardımanı askıya alması ve ABD-İran savaşında iki haftalık ateşkes ilan etmesinin ardından sert şekilde düştü.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Trump, Truth Social’da yaptığı paylaşımda, “İran’a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık bir süre için askıya almayı kabul ediyorum” dedi. Salı gecesi yaptığı açıklamada ise, “Bu karşılıklı bir ATEŞKES olacak! Bunun nedeni, tüm askeri hedeflerimize zaten ulaşmış ve hatta bunları aşmış olmamız ve İran ile uzun vadeli KESİN bir barış anlaşması ile Orta Doğu’da BARIŞ konusunda oldukça ilerleme kaydetmiş olmamızdır” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 16’dan fazla düşerek varil başına 90,78 dolara kadar geriledi. ABD ham petrolü (WTI) vadeli işlemleri de yüzde 16 düşerek 94 doların biraz üzerinde işlem gördü.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Haberin ardından borsalar ise yükselişe geçti. S&amp;P 500 ve teknoloji ağırlıklı Nasdaq 100 vadeli işlemleri yaklaşık yüzde 2 artarken, Dow Jones Sanayi Endeksi vadeli kontratları 900 puanın üzerinde sıçradı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Bloomberg,&nbsp;Truth Social</span></em></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 19:34:46 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/ekonomi/petrol-2-haftalik-ateskes-karariyla-sert-dustu-h63694.html">Petrol 2 haftalık ateşkes kararıyla sert düştü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/analiz/bulent-ertekin-yazdi-engel-bedenlerde-degil-vicdanlarda-baslar-h63693.html</link>
		<title>BÜLENT ERTEKİN yazdı: &amp;quot;Engel Bedenlerde Değil, Vicdanlarda Başlar!..&amp;quot;</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Siz hiç engelli oldunuz mu?</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Büyük bir ihtimalle “hayır” diyeceksiniz. Rabb’im hepinize, hepimize sağlıklı ve engelsiz bir hayat nasip etsin. Zira bu kolay değil… Bunu ancak engelli olan ya da bir engelliyle hayatı paylaşan insanlar gerçekten anlayabilir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ben yüzde 84 engelli bir bireyim, hamdolsun. Vücudumun bazı uzuvlarında sıkıntılar olsa da aklım, şuurum yerinde. Bu da şükür sebebidir. Zaman zaman engelli bireylerin hayatını zorlaştıran pek çok konuyu sizlerle de paylaşacağım.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ne yazık ki biz konuşuyoruz, yazıyoruz, dile getiriyoruz… Ancak idari ve mülki amirler tarafından bu sorunlar ya görmezden geliniyor ya da yeterince ciddiye alınmıyor. Defalarca yazmamıza, ilgili yerlere fotoğraf ve makaleler göndermemize rağmen, çoğu zaman ya alaycı bir tavırla karşılaşıyoruz ya da hiçbir somut adım atılmıyor. Yapılan bazı sözde “icraatler” ise adeta aklımızla alay eder gibi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="https://www.bursaarena.com.tr/images/upload/bulent1.jpg" style="width: 292px; height: 390px; border-width: 2px; border-style: solid; margin: 5px 10px; float: right;" />Yakın zamanda Sultanbeyli Merkez Camii’nde, şadırvan içerisinde bulunan engelli tuvaletinde ciddi eksiklikler tespit ettik. Klozet kapağı yoktu, taharet musluğu çalışmıyordu, engelli bireylerin tutunabileceği aparatların yetersiz olduğu açıkça görülüyordu. Bu durumu hem fotoğraflarla hem de yazılı olarak ilgili mercilere ilettik.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Peki sonuç ne oldu?</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">“Şikâyetiniz işleme alınmış ve gerekli tamirat yapılmıştır” şeklinde bir mesaj…</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Büyük bir umutla tekrar aynı tuvalete gittiğimde ise manzara değişmemişti. Aynı eksiklikler, aynı ilgisizlik… İnsan ister istemez öfkesini içinde zor tutuyor. Bu durum karşısında edilen sitemin, yükselen isyanın sebebini anlamak zor değil.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">3 Nisan 2026 tarihinde Sultanbeyli Sutan Korusu’na gittim. Gerçekten mükemmel bir tesis. Ailenizle birlikte yılın 365 günü keyifle vakit geçirebileceğiniz, sosyal donatılarıyla örnek gösterilecek bir alan. Lokantası, pastanesi, camisi, kütüphanesi, oyun alanları ve kamelyalarıyla adeta kusursuza yakın bir yer.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ancak…</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Engelli bireyler için ayrılmış otopark alanlarının bir kısmının çöp konteynerleriyle işgal edildiğini gördüm. Yani açıkça verilen mesaj şu:</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">“Senin burada yerin yok!”</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="https://www.bursaarena.com.tr/images/upload/bulent2.jpg" style="width: 300px; height: 300px; border-width: 2px; border-style: solid; margin: 5px 10px; float: left;" />Sayın yetkililer; belki bu yazıyı okuyacaksınız, belki de okumayacaksınız. Ancak şunu bilin ki biz engelli bireyler, bu zihniyeti asla kabul etmiyoruz.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Her yıl Engelliler Haftası’nda yapılan süslü açıklamaların, verilen sözlerin sahadaki karşılığı ne yazık ki bu görüntülerle örtüşmüyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">“Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil…”</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Her ne kadar bu söz Fuzuli’ye atfedilse de, bugün tüm engelli bireylerin ortak duygusunu anlatıyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ama biz susmayacağız.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Konuşacağız…</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Yazacağız…</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ve çözüm üretilene kadar yazmaya devam edeceğiz.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Klozet kapağı takılana,</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Taharet muslukları çalışana,</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Tuvalet kâğıtları yerini bulana,</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Engelli bireylerin tutunabileceği aparatlar eksiksiz hâle gelene,</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ve Sultanbeyli Sultan Korusu’ndaki engelli park yerleri işgalden kurtulana kadar…</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Takipteyim.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Görelim bakalım, engelliler konusunda ne kadar duyarlısınız?</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Selâm ve dua ile…</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 14:32:35 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/bulent-ertekin-yazdi-engel-bedenlerde-degil-vicdanlarda-baslar-h63693.html">BÜLENT ERTEKİN yazdı: &amp;quot;Engel Bedenlerde Değil, Vicdanlarda Başlar!..&amp;quot;</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/turkiye/barajlar-dolup-tasarken-iznik-golu-nde-su-cekilmesi-alarm-h63696.html</link>
		<title>Barajlar dolup taşarken, İznik Gölü&amp;#039;nde su çekilmesi alarm veriyor: İskele karada kaldı!</title>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p itemprop="description" style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Bursa'nın İznik ve Orhangazi ilçeleri sahilinde bulunan İznik Gölü'nde su yaklaşık 300 metre çekildi. Daha önce teknelerin yanaştığı iskele bölgesinde artık yürünebildiği görülürken, göldeki ciddi su kaybı dron ile havadan görüntülendi. Geçen yıl su kesintilerinin yaşandığı Bursa'da üç barajda dolup taşarken, İznik Gölü'nde yoğun yağışlara rağmen su çekilmesi üreticileri ve bölge halkını kara kara düşündürüyor.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Göldeki su çekilmesi sonrası eski iskele yapısının altında vatandaşların yürüyebildiği, kıyı hattının gözle görülür şekilde geri çekildiği görülürken, bölgedeki değişim hem görsel olarak hem de tarımsal etkileri açısından endişe oluşturdu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Orhangazi Ziraat Odası Başkanı Dinçer Dimrit, göldeki su kaybının en önemli nedeninin sanayi kuruluşlarının kontrolsüz su kullanımı olduğunu öne sürerek şu ifadeleri kullandı; "Gölümüzün çekilmesi sanayi kuruluşlarının hunharca ve tedbirsizce su kullanmasına sebeptir. Biliyorsunuz ki çiftçi Orhangazi ve İznik'te yılın 4 ayı su kullanırken sanayi kuruluşları Orhangazi'de yeraltı kaynaklarını yılın 12 ayı boyunca kullanmaktadır ve faturası her göl çekildiğinde Orhangazi ve İznik çiftçisine kesilmektedir. Biz bu durumu Orhangazi ve İznik ziraat odaları olarak kabullenmiyoruz. Çünkü yılın 4 ayı su kullanımı yaparken fabrikalar ve sanayi kuruluşları 12 ay boyunca yeraltı sularımızı ve gölümüzü kullanmaktadır. Bu durumda gölümüzün her geçen gün daha çok çekilip kurumasına sebep oluyor. Sanayi kuruluşlarının su çekim limitlerinin acilen düşürülmesini talep ediyoruz."</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><a href="https://gencgazetenet.teimg.com/gencgazete-net/uploads/2026/04/iskele-karada-kaldi-iznik-golunde-su-cekilmesi-alarm-veriyor-4.jpg" title="İskele Karada Kaldı! İznik Gölü'nde Su Çekilmesi Alarm Veriyor (4)"><img alt="İskele Karada Kaldı! İznik Gölü'nde Su Çekilmesi Alarm Veriyor (4)" height="562" src="https://gencgazetenet.teimg.com/gencgazete-net/uploads/2026/04/iskele-karada-kaldi-iznik-golunde-su-cekilmesi-alarm-veriyor-4.jpg" width="999" /></a><br />
Geçmiş yıllarla bugünkü durum arasındaki farkın açıkça görüldüğünü vurgulayan Dimrit, "Eskiden iskelemize gemi yanaşırken bugünkü geldiği durum ortada ve bunun sebebi olan sanayi kuruluşları hala daha suyu hunharca çekmekte" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Çeltik üretiminde yaşanan kısıtlamalara da dikkat çeken Dimrit, sözlerini şöyle sürdürdü; "Çeltik üretimimiz bu yıl yasaklandı. Yan parselindeki fabrikalar halihazırda yeraltı su kaynaklarını kullanmakta ama çiftçiye geldiğinde su yok ve yasak. Bu çeltik üreticisi ile başladı, yarın sebze üreticisine, ardından zeytin üreticisine yansıyacak. Biz bunların önüne geçmek istiyoruz. Sanayi kuruluşlarının yeraltı kaynaklarını kullanmalarını bir an önce bırakmaları gerekiyor."<br />
Öte yandan, İznik Gölü'nde yaşanan su çekilmesinin hem tarımsal üretimi hem de bölgedeki ekosistemi tehdit ettiği belirtilirken, konuya ilişkin alınacak önlemler merakla bekleniyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><em><span style="font-size:16px;">İHA</span></em></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 14:25:02 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/turkiye/barajlar-dolup-tasarken-iznik-golu-nde-su-cekilmesi-alarm-h63696.html">Barajlar dolup taşarken, İznik Gölü&amp;#039;nde su çekilmesi alarm veriyor: İskele karada kaldı!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/bill-gates-epstein-davasiyla-ilgili-olarak-kongre-komitesinin-onune-h63691.html</link>
		<title>Bill Gates, Epstein davasıyla ilgili olarak kongre komitesinin önüne çıkacak</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Milyarder Bill Gates, hükümlü cinsel suçlu Jeffrey Epstein ve ortağı Ghislaine Maxwell'i araştıran bir kongre komitesi önünde 10 Haziran'da ifade verecek.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Microsoft'un kurucu ortağı Gates, ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan ve Epstein ile yakın arkadaşlıklarını, yasadışı mali işlemlerini ve özel fotoğraflarını ortaya koyan belgelerde adı geçen kişiler arasında yer alıyor.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Kaynak, Gates'in "kayıtlı bir görüşme" geçireceğini açıkladı ve ifadesinin, eski Başkan Bill Clinton ve eski Dışişleri Bakanı ve Senatör Hillary Clinton'ın da sorgulandığı aynı kapalı oturumda gerçekleşeceğini belirtti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bill Gates'in sözcüsü bir e-postada, Gates'in "komite önünde ifade verme fırsatını memnuniyetle karşıladığını" söyledi. Sözcü, Gates'in "Epstein'ın yasadışı faaliyetlerinin hiçbirine tanık olmadığını veya katılmadığını, ancak komitenin önemli çalışmalarını desteklemek için tüm sorularını yanıtlamayı dört gözle beklediğini" ifade etti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Gates, Epstein ile olan ilişkisinde "korkunç bir hata" yaptığını kabul ederek, şubat ayında hayır kurumundaki çalışanlarına iki Rus kadınla ilişkisi olduğunu söyledi, ancak hükümlü finansörün suçlarıyla herhangi bir ilgisi olduğunu reddetti. Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan belgelerde yer alan bir e-posta taslağında Epstein, Gates'in evlilik dışı bir ilişkisi olduğunu belirterek, Gates ile olan ilişkisinin "Bill'in Rus kızlarla cinsel ilişkiye girmesinin sonuçlarını hafifletmek için uyuşturucu temin etmesine yardım etmekten, evli kadınlarla yasadışı buluşmalarını kolaylaştırmaya kadar" uzandığını yazdı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">70 yaşındaki Gates, kamuoyuna yaptığı bir açıklamada iki evlilik dışı ilişkisi olduğunu itiraf etti. "İki ilişkim oldu, biri bir briç etkinliğinde tanıştığım Rus briç oyuncusuyla, diğeri ise iş aracılığıyla tanıştığım Rus bir nükleer fizikçiyleydi" dedi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Ancak, 2019'da New York'taki hapishane hücresinde cinsel istismar suçlamalarıyla yargılanmayı beklerken ölen Epstein'ın kurbanlarıyla herhangi bir ilişkisi olduğunu reddetti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Gates, halka açık toplantıda, "Hiçbir yasa dışı şey yapmadım ve hiçbir yasa dışı şey görmedim" dedi. Teknoloji devi, Epstein ile ilişkisinin, Epstein'ın reşit olmayan birini fuhuşa teşvik etmekten suçlu bulunmasından üç yıl sonra, 2011'de başladığını açıkladı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Epstein'a uygulanan 18 aylık seyahat yasağının farkında olduğunu ancak geçmişini araştırmadığını ifade etti. O zamanki eşi Melinda'nın 2013 yılında Epstein hakkında endişelerini dile getirdiğini, ancak kendisinin ilişkiyi en az bir yıl daha sürdürdüğünü belirtti.</span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 12:35:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/bill-gates-epstein-davasiyla-ilgili-olarak-kongre-komitesinin-onune-h63691.html">Bill Gates, Epstein davasıyla ilgili olarak kongre komitesinin önüne çıkacak</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/analiz/prof-dr-ibrahim-ortas-yazdi-medeniyetler-bir-gecede-yikilir-h63690.html</link>
		<title>Prof. Dr. İBRAHİM ORTAŞ yazdı: Medeniyetler Bir Gecede Yıkılır Demek, Tarih Bilincinden Yoksun Olmak Demektir</title>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><strong>Medeniyetler Bir Gecede Kurulmaz ve Bir Gecede de Yıkılmaz.</strong></span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:16px;"><strong>Yıkılır Demek, Tarih Bilincinden Yoksun Olmak Demektir</strong>.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Medeniyet Nedir?</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">ABD başkanının İran için “koca bir medeniyet yok edilecek” ifadesiyle başlayan “medeniyetin bir gecede yok edilmesi mümkün mü?” sorusunu sordurtuyor. Arapça olan medeniyet kelimesi Medine’den, yani kentte oturanların yaşam biçimlerini ve düzeyini belirten bir sözcüktür. Medenileşmek, uygarlaşmak olarak da tanımlanır.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Server Tanilli, Uygarlık Tarihi adlı kitabında, uygarlık kavramının “gelişme yolunda hayli ilerlemiş, ideal ölçülere hayli yaklaşmış bir topluluk” olarak anlaşıldığını belirtiyor. Aynı zamanda “kültür” kavramını içerir. Amerikalı tarihçi&nbsp;<strong>Will Durant</strong>, “<em>İnsanlığın Kültür Tarihi</em>” başlıklı eserinde “<em>Kültür,</em>&nbsp;<em>yaratıcı eylemi elverişli kılan toplumsal</em>&nbsp;<em>düzendir</em>” der.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Medeniyetler (uygarlık), ekonomik üretim biçimleri (altyapı), hukuki ve siyasal kurumlar (üstyapı), kültürel değerler ve bilimsel gelişmelerin uzun bir zaman dilimi içerisinde etkileşimli olarak gelişmesiyle ortaya çıkmaktadır. Medeniyetler, yalnızca maddi unsurlardan değil, aynı zamanda kolektif hafıza, birikimli kültür ve ürettikleri yanında toplumsal iradesinden beslenmektedir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Medeniyetlerin devamlılığını belirleyen temel unsur, toplumun zaman içinde kendi yapısından yaratığı altyapısının ve üstyapısının benimseme ve yeniden üretme kapasitesidir. Herhangi bir toplumun kültürel, sosyal, ekonomik, hukuki ve bilimsel birikimi, fiziksel altyapının tahrip edilmesi durumunda dahi yeniden inşa edilebilir. Bu nedenle, askeri müdahaleler medeniyetlerin sürekliliğini zayıflatabilir; ancak tek başına ortadan kaldırmaları mümkün değildir. En azından tarihsel gerçeklikle uyuşmamaktadır.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Medeniyet kavramının doğuşu ve batışı aynı zamanda konu bir medeniyet/uygarlık tarihidir. Ancak birkaç bin yıllık insanlığın kısa tarihinde birçok toplum dünyanın değişik bölgelerinde kendi ürettikleri değerlerle yaşamlarını sürdürmüşler ve günümüz kadar geldiler. Son birkaç bin yılık içinde beli başlı uygarlaşma aşamaları yaşandı;</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Avcılık toplayıcılıktan yerleşik yaşama geçiş uygarlığı. Tarım yaparak doğal yaşamdan kültürel yaşama geçen uygarlık. İnsanlığın yazı ve bilgi toplama aşamasının yaşandığı Mısır ve Mezopotamya’daki uygarlıklar. Milattan önce evreni sorgulayarak açıklamaya çalışan akılcı sistemler dönem olarak tanımlanan felsefenin yapıldığı Yunan uygarlığı en eski medeniyetler arasında akla gelmektedir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Mezopotamya’da feodalitenin etkisi altında gelişen İslam uygarlığı, Orta Çağ’ın durağan sürecinin ardından Rönesans ile başlayan modern çağın yaratığı uygarlık. İnsanlığın birikimli geçmişi içinde uygarlığın temel taşları olarak yapılan buluşlardan: ateş, yazı, takvim, tekerlek, barut, matbaa, Sanayi Devrimi ile başlayan buharlı gemi ile yeni dönüşüm. pusula, elektrik, radyo, telefon, TV, bilgisayar, uzay teknolojileri, biyoteknoloji, nanoteknoloji, WEB, e-posta, akıllı arayüzlü telefonlar ve yapay zekâ.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Tarihsel Örnekler Üzerinden Değerlendirme</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Tarihsel süreç incelendiğinde, büyük medeniyetler bir anda tekil olaylarla kısa sürede ortaya çıkmamış. Medeniyetlerin çözülmesi de tarihsel süreklilik içerisinde kısa sürede bir gecede gerçekleşmektedir. Medeniyetlerin kısa vadeli askeri müdahalelerle bir anda ortadan kaldırılabileceği de hiç mümkün değildir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Medeniyet ve uygarlıkların değişimi dünyada büyük dönüşümlerin yaşandığı zamanlar denk gelirse, değişim kolaylaşabilir. Örneğin, Roma İmparatorluğu'nun çöküşü, yüzyıllar süren ekonomik zayıflama, iç siyasi istikrarsızlık ve dış baskıların birleşimi sonucunda yıkılmıştır. Benzer şekilde, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşü de uzun vadeli yapısal sorunların, küresel güç dengelerindeki değişimlerin ve I. Dünya Savaşı gibi büyük tarihsel kırılmaların etkisiyle ortaya çıkmıştır.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Bu örnekler, medeniyetlerin ortadan kalkmasının ani bir askeri ve güç uygulamasından ziyade, çok boyutlu ve uzun süreli dönüşümlerin sonucu olduğunu ortaya koymaktadır. Çağın konjonktürü belirler.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>Medeniyetlerin Sürekliliği ve Savaş Retoriği Jeopolitik Söylemlerin Sınırları</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">ABD başkanı Donald Trump tarafından dile getirilen İran için “bir medeniyet yok olacak” yönünde ifade edilen açıklamanın yalnızca güncel jeopolitik gerilimlerin bir yansıması olarak değil, aynı zamanda siyasal retoriğin tarihsel ve sosyolojik gerçeklikle olan uyumsuzluğu olarak da görülüyor. Bu tür ifadeler, süper güç ABD’nin sahip olduğu askeri kapasitenin mutlak belirleyiciliği varsayımına dayanmaktadır. Ancak medeniyet olgusunun doğası gereği çok katmanlı ve uzun erimli yapısını göz ardı etmektedir. Sanırım önce medeniyetler nedir, nasıl olur, gelişir ve yıkılır bakmak gerekir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Birçok savaşta üstten bakan güç sahipleri başta ABD başkanının kullandığı sert söylemler, çoğu zaman doğrudan askeri eylemden ziyade psikolojik baskı ve caydırıcılık stratejilerinin bir parçası olarak ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda, söz konusu açıklamaların karşı tarafın iradesini zayıflatmaya yönelik bir stratejik iletişim aracı olduğu ileri sürülebilir. Ancak bu tür söylemlerin, özellikle nükleer silah kullanımı gibi insan aklının kabul edemeyeceği senaryoları çağrıştırması, küresel ölçekte tedirginlik yarattı ve uluslararası güvenlik algısını da zedelemekte olduğu vurgulandı. İşin içinde İsrail’in de İran’da ders verilmesi ve nükleer kapasitesinin yok edilmesi talepleri de dikkate alındığında, kaygıları iyice artırmaktadır.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">ABD ve İsrail’in İran’ın sivil altyapısının hedef alınması, uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde ciddi tartışmalara konu olmaktadır. Birleşmiş Milletler ve ilgili uluslararası kuruluşlar savaşın hukuk normlarını ve sivillerin ve sivil altyapının korunmasını temel ilke olarak benimsemektedir. Bu nedenle, savaş sırasında toplumun temel ihtiyacı olan köprü, demiryolları, su kaynakları gibi altyapıya yönelik saldırıların hukuki meşruiyeti yoktur. Her somut olay özelinde ayrıca BM ve diğer insan hakları savunucuları tarafından değerlendirilmesi gereken durumlar vardır. Bu durum, savaşın yalnızca askeri değil, aynı zamanda hukuki, ahlaki ve etik boyutlarının da bulunduğunu açıkça göstermektedir.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>ABD’nin Savaş Teknolojisi ve Yıkım Kapasitesi Var, Ancak Nükleer Kullanabilir mi?</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Trump’ın tehdidiyle ABD’nin nükleer bomba kullanılarak ciddi bir soykırım yaşatacağı sorusu kaygılandırdı. Nükleer kullanımı insanlık için değil, diğer canlılar için de bir felaket olur. Günümüz teknolojik gelişmeleri, özellikle yüksek hassasiyetli silah sistemleri ve ileri düzey askeri kapasitesine sahip ABD ve İsrail, İran’ın belirli bölgelerdeki altyapısına ciddi fiziksel yıkımlar yaratma potansiyeline sahiptir. Diğer tarafta, bir tek İran değil, diğer bölge devletleri de bu saldırılardan etkilenecek. Nihayet, savaşın, dünyanın petrol akışının kesilmesiyle herkes zarar gördü. Bu kapsamda, İran’ın altyapısının ağır şekilde zarar görmesi mümkündür. Ancak fiziksel yıkım ile medeniyetin ortadan kalkması arasında doğrudan bir ilişki kurmak teorik ve pratik olarak mümkün olmadığı için yarın İran medeniyeti yıkılmayacaktır.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Sonuç olarak: ABD başkanının mevcut zorda kaldığı durumda belirttiği siyasal söylemlerinde yer alan “bir medeniyetin kısa sürede yok edilebileceği” yönündeki ifadesi tarihsel ve sosyolojik gerçeklikle örtüşmemektedir. Medeniyetler, uzun vadeli ve çok katmanlı süreçlerin ürünü olup, yine benzer şekilde uzun süreli dönüşümler sonucunda zayıflamakta veya zamanla ortadan kalkmaktadırlar. Bu bağlamda, güncel jeopolitik gelişmeler değerlendirilirken, askeri kapasitenin sınırları ile medeniyet olgusunun derinliği arasındaki fark göz önünde bulundurulması gerekir. İran gibi birkaç bin yıllık kültürel altyapısı ve medeniyeti ABD’nin tek taraflı askeri teknolojik üstünlüğü ile yıkılamaz. İnsan toplumunun iradesi ve duruşu, sanırım dünyanın diğer mazlumlarına örnek olacak bir medeniyet dersi olacaktır.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">7 Nisan 2026, Adana</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><strong><u><span style="font-size:16px;"><em><a href="mailto:iortas@cu.edu.tr">iortas@cu.edu.tr</a></em></span></u></strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em>...</em></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Yazarın tüm yazıları için;</span></p>

<p><a href="https://www.bursaarena.com.tr/profil/143/prof-dr-ibrahim-ortas"><u><em><span style="font-size:16px;"><strong>https://www.bursaarena.com.tr/profil/143/prof-dr-ibrahim-ortas</strong></span></em></u></a></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 10:19:37 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/analiz/prof-dr-ibrahim-ortas-yazdi-medeniyetler-bir-gecede-yikilir-h63690.html">Prof. Dr. İBRAHİM ORTAŞ yazdı: Medeniyetler Bir Gecede Yıkılır Demek, Tarih Bilincinden Yoksun Olmak Demektir</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>/dunya/iran-2-hafta-sureyle-hurmuz-bogazi-ni-gecislere-acti-h63689.html</link>
		<title>İran, 2 hafta süreyle Hürmüz Boğazı&amp;#039;nı geçişlere açtı</title>
		<category><![CDATA[dunya]]></category>
		<description><![CDATA[]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><strong>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, "Ateşkes boyunca Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişler, İran ordusu ile koordineli bir şekilde mümkün olacak" dedi.</strong></span></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, "Ateşkes boyunca Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişler, İran ordusu ile koordineli bir şekilde mümkün olacak" dedi.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik bombardıman ve saldırıların iki haftalığına askıya alındığını açıkladı. Trump, bu sürenin kalıcı bir barış anlaşmasının tamamlanması için kullanılacağını belirtti.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada ateşkesin "çift taraflı" olacağını vurgulayarak İran ile müzakerelerin ileri bir aşamaya geldiğini duyurdu.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;">Trump açıklamasında "İran'ın bombardıman ve saldırısını iki haftalık bir süre için askıya almayı kabul ediyorum. Bu iki haftalık süre, anlaşmanın kesinleştirilmesine ve tamamlanmasına imkân tanıyacak" ifadelerini kullandı.</span></p>

<p style="text-align: justify;"><span style="font-size:16px;"><em><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;">Bloomberg</span></em></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 26 08:15:18 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="/dunya/iran-2-hafta-sureyle-hurmuz-bogazi-ni-gecislere-acti-h63689.html">İran, 2 hafta süreyle Hürmüz Boğazı&amp;#039;nı geçişlere açtı</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


